Klasik İktisat Okulu'nun temel varsayımlarından biri olan Mahreçler Kanunu'na (Say Yasası) göre, bir ekonomide üretilen tüm malların satılacağı ve genel bir aşırı üretim krizinin yaşanmayacağı düşüncesi temel olarak aşağıdakilerden hangisine dayandırılmaktadır?
- Üretim sürecinde yaratılan gelirlerin, üretilen malları satın alacak toplam harcamalara dönüşmesineCevap
- BBireylerin parayı sadece gelecek belirsizliğine karşı bir değer biriktirme aracı olarak görmesine
- CToplam talep yetersizliği durumunda devletin ekonomiye aktif olarak müdahale etmesine
- DToplam talebin düzeyinin toplam arzdan bağımsız ve dışsal olarak belirlenmesine
- EFiyatların ve ücretlerin aşağı doğru esnek olmamasının piyasa dengesini korumasına
Cevap
Üretim sürecinde yaratılan gelirlerin, üretilen malları satın alacak toplam harcamalara dönüşmesi, ekonomide genel bir aşırı üretim krizinin yaşanmamasını sağlar.
Doğru seçenek olan üretim gelirlerinin harcamaya dönüşmesi ifadesi, Say Yasası'nın özünü oluşturur. Bu yasaya göre, üretim süreci (arz), aynı zamanda bu üretimi satın alacak olan gelirleri (talep) yaratır. Gelirin tamamının harcanacağı ve paranın sadece bir değişim aracı olduğu varsayımı altında, ekonomide üretilen tüm mallar için bir pazar bulunacaktır ve genel bir kriz yaşanmayacaktır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Mahreçler Kanunu (Say Yasası): Her arz kendi talebini yaratır.
İpuçları
1
Klasik iktisadın üretim odaklı (arz yanlı) bir yaklaşım olduğunu hatırlayın.
2
Bir kişi ayakkabı ürettiğinde, bu üretimiyle aslında başka bir malı satın alma gücü kazanmış olur.
Daha Fazla Pratik
Say Yasası'nın geçersizliğini savunan Keynesyen 'Efektif Talep' kavramına göz atarak iki okul arasındaki temel farkı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s