Faiz oranlarının vade yapısını açıklamaya yönelik geliştirilen Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi (Market Segmentation Hypothesis), yatırımcıların ve borçlananların belirli vadelere yönelik katı tercihlerinin olduğu ve farklı vadelere sahip tahvillerin birbirinin ikamesi olmadığı varsayımına dayanır.
Bu hipotezin temel varsayımları ve ampirik geçerliliği dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi teorinin verim eğrisini açıklama kapasitesi ve temel sınırlılığına ilişkin doğrudur?
- Farklı vadeli tahvillerin tamamen ayrı piyasalarda işlem görmesi, kısa ve uzun vadeli faiz oranlarının genellikle birlikte hareket etme (co-movement) eğilimini açıklamakta yetersiz kalmasına neden olur.Cevap
- BYatırımcıların farklı vadelere karşı farksız (indifferent) olması, verim eğrisinin şeklinin yalnızca beklenen kısa vadeli faizlerin ortalaması tarafından belirlenmesini sağlar.
- CUzun vadeli faiz oranlarının kısa vadeli faizlerden daha yüksek olması, her zaman yatırımcıların uzun vadeli fon arzının kısa vadeli fon arzından daha fazla olduğunu gösterir.
- DHipotez, kısa vadeli faiz oranlarındaki bir değişikliğin, arbitraj mekanizması aracılığıyla uzun vadeli faiz oranlarına anında yansıyacağını öngörür.
- EVerim eğrisinin genellikle yukarı eğimli olması, kısa vadeli tahvil piyasasındaki talebin uzun vadeli tahvil piyasasındaki talebe göre nispeten daha düşük olmasından kaynaklanır.
Cevap
Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi'ne göre piyasalar arasındaki tam ayrışma, faiz oranlarının birlikte hareket etme (co-movement) özelliğinin açıklanamamasına yol açar.
Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi, her vade dilimini kendi içinde kapalı bir kutu gibi görür. Bu yaklaşım, verim eğrisinin farklı şekiller almasını (arz-talep dengesine göre) başarıyla açıklasa da, farklı vadeli faizlerin neden birlikte yükselip düştüğünü (co-movement) açıklayamaz. Çünkü bir piyasadaki sarsıntının diğer piyasaya geçeceği bir köprü (arbitraj/ikame) tanımlamaz.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Vade Yapısı Teorileri: Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi Kısıtları
Tahmini Süre:2m 0s