Girişimci K, L ve M bir araya gelerek bir ticari işletme kurmak amacıyla hukuki bir yapı arayışına girmişlerdir. Kurulacak şirketin ana sözleşmesi için şu şartlar üzerinde mutabık kalmışlardır:
I. Şirketin, ortakların kişisel malvarlığından tamamen bağımsız, tescil ile kazanılacak ayrı bir tüzel kişiliği bulunmalıdır.
II. Şirketin olası iflası veya borçlarını ödeyememesi durumunda, hiçbir ortak kişisel malvarlığıyla alacaklılara karşı sorumlu tutulmamalı; tüm ortakların yasal riski yalnızca şirkete taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlı kalmalıdır.
III. Ortaklardan M'nin nakdi veya ayni bir malvarlığı bulunmadığı için, M şirkete yalnızca sektördeki 'ticari itibarını ve şahsi emeğini' sermaye olarak koyacaktır.
Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) işletmelerin hukuki yapılarına ve sermaye unsurlarına ilişkin emredici hükümleri dikkate alındığında, bu girişimcilerin hedefleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?
- İkinci ve üçüncü şartlar hukuken birbiriyle çelişmektedir; çünkü tüm ortakların sorumluluğunun yalnızca taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı olduğu şirket türlerinde, şahsi emek ve ticari itibar sermaye olarak getirilemez.Cevap
- BBu üç şartın tamamını eşzamanlı olarak sağlayabilen ve Türk hukukunda en çok tercih edilen hukuki yapı Limited Şirkettir; zira limited şirketlerde tüzel kişilik altında emeğin sermayelendirilmesi mümkündür.
- CGirişimcilerin talepleri ancak Borçlar Kanunu'na tabi bir 'Adi Şirket' kurularak karşılanabilir; zira tüzel kişilik perdesi ardında şahsi emeğin ve ticari itibarın sermaye olarak kabul edildiği tek ortaklık yapısı budur.
- DTüm şartların sağlanabilmesi için 'Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirket' kurulmalı ve emeğini koyan ortak komandite, diğerleri ise komanditer sıfatıyla tescil edilmelidir.
- EBirinci ve ikinci şartlar gereği bir sermaye şirketi kurulması zorunludur; şahsi emeğin sermaye olması durumu ise TTK'nın sağladığı esneklik gereği ana sözleşmeye eklenecek 'imtiyazlı pay' maddesi ile yasal olarak çözülebilir.