Soru

Zorluk: OrtaHukukun Uygulanması ve Yorum Yöntemleri

Bir aile mahkemesi hâkimi, önüne gelen kapsamlı bir uyuşmazlığı karara bağlarken iki farklı hukuki sorunla karşılaşmıştır. İlk olarak, davada uygulanması gereken kanun maddesinde yer alan "önemli sebeplerin varlığı hâlinde" şeklindeki ifadenin somut olaydaki olguları kapsayıp kapsamadığını değerlendirmesi gerekmiştir. İkinci olarak, davanın diğer bir talebine ilişkin uyuşmazlığı çözecek ne yazılı bir hukuk kuralı ne de olaya uygulanabilir nitelikte bir örf ve âdet hukuku kuralı bulunduğunu tespit etmiştir.

Türk Medeni Kanunu'nun hukukun uygulanması ve kaynaklarına ilişkin hükümleri dikkate alındığında, hâkimin karşılaştığı bu iki durumda uyuşmazlığı çözmek için sırasıyla uygulaması gereken yöntemler aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

  1. Birinci durumda kural içi boşluk bulunması nedeniyle takdir yetkisini kullanması, ikinci durumda ise hukuk boşluğu bulunması nedeniyle hukuk yaratmasıCevap
  2. B
    Birinci durumda kanun boşluğu bulunması nedeniyle örf ve âdet hukukuna başvurması, ikinci durumda ise kural dışı boşluk bulunması nedeniyle takdir yetkisini kullanması
  3. C
    Birinci durumda açık boşluk bulunması nedeniyle hukuk yaratması, ikinci durumda ise örtülü boşluk bulunması nedeniyle amaca uygun (gai) yorum yapması
  4. D
    Birinci durumda kural dışı boşluk bulunması nedeniyle kıyas yoluna gitmesi, ikinci durumda ise gerçek boşluk bulunması nedeniyle takdir yetkisini kullanması
  5. E
    Birinci durumda takdir yetkisini kullanması, ikinci durumda ise kanun boşluğu bulunması nedeniyle yalnızca bilimsel görüşlere ve yargı kararlarına başvurması

Cevap

Hâkimin birinci durumda kural içi boşluk nedeniyle takdir yetkisini kullanması, ikinci durumda ise hukuk boşluğu nedeniyle bizzat hukuk yaratması gerekmektedir.
Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesi ve hukukun genel ilkeleri uyarınca; kanun koyucunun 'haklı sebep', 'önemli sebep', 'durumun gereği' gibi esnek kavramlar kullanarak bilerek ve isteyerek bıraktığı boşluklara kural içi boşluk denir. Hâkim, bu tür kural içi boşlukları sahip olduğu 'takdir yetkisi' ile somut olaya uyarlayarak doldurur. Öte yandan, bir uyuşmazlığa uygulanacak ne yazılı bir kanun hükmünün ne de yazısız bir örf ve âdet hukuku kuralının bulunmaması durumunda 'hukuk boşluğu' ortaya çıkar. Hukuk boşluğunda hâkim davayı reddedemeyeceğinden, kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre 'hukuk yaratmak' zorundadır. Bu nedenle birinci durumda takdir yetkisinin kullanılması, ikinci durumda ise hukuk yaratılması en doğru yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci durumun hukuki niteliğinin tespiti
Kanun koyucunun 'önemli sebepler' ifadesiyle bilerek ve isteyerek bıraktığı kural içi boşluk olduğu belirlenir.
Kanun koyucu, her somut olayın özelliğine göre adil bir karar verilebilmesi için esnek kavramlar kullanarak hâkime takdir yetkisi tanımıştır.
2
İkinci durumun hukuki niteliğinin tespiti
Hem yazılı hem de yazısız (örf ve âdet) hiçbir hukuk kuralının bulunmaması nedeniyle hukuk boşluğu olduğu belirlenir.
Uyuşmazlığın çözümü için başvurulacak bağlayıcı nitelikte hiçbir asli kaynak mevcut değildir.
3
Hukuk boşluğunda hâkimin görevinin tespiti
Hâkimin, kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre hukuk yaratması gerektiği sonucuna varılır.
TMK m. 1 gereği hâkim, önüne gelen davayı kuralsızlık bahanesiyle çözmekten kaçınamayacağı için oluşan hukuk boşluğunu bizzat doldurmalıdır.

Anahtar Kavram

Hukuk Boşluğu, Kanun Boşluğu ve Hâkimin Takdir Yetkisi Arasındaki Ayrımlar
Bu soruyu puanla