Türkiye’de iç göç hareketleri, özellikle ’li yıllardan itibaren yapısal bir dönüşüm geçirerek "kırdan kente" göçten ziyade "kentten kente" göç şeklinde yoğunlaşmaya başlamıştır. Bu yeni göç örüntüsü, göç alan büyük metropollerin demografik ve sosyo-ekonomik yapısında belirgin değişimlere yol açmaktadır.
Buna göre, günümüz Türkiye’sinde kentten kente gerçekleşen göç hareketlerinin demografik sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Göç alan büyük kentlerde eğitimli ve kalifiye işgücü oranının artmasıyla beşeri sermaye birikimi bu merkezlerde yoğunlaşmaktadır.Cevap
- BKentleşme süreci, kente fiziksel olarak yerleşen her bireyin kentsel yaşam tarzı ve davranış kalıplarını (kentlileşme) eş zamanlı benimsemesini sağlamaktadır.
- CKentsel nüfusun nüfus artışına bağlı olarak fiziksel büyümesi, her durumda yapısal ve sosyal bir dönüşümü ifade eden kentleşme kavramı ile eş anlamlıdır.
- DKentleşme hızının artmasıyla birlikte, kırsal kesimdeki itici faktörlerin kentsel alanlardaki çekici faktörlerden tamamen bağımsız bir şekilde göçü tetiklediği görülmektedir.
- E1980 sonrası dönemde göç hareketleri, neoliberal politikaların aksine sadece devletin planladığı sanayi bölgelerinde nüfus yoğunlaşmasına yol açmıştır.
Cevap
Göç alan büyük kentlerde eğitimli ve kalifiye işgücü oranının artmasıyla beşeri sermaye birikimi bu merkezlerde yoğunlaşmaktadır.
Türkiye'de özellikle ve sonrasında iç göçün baskın türü 'kentten kente' göç olmuştur. Bu hareketlilikte eğitimli, genç ve profesyonel işgücü daha ön plandadır. Bu durum, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde eğitimli nüfus oranının artmasına ve dolayısıyla beşeri sermaye birikiminin bu merkezlerde yoğunlaşmasına (nitelikli işgücü kutuplaşması) neden olmaktadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kentten kente göçün nitelikli işgücü ve beşeri sermaye üzerindeki etkisi.
Daha Fazla Pratik
Türkiye'de 'Tersine Göç' kavramını ve bu kavramın emekli nüfus demografisi üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s