Klasik iktisadi düşüncenin temel direklerinden biri olan Mahreçler Kanunu (Say Yasası), her malın üretilmesinin aynı zamanda başka mallar için bir pazar (mahreç) oluşturduğunu savunur. Bu görüşe göre, ekonomide üretilen malların satılamaması gibi genel bir aşırı üretim krizinin yaşanmamasını sağlayan temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?
- Paranın sadece bir değişim aracı olduğu ve bireylerin elde ettikleri geliri bir değer biriktirme aracı olarak atıl tutmayacağı varsayımıCevap
- BBireylerin parayı spekülatif amaçlarla talep ederek likidite tercihinde bulunacağı varsayımı
- CEkonomide istihdam düzeyini belirleyen temel unsurun efektif talep yetersizliği olduğu varsayımı
- DNominal ücretlerin ve fiyatların aşağı doğru yapışkan olması nedeniyle piyasanın dengeden uzaklaşacağı varsayımı
- EPiyasalarda oluşabilecek dengesizliklerin giderilmesi için devletin aktif bir düzenleyici rol üstlenmesi gerektiği varsayımı
Cevap
Paranın sadece bir değişim aracı olduğu ve bireylerin geliri atıl tutmayacağı varsayımı
Mahreçler Kanunu'nun temelinde paranın sadece bir mübadele aracı olduğu varsayımı yatar. Bu varsayıma göre, bir kimse bir malı sattığında elde ettiği parayı hemen başka bir mal almak için kullanacaktır. Dolayısıyla ekonomide sızıntı oluşmaz ve toplam arz her zaman toplam talebe eşit olur. Bu durum, genel bir aşırı üretim krizinin yaşanmasını teorik olarak imkansız kılar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Paranın Yansızlığı ve Say Yasası
İpuçları
1
Klasik iktisatçıların paraya bakış açısını hatırlayın.
2
Eğer para sadece bir 'örtü' ise, insanlar parayı ellerinde tutmak isterler mi?
3
Paranın sadece değişim aracı olarak görülmesi, tüm gelirin harcanacağı ve böylece her arzın kendi talebini yaratacağı anlamına gelir.
Daha Fazla Pratik
Klasik sistemde tasarrufların sızıntı yaratmamasını sağlayan 'faiz oranı esnekliği' mekanizmasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s