Soru

Zorluk: Çok zorSorumluluğu Etkileyen Haller: Zarar Görenin ve Üçüncü Kişinin Kusuru

İdarenin mali sorumluluğu ilkesi çerçevesinde; zarar görenin veya üçüncü bir şahsın eyleminin idarenin tazminat yükümlülüğü üzerindeki etkisiyle ilgili Danıştay kararlarında benimsenen "illiyet bağının kesilmesi" doktrini uyarınca, aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

  1. A
    Kusursuz sorumluluk rejiminin uygulandığı hallerde, idarenin faaliyeti ile zarar arasındaki illiyet bağının üçüncü kişinin ağır kusuru ile kesilmesi mümkün olmayıp; bu durum sadece tazminattan hakkaniyet indirimi yapılmasına olanak tanır.
  2. Zarar görenin veya üçüncü kişinin kusurunun, zararın oluşumunda idarenin eylemini dışlayacak ve illiyet bağını koparacak derecede ağır ve asli olması durumunda; idarenin sorumluluğu, dayandığı hukuki rejimden bağımsız olarak tamamen kalkar.Cevap
  3. C
    İdarenin ağır hizmet kusuru işlediği tespit edilen bir olayda, zarar görenin hafif ihmalinin bulunması Danıştay içtihatları uyarınca illiyet bağını kestiği için idarenin sorumluluğunu bütünüyle ortadan kaldıran bir hukuki sonuç doğurur.
  4. D
    Üçüncü kişinin kusurunun idarenin sorumluluğunu etkileyebilmesi için, bu kusurun idarenin faaliyetiyle eş zamanlı gerçekleşen bir "beklenmeyen hal" niteliği taşıması ve dışsallık özelliğinin bulunmaması gerekir.
  5. E
    Zarar görenin kusuru, sadece idarenin kusurlu sorumluluğu (hizmet kusuru) söz konusu olduğunda bir kurtuluş kanıtı olarak ileri sürülebilir; kusursuz sorumluluk hallerinde bu savunma yapılamaz.

Cevap

Zarar görenin veya üçüncü kişinin kusurunun illiyet bağını koparacak ağırlıkta olması durumunda, idarenin sorumluluğu (ister kusurlu ister kusursuz olsun) tamamen ortadan kalkar.
Doğru cevap, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusurunun illiyet bağını koparacak ağırlıkta olması durumunda idarenin mali sorumluluğunun tamamen kalkacağını ifade eden seçenektir. Danıştay içtihatlarına göre, bir zararın meydana gelmesinde dışsal bir faktör (zarar gören veya 3. kişi) asli ve ağır bir kusur işlemişse, bu durum idarenin eylemi ile zarar arasındaki bağı koparır. Bu kopma, idarenin hizmet kusuru işlediği hallerde de, tehlikeli faaliyetler nedeniyle kusursuz sorumlu olduğu hallerde de geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin sorumluluğuna temel teşkil eden illiyet bağı (nedensellik bağı) kavramının analiz edilmesi.
İdari faaliyet ile meydana gelen zarar arasında mantıksal ve hukuki bir bağ bulunmalıdır.
Sorumluluğun doğması için eylem ile zarar arasındaki bağın varlığı zorunludur.
2
Zarar görenin veya üçüncü kişinin kusurunun yoğunluğunun (ağır kusur/asli kusur) belirlenmesi.
Kusurun, zararın tek veya belirleyici sebebi olup olmadığının tespiti yapılır.
Kusurun derecesi, hukuki sonucun 'indirim' mi yoksa 'sorumluluğun kalkması' mı olacağını belirler.
3
Tespit edilen kusur ağırlığının, idarenin sorumluluk rejimleri üzerindeki hukuki sonucunun tayin edilmesi.
Kusur illiyet bağını kesecek ağırlıktaysa idarenin sorumluluğu (kusurlu/kusursuz fark etmeksizin) tamamen kalkar.
Nedensellik bağı koptuğunda, idarenin artık zararı üstlenmesi için hukuki bir dayanak kalmaz.

Anahtar Kavram

İdare hukukunda illiyet bağını kesen haller (Zarar görenin ve üçüncü kişinin ağır kusuru)
Tahmini Süre:3m 0s
Bu soruyu puanla