Max Weber’in otorite tipolojisinde 'rasyonel-yasal otorite', yönetimin önceden belirlenmiş, genel ve soyut hukuk kurallarına uygun olmasına dayanır. Ancak modern siyaset biliminde, bir iktidarın tüm eylemlerinin mevcut anayasa ve yasalara uygun olması (yasallık), o iktidarın toplumun geniş kesimleri tarafından 'doğru ve haklı' (meşru) kabul edilmesi için her zaman yeterli olmayabilir.
Buna göre, bir siyasal sistemde yönetenlerin hukuki prosedürleri izlemesine rağmen, toplumun temel değer yargılarıyla çatışan kararlar alması sonucunda yönetime duyulan gönüllü rızanın sarsılması durumu aşağıdakilerden hangisidir?
- Meşruiyet kriziCevap
- BEtkililik (effectiveness) sorunu
- CSiyasal apati
- DYasallık erozyonu
- EKarizmatik otorite rutinleşmesi
Cevap
Meşruiyet krizi, bir siyasal sistemde yönetimin hukuki prosedürlere (yasallık) uygun hareket etmesine rağmen, toplumun bu yönetimi artık 'haklı' ve 'doğru' bulmadığı durumu tanımlar.
Doğru yanıt olan meşruiyet krizi, siyasal iktidarın anayasal ve yasal yetkilere sahip olmasına (yasallık) rağmen, bu yetkilerin kullanımının toplum nezdindeki 'haklılık' zeminini kaybetmesi durumunu ifade eder. Max Weber’in rasyonel-yasal otorite tipinde yasallık meşruiyetin ana kaynağıdır, ancak toplumun değerleriyle (adalet, refah, ahlak) çatışan yasal uygulamalar rızayı ortadan kaldırarak bu krize yol açar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Yasallık (Legality) ile Meşruiyet (Legitimacy) arasındaki fark ve Meşruiyet Krizi