Siyaset bilimi literatüründe 'siyasal adem-i merkeziyet' (political decentralization) olarak tanımlanan federal sistemlerde, yetki bölüşümü sadece idari bir tercih değil, anayasal bir zorunluluktur. Federal devlet yapısının işleyişi ve hukuki niteliği dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi federal devlet yapısını, geniş idari özerkliğe sahip birimlerden oluşan üniter devlet yapısından ayıran temel ölçüttür?
- AYerinden yönetim kuruluşlarının merkezi idareden bağımsız bütçe ve personele sahip olması
- Federe birimlerin merkezi otoriteden bağımsız olarak kendi anayasalarına ve tam teşekküllü yasama, yürütme, yargı organlarına sahip olmasıCevap
- CEgemenliğin tamamen kurucu devletlerde kalması ve merkezi otoritenin sadece koordinasyon görevi üstlenmesi
- DMerkezi parlamentonun, yerel birimlerin yetkilerini bir kanun değişikliği ile dilediği zaman genişletip daraltabilmesi
- EAnayasa Mahkemesinin sadece merkezi hükümet tarafından çıkarılan yasaların anayasaya uygunluğunu denetlemesi
Cevap
Federe birimlerin merkezi otoriteden bağımsız olarak kendi anayasalarına ve tam teşekküllü yasama, yürütme, yargı organlarına sahip olması
Federal devlet sisteminde 'siyasal adem-i merkeziyet' esastır. Bu, federe birimlerin (eyaletler, kantonlar, landerler) sadece merkezi yönetimin birer ajanı olmamasını, aksine kendi anayasalarına, halk tarafından seçilen yasama organlarına ve bağımsız yargı mekanizmalarına sahip olmalarını ifade eder. Bu 'devlet içinde devlet' görüntüsü, federalizmi üniter devletlerin sunduğu idari özerklikten ayıran en belirgin hukuki kriterdir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Siyasal Adem-i Merkeziyet ve Çift Egemenlik
Daha Fazla Pratik
Federalizm ile konfederasyon arasındaki vatandaşlık ve uluslararası temsil farklarını inceleyen bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:2m 0s