Soru

Zorluk: Çok zorMilliyetçilik

Milliyetçilik kuramları içinde 'modernist' yaklaşımın temsilcileri olan Ernest Gellner ve Benedict Anderson, ulusun modern bir inşa olduğu konusunda hemfikirdirler. Ancak Anderson, Gellner’in milliyetçiliği sanayileşmenin işlevsel bir yan ürünü olarak gören 'sosyolojik zorunluluk' vurgusuna karşı çıkar. Buna göre, Benedict Anderson’ın 'hayal edilmiş cemaat' (imagined community) kavramsallaştırmasını, Gellner ve Hobsbawm’ın 'icat edilmiş' (invented) veya 'uydurulmuş' (fabricated) ulus yaklaşımlarından ayıran temel ontolojik fark aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Ulusun oluşumunda 'icat etme' eylemini bir sahtelik veya manipülasyon olarak değil; üyelerinin zihninde yaratılan kolektif bir imgelem ve gerçek bir aidiyet hissi olarak tanımlaması.Cevap
  2. B
    Uluslaşmayı, sanayi toplumunun yüksek kültür ve standart dil ihtiyacını karşılamak üzere devlet tarafından tepeden inme bir toplumsal mühendislik süreci olarak görmesi.
  3. C
    Ulusun varlığını, bireylerin her gün tazeledikleri manevi bir sözleşme ve subjektif irade beyanıyla (günlük plebisit) açıklaması.
  4. D
    Ulusu, modernleşme öncesinde de var olan ve tarihsel kökleri dil ile dinde bulunan, modernleşmenin sadece 'uyandırdığı' objektif bir töz olarak kabul etmesi.
  5. E
    'Basılı kapitalizm' (print-capitalism) kavramını reddederek, milliyetçiliğin kökenini sadece sömürge bürokrasilerinin idari haritalama pratiklerine indirgemesi.

Cevap

Ulusun oluşumunda 'icat etme' eylemini sahtelik veya uydurma olarak değil, kolektif bir imgelem ve yaratıcı bir aidiyet süreci olarak tanımlayan ifade doğrudur.
Benedict Anderson, 'Hayal Edilmiş Cemaatler' (Imagined Communities) adlı eserinde Ernest Gellner'i eleştirirken; Gellner'in ulusların icat edildiğini söylerken 'icat' kavramını 'uydurma' (fabrication) ve 'sahtelik' (falsity) ile karıştırdığını belirtir. Anderson'a göre ulus, üyeleri birbirini şahsen tanımasa da hepsinin zihninde ortak bir topluluk imgesi canlandığı için 'hayal edilir'. Bu süreç ulusun 'gerçek' olmadığı anlamına gelmez; aksine bu hayal etme biçimi, insanların uğrunda ölmeye hazır olduğu çok güçlü ve yaratıcı bir aidiyet biçimidir.

Adım Adım Çözüm

1
Modernist milliyetçilik kuramcılarının temel ayrım noktalarını analiz et.
Gellner ve Anderson ulusun 'modern' olduğunu kabul eder ancak oluşum mekanizmasında ayrılırlar.
Gellner sosyolojik/ekonomik zorunluluğa (sanayileşme), Anderson kültürel/zihinsel dönüşüme (hayal etme) odaklanır.
2
Anderson'ın Gellner'e yönelttiği 'icat' (invention) eleştirisini değerlendir.
Anderson, Gellner'in 'icat' kavramını 'sahtelik' (falsity) ile eşanlamlı kullanmasını hatalı bulur.
Anderson'a göre uluslar 'uydurulmuş' değil, üyeleri birbirini tanımadığı için 'hayal edilmiş' topluluklardır.
3
Diğer kuramsal yaklaşımları (Renan, Herder, Hobsbawm) ele.
B, C ve D seçenekleri diğer klasik teorisyenlerin görüşleridir.
B seçeneği Gellner/Hobsbawm'ın mühendislik vurgusunu, C seçeneği Renan'ın iradeciliğini, D seçeneği ise primordialistlerin objektif tözcü yaklaşımını yansıtır.

Anahtar Kavram

Benedict Anderson'ın 'Hayal Edilmiş Cemaatler' Teorisi

Alternatif Yöntem

Teorisyenleri anahtar kelimelerle eşleştirme yöntemi kullanılabilir: Gellner = Sanayileşme/Fonksiyonellik, Anderson = Hayal Etme/Basılı Kapitalizm, Renan = İrade/Plebisit, Herder = Dil/Objektif Kültür.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla