Toplumsal dışlanma olgusu, yoksulluktan farklı olarak sadece bir "kaynak eksikliği" değil, aynı zamanda bir "ilişki eksikliği" olarak tanımlanmaktadır. Yoksulluk daha çok "dağıtım" (distribution) boyutuyla ilgiliyken, dışlanma "ilişkisel" (relational) ve kurumsal bir kopuşu ifade eder. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi toplumsal dışlanmanın yoksulluktan ayrılan "ilişkisel" boyutuna dair bir örnektir?
- ABir bireyin işini kaybetmesi sonucunda aylık gelirinin açlık sınırının altına düşmesi.
- Bir azınlık grubunun, kültürel farklılıkları nedeniyle toplumsal dayanışma ağlarının ve karar alma süreçlerinin dışında tutulması.Cevap
- CBir hane halkının, yaşadığı toplumun ortalama refah düzeyine kıyasla daha düşük bir yaşam standardına sahip olması.
- DBir üniversite mezununun, iş bulamadığı için temel barınma ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekmesi.
- EBir çiftçinin, kuraklık nedeniyle mahsul alamaması sonucu yıllık kazancının önemli ölçüde azalması.
Cevap
Azınlık grubunun kültürel farklılıklar nedeniyle dayanışma ağları ve karar alma süreçlerinin dışında tutulması toplumsal dışlanmanın ilişkisel boyutunu örneklendirir.
Toplumsal dışlanma literatüründe, yoksulluk kaynakların yetersiz dağıtımıyla ilgili 'distributional' bir durumken; dışlanma bireyin toplumla olan bağlarının, haklarının ve katılım mekanizmalarının kopmasıyla ilgili 'relational' (ilişkisel) bir süreçtir. Azınlık grubunun dayanışma ağları ve karar alma süreçleri dışında tutulması, tam olarak bu ilişkisel ve kurumsal kopuşu ifade eder.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Toplumsal Dışlanmanın İlişkisel Boyutu
Daha Fazla Pratik
Hilary Silver'ın toplumsal dışlanma paradigmalarını (Dayanışma, Uzmanlaşma, Tekel) inceleyerek kavramın teorik kökenlerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s