Klasik İktisat Teorisi'nin temel varsayımlarının (tam esnek fiyat ve ücretler, Say Kanunu, paranın yansızlığı) geçerli olduğu bir ekonomide; teknolojik bir ilerleme sonucu toplam arz (AS) eğrisinin sağa kayması durumunda, paranın miktar teorisi () çerçevesinde reel çıktı () ve fiyatlar genel düzeyi () üzerindeki nihai etki aşağıdakilerden hangisidir?
- Para arzı () ve dolaşım hızı () sabitken, reel çıktı artar ve fiyatlar genel düzeyi düşer.Cevap
- BÜcret ve fiyatlar aşağı doğru yapışkan olduğu için üretim kapasitesi artsa bile reel çıktı değişmez, ekonomide atıl kapasite oluşur.
- CSay Kanunu gereği arz kendi talebini yaratacağından, fiyatlar genel düzeyi sabit kalırken sadece üretim miktarı artar.
- DParanın yansızlığı ilkesi uyarınca, reel bir değişken olan üretimdeki artışın nominal bir değişken olan fiyatlar genel düzeyi üzerinde herhangi bir etkisi olmaz.
- EToplam talep yetersizliği nedeniyle ekonomide deflasyonist bir açık oluşur ve ekonomi tam istihdam düzeyinden uzaklaşarak durgunluğa girer.
Cevap
Para arzı ve dolaşım hızı sabitken, üretim artışının (sağ kayan AS) fiyatlar genel düzeyini düşürmesi beklenir.
Klasik modelde ekonomi her zaman tam istihdam düzeyindedir ve AS eğrisi dikeydir. Teknolojik bir gelişme bu dikey eğriyi sağa kaydırarak reel hasılayı () artırır. Paranın Miktar Teorisi () gereği, ekonomideki toplam nominal harcama () para arzı ve dolaşım hızı tarafından belirlenir. Eğer para arzı artırılmıyorsa, artan üretim miktarının satılabilmesi için fiyatlar genel düzeyinin () düşmesi gerekir. Bu durum, paranın satın alma gücünün artmasıyla sonuçlanan bir doğal deflasyon sürecidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Klasik İktisat'ta Arz ve Fiyat İlişkisi
Alternatif Yöntem
Toplam Talep (AD) eğrisini denklemi üzerinden bir hiperbol olarak düşünün. AS eğrisi sağa kaydığında, sabit AD eğrisi üzerinde daha düşük bir fiyat ve daha yüksek bir çıktı düzeyine ulaşılır.
Tahmini Süre:1m 30s