Kentleşme literatüründe yerleşimlerin nüfus büyüklüklerine göre sınıflandırılması "demografik kriter" olarak adlandırılmaktadır. Ülkemizde yürürlükte olan sayılı Köy Kanunu da bu kriteri esas alarak yerleşimleri üçlü bir hiyerarşide tanımlamaktadır. Buna göre, nüfusu olan bir yerleşim biriminin sayılı Kanun ve genel kentleşme kuramları çerçevesindeki statüsüyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Asayılı Kanun'daki nüfus eşikleri uyarınca "şehir" yerleşimi kategorisinde tanımlanmaktadır.
- "Kasaba" yerleşimi kategorisinde yer alarak köy ile şehir arasında bir geçiş formu özelliği taşımaktadır.Cevap
- CBelediye kurulması için gereken asgari nüfus sınırının altında kaldığından idari olarak zorunlu köy statüsündedir.
- DNüfusunun sayısal olarak bu düzeye ulaşması, bu yerleşimde "kentlileşme" (sosyo-kültürel değişim) sürecinin de tamamlandığını kanıtlar.
- ENüfus miktarındaki bu artış, işbölümü ve uzmanlaşmadan bağımsız olsa dahi kuramsal olarak "yapısal kentleşme" olarak kabul edilir.
Cevap
442 sayılı Köy Kanunu'na göre nüfusu ile arasında olan yerleşim birimleri "kasaba" olarak tanımlanır.
442 sayılı Köy Kanunu'nun 1. maddesine göre; nüfusu 'den aşağı olan yerlere 'köy', ile arasında olanlara 'kasaba', 'den çok nüfuslu olanlara 'şehir' denir. Bu nedenle nüfuslu bir yerleşim, kanunen 'kasaba' statüsündedir ve sosyolojik olarak köy ile şehir arasında bir geçiş formu kabul edilir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Türkiye'de yerleşim birimlerinin tanımlanmasında sayılı Köy Kanunu'nun öngördüğü nüfus eşikleri (2.000 ve 20.000) ve kentsel kavramların (kentleşme, kentlileşme, kentsel büyüme) birbirlerinden farkı.
Tahmini Süre:1m 15s