Bir devlet üniversitesi, kampüs sınırları içerisinde yer alan ve aktif olarak eğitim-öğretim faaliyetlerinde kullanılan bir laboratuvar binasını ve çevresindeki araziyi yönetmektedir. Üniversitenin özel bir şirketten tedarik ettiği tıbbi cihazların bedelini vadesinde ödeyememesi üzerine alacaklı şirket icra takibi başlatmıştır. Aynı dönemde, kampüse komşu olan bir şahıs, arazinin bir kısmını yirmi yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız kullandığını ileri sürerek mülkiyet iddiasında bulunmuştur. Ayrıca üniversite yönetimi, artan bütçe açıklarını kapatmak maksadıyla arazinin fiilen kullanılmayan boş bir bölümünü özel hukuk hükümlerine göre satmayı düşünmektedir.
Bu olaydaki laboratuvar binası ve arazisinin 'kamu malı' (hizmet malı) statüsünde olduğu dikkate alındığında, kamu mallarının hukuki rejimi bağlamında aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
- Kampüs arazisinin bir bölümünü uzun süredir kendi tasarrufunda bulunduran şahsın, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı (zilyetlik) kurallarına dayanarak bu alanın mülkiyetini aslen iktisap etmesi hukuken imkânsızdır.Cevap
- BAlacaklı şirketin başlattığı icra takibi neticesinde, laboratuvar binasının bizzat eğitim faaliyetlerine tahsis edilmeyen eklentileri borca karşılık haczedilip paraya çevrilebilir.
- CÜniversite yönetimi, satıştan elde edilecek geliri yine kamu yararına kullanmak şartıyla, arazinin atıl durumda olan kısmını tapu sicilinde doğrudan üçüncü kişilere devredebilir.
- DKamu malları üzerinde özel mülkiyete benzer hiçbir ayni hak tesis edilemeyeceğinden, söz konusu arazi üzerinde başka bir kurum lehine geçit veya irtifak hakkı kurulması kesinlikle yasaktır.
- EÜniversite, kamu malı statüsündeki arazisine yapılan haksız işgalleri sonlandırmak için yalnızca adli yargıda müdahalenin men'i davası açabilir; idari usullerle doğrudan tahliye işlemi yapamaz.