1982 Anayasası'na göre; mahkemelerin ve hâkimlerin dış etkilere karşı korunmasını ifade eden 'mahkemelerin bağımsızlığı' (fonksiyonel bağımsızlık) ile hâkimlerin özlük haklarını ve mesleki statülerini koruyan 'hâkimlik teminatı' (kişisel güvence) arasındaki fark göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudan yargı yetkisinin bağımsızlığını korumak amacıyla yasama organına getirilmiş anayasal bir yasaktır?
- AHâkimlerin ve savcıların, kendileri istemedikçe Anayasa'da gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamamaları
- BBir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, hâkimlerin aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamamaları
- Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaması, görüşme yapılamaması veya herhangi bir beyanda bulunulamamasıCevap
- DHâkim ve savcıların idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmak durumunda olmaları
- EHâkimlerin disiplin suçları nedeniyle meslekten çıkarılmalarının ancak kanunla belirtilen usullere göre mümkün olması
Cevap
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaması, görüşme yapılamaması veya herhangi bir beyanda bulunulamaması
Doğru seçenek olan Yasama Meclisindeki görüşme yasağı, 1982 Anayasası'nın 138. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre hiçbir organ, makam veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere emir veremez. Özellikle yasama organına getirilen 'görülmekte olan bir dava hakkında soru soramama ve beyanda bulunamama' yasağı, mahkemenin işlevsel (fonksiyonel) olarak bağımsız karar vermesini sağlamaya yönelik en somut sınırlamadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Mahkemelerin Bağımsızlığı (İşlevsel Bağımsızlık)
Daha Fazla Pratik
Anayasa Mahkemesi'nin 'Hâkimler ve Savcılar Kurulu' üzerindeki denetim yetkisini ve Adalet Bakanı'nın bu kurul üzerindeki yetkilerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s