Soru

Zorluk: OrtaSorumluluğu Etkileyen Haller: Zarar Görenin ve Üçüncü Kişinin Kusuru

Sağlık Bakanlığına ait bir ambulans, durumu stabil olan bir hastayı hastaneye nakletmek üzere kendi şeridinde ve trafik kurallarına tam uygun olarak seyretmektedir. Bu esnada, kırmızı ışık ihlali yapan ve aşırı derecede alkollü olduğu tespit edilen özel bir araç sürücüsü (üçüncü kişi), kavşakta hızını kesmeyerek ambulansa şiddetle çarpar. Meydana gelen kaza sonucunda ambulansta nakledilmekte olan hasta ağır şekilde yaralanır ve uğradığı zararların tazmini istemiyle Bakanlığa karşı tam yargı davası açar. Yargılama aşamasında dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde idarenin hiçbir kusurunun bulunmadığı, özel araç sürücüsünün ise olayda "ağır kusurlu" olduğu kesin olarak tespit edilmiştir.

Danıştay'ın yerleşik içtihatları ve idarenin sorumluluğunu etkileyen haller dikkate alındığında, üçüncü kişinin bu eyleminin idarenin (Bakanlığın) tazminat yükümlülüğüne etkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Üçüncü kişinin ağır kusuru, idarenin yürüttüğü hizmet ile meydana gelen zarar arasındaki illiyet bağını keseceğinden idarenin tazminat sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır.Cevap
  2. B
    Üçüncü kişinin kusuru illiyet bağını bütünüyle koparmayacağından idarenin sorumluluğu devam eder, ancak bu durum ödenecek tazminat miktarında takdiri bir indirim sebebi kabul edilir.
  3. C
    Olay idare açısından öngörülemeyen bir "beklenmeyen hal" niteliği taşıdığından, kusuru bulunmasa dahi idarenin zararı risk ilkesi uyarınca tamamen tazmin etmesi gerekir.
  4. D
    Meydana gelen trafik kazası "mücbir sebep" sayıldığından idarenin kusur sorumluluğu kalkar, fakat zarar görenin mağduriyetinin sosyal risk ilkesi kapsamında karşılanması zorunludur.
  5. E
    Zarar, kamu hizmetinden faydalanıldığı sırada ortaya çıktığından idare öncelikle tam sorumlu kabul edilir; zararı hastaya ödeyen idare daha sonra kusurlu sürücüye rücu etmelidir.

Cevap

Üçüncü kişinin ağır kusurunun, yürütülen hizmet ile zarar arasındaki illiyet bağını tamamen kestiğini ve idarenin tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırdığını ifade eden seçenek doğrudur.
İdare hukukunda, idarenin bir zarardan sorumlu tutulabilmesi için idari işlem veya eylem ile meydana gelen zarar arasında uygun bir nedensellik (illiyet) bağının bulunması şarttır. Zarar görenin veya üçüncü kişinin eyleminin 'ağır kusur' veya 'kast' düzeyinde olması, idari faaliyet ile zarar arasındaki bu illiyet bağını tamamen keser. İlliyet bağının koptuğu durumlarda idarenin olayla nedensellik ilişkisi kalmadığından, herhangi bir tazminat sorumluluğu da doğmaz. Olayda üçüncü kişi olan özel araç sürücüsünün aşırı derecede alkollü araç kullanarak kırmızı ışık ihlali yapması kesin ve 'ağır bir kusur' olup, ambulans hizmeti ile yaralanma arasındaki bağı bütünüyle ortadan kaldırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki zarar ile idari faaliyet (ambulans hizmeti) arasındaki nedensellik (illiyet) bağının durumunu değerlendirmek.
Zarar, idarenin eyleminden değil, tamamen kırmızı ışıkta geçen aşırı alkollü özel araç sürücüsünün (üçüncü kişinin) eyleminden kaynaklanmıştır.
İdarenin tazminat ödemekle yükümlü tutulabilmesinin ön koşulu, zarar ile idari eylem arasında geçerli bir illiyet bağının bulunmasıdır.
2
Üçüncü kişinin eyleminin kusur derecesini ve bu derecenin hukuki sonucunu belirlemek.
Bilirkişi raporuna göre üçüncü kişinin eylemi 'ağır kusur' teşkil etmektedir. İdare hukukunda zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru illiyet bağını tamamen keser.
Hafif kusur tazminattan indirim sebebi iken, ağır kusur veya kast idarenin sorumluluğunu tamamen kaldıran (illiyet bağını kesen) bir unsurdur.

Anahtar Kavram

İdarenin Sorumluluğunda İlliyet Bağını Kesen Haller (Üçüncü Kişinin Ağır Kusuru)
Bu soruyu puanla