Bir devlet üniversitesinin kimya laboratuvarında gerçekleştirilen eğitim faaliyeti sırasında, idare tarafından tüm fiziki güvenlik önlemleri alınmış ve öğrencilere kullanmaları gereken koruyucu ekipmanlar eksiksiz olarak teslim edilmiştir. Ayrıca, deney öncesinde uyulması gereken kurallar öğrencilere yazılı olarak tebliğ edilmiştir. Ancak öğrencilerden (A), bu uyarılara kasten aykırı hareket ederek koruyucu gözlüğünü çıkarmış ve birbiriyle karıştırılması açıkça yasaklanan iki reaktifi keyfi olarak tepkimeye sokmuştur. Meydana gelen parlama sonucunda (A) ağır yaralanmış ve üniversite rektörlüğüne karşı maddi ve manevi tazminat istemiyle tam yargı davası açmıştır. Yapılan adli ve idari incelemede (A)'nın eyleminin 'ağır kusur' niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.
Danıştay içtihatları ve idare hukukunun genel ilkeleri çerçevesinde, bu olaydaki zararın tazmini ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- Zarar görenin ağır kusuru, yürütülen idari faaliyet ile meydana gelen zarar arasındaki illiyet bağını kestiğinden, idarenin tazmin sorumluluğu tamamen ortadan kalkar.Cevap
- BOlay idare açısından beklenmeyen hal teşkil ettiğinden, idare hakkaniyet ilkesi gereği doğan zararın yarısını tazmin etmekle yükümlüdür.
- CKimya laboratuvarındaki faaliyetler kendiliğinden tehlike arz ettiğinden, idare sosyal risk ilkesi uyarınca meydana gelen zarardan kusursuz olarak sorumludur.
- DZarar görenin eylemi hizmetten ayrılabilen kişisel kusur kapsamında değerlendirileceğinden, dava idareye değil denetim görevini ihmal eden laboratuvar sorumlusuna açılmalıdır.
- Eİdarenin sorumluluktan kurtulabilmesi için, zarar görenin eyleminin üzerinden idari dava açma süresi geçmeden durumu adli makamlara ihbar etmesi şarttır.