Demokratik siyasal sistemlerde çıkar temsilini açıklayan yaklaşımlardan 'Çoğulculuk' (Pluralizm) ve 'Neo-Korporatizm', baskı gruplarının devlet mekanizmasıyla olan ilişkisini farklı boyutlarda ele alır. Bu ayrım, aynı zamanda baskı gruplarının siyasi partilerden yapısal olarak nasıl ayrıştığını da netleştirir.
Buna göre, baskı grupları ve çıkar temsil sistemleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Siyasi partiler seçimler yoluyla siyasal iktidarı bizzat kullanmayı hedeflerken; baskı grupları iktidarı doğrudan üstlenmeksizin sadece karar alma süreçlerini etkileme amacı taşır.Cevap
- BÇoğulcu (pluralist) modelde devlet, belirli baskı gruplarına 'tekelci' bir temsil yetkisi tanıyarak onları kamu politikalarının oluşturulmasında zorunlu ve yasal paydaş haline getirir.
- CBaskı grupları, kurumsal bir yapıdan ve hiyerarşiden yoksun, sadece anlık tepkilerle ortaya çıkan ve siyasal sistemde kalıcı temsil işlevi olmayan gevşek toplumsal hareketlerdir.
- DLobicilik faaliyetleri, yalnızca karar vericilerle yüz yüze yapılan 'doğrudan lobicilik' yönteminden ibaret olup halkın desteğini arkasına alan dolaylı yöntemleri kapsamaz.
- EElitist yaklaşıma göre baskı grupları, toplumun tüm kesimlerinin kararlara eşit düzeyde katılımını sağlayan ve iktidarın topluma yayılmasını gerçekleştiren en demokratik kanallardır.
Cevap
Siyasi partilerin temel amacı seçimler yoluyla siyasal iktidarı doğrudan üstlenmek iken, baskı gruplarının amacı iktidara talip olmadan mevcut karar alıcılar üzerinde nüfuz kurarak politikaları etkilemektir.
Siyasi partiler ve baskı grupları arasındaki en temel ontolojik fark, iktidara olan yaklaşımlarıdır. Partiler hükümeti kurmak ve programlarını doğrudan uygulamak için yarışırken; baskı grupları (çıkar grupları) kimin iktidarda olduğundan bağımsız olarak, alınan kararların kendi üyelerinin veya savundukları değerlerin lehine olmasını sağlamak için 'dışarıdan' baskı uygularlar. Bu 'etki etme' faaliyeti lobicilik olarak adlandırılır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İktidar Arzusu ve Çıkar Temsili Modelleri (Pluralizm vs. Korporatizm)