Kaldor'un bölüşüm kuramına dayanan büyüme analizinde, ekonominin tam istihdam düzeyinde dengede kalabilmesi için gerekli olan tasarruf-yatırım eşitliği, üretim faktörleri arasındaki gelir dağılımının değişmesiyle sağlanmaktadır. Bu modelde istikrarlı bir denge için kâr sahiplerinin marjinal tasarruf eğiliminin (), ücretlilerin marjinal tasarruf eğiliminden () büyük olması gerektiği varsayılır. Buna göre, otonom yatırımların hasılaya oranının () yükseldiği bir durumda, ekonominin yeniden dengeye gelmesini sağlayan süreç aşağıdakilerden hangisidir?
- Fiyatların ücretlerden daha hızlı artması sonucu kâr payının yükselmesi ve kâr sahiplerinin yüksek tasarruf eğilimi nedeniyle toplam tasarrufların artmasıCevap
- BSermaye-hasıla katsayısının () teknolojik ilerleme sonucunda azalarak gerekli tasarruf oranını düşürmesi
- CÜretim faktörleri arasındaki ikame esnekliğinin yüksek olması sayesinde sermaye yoğunluğunun artarak kâr oranlarını aşağı çekmesi
- DTeknolojik gelişmenin dışsal bir şok olarak kabul edilmesi ve durağan durum (steady-state) dengesinin yeni bir sermaye düzeyinde oluşması
- ETarım sektöründeki gizli işsizliğin sanayiye aktarılması sonucunda reel ücretlerin baskılanması ve yatırım maliyetlerinin düşmesi
Cevap
Ekonomide yatırımların artması, fiyatların ücretlerden daha hızlı yükselmesine (zoraki tasarruf) yol açarak gelir dağılımını kâr lehine değiştirir ve kâr sahiplerinin tasarruf eğilimi daha yüksek olduğu için toplam tasarrufları artırarak dengeyi kurar.
Doğru yanıt olan seçenek, Kaldor'un neo-Keynesyen teorisindeki temel dengeleme mekanizmasını ifade etmektedir. Modelde varsayımı altında, otonom yatırımlar arttığında toplam talebin arzı aşması fiyatları yükseltir. Ücretler fiyatlar kadar hızlı artmadığı için gelir dağılımı kârlar lehine değişir. Kâr sahipleri gelirin daha büyük bir kısmını tasarruf ettiği için, kâr payındaki bu artış toplam tasarrufları yeni yatırım düzeyine eşitlenene kadar yükseltir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kaldor'un Neo-Keynesyen Bölüşüm Mekanizması