Bir iptal davasında idare mahkemesi heyetine, davanın taraflarından biriyle arasında husumet bulunan ve bu nedenle kanunen davaya bakmaktan yasaklı olan bir hakimin katıldığı tespit edilmiştir. Yapılan temyiz incelemesinde Danıştay, mahkemenin ulaştığı sonucun maddi hukuk bakımından isabetli olduğunu saptamıştır. Bu durumda sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ( YUK) uyarınca Danıştay’ın vereceği karar aşağıdakilerden hangisidir?
- Kararın bozulmasıCevap
- BKararın gerekçe değiştirilerek onanması
- CKararın düzelterek onanması
- DKararın sonucunun hukuka uygun olması nedeniyle doğrudan onanması
- EKararın bozulması ve uyuşmazlığın esası hakkında Danıştayca yeniden bir karar verilmesi
Cevap
Mahkemenin kanuna aykırı teşekkül etmesi mutlak bozma nedeni olduğundan karar bozulmalıdır.
Doğru seçenek olan 'kararın bozulması' ifadesi, sayılı YUK Madde uyarınca mahkemenin kanuna aykırı olarak teşekkül etmesinin kesin bir bozma nedeni olmasından kaynaklanır. Kanunen yasaklı bir hakimin heyete katılması, yargılamanın temel usul kurallarına aykırıdır ve bu durumda kararın içeriğinin (sonucunun) hukuka uygun olması bozma kararını engellemez.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Temyiz Bozma Nedenleri (Mutlak Usul Hataları)
Daha Fazla Pratik
Danıştay'ın bozma kararı sonrası mahkemenin verebileceği 'Israr Kararı' ve bu karara karşı gidilecek olan 'İdari/Vergi Dava Daireleri Kurulu' sürecini inceleyiniz.
Alternatif Yöntem
Bozma nedenlerini 'Usul', 'Esas' ve 'Görev/Yetki' olarak kategorize ederek incelemek, bu tür sorularda elemeyi kolaylaştırır.
Tahmini Süre:1m 30s