Türkiye'de yerleşim birimlerinin "kent" olarak nitelendirilmesi sürecinde demografik (nüfus) kriterler, farklı kanunlarda farklı idari ve hukuki sonuçlara bağlanmıştır. sayılı Köy Kanunu yerleşimleri nüfus büyüklüklerine göre kademelendirirken, sayılı Belediye Kanunu idari örgütlenmenin (belediyeleşme) nüfus alt sınırını belirlemektedir. Bu iki düzenleme birlikte ele alındığında, Türkiye'deki yerleşim kademelenmesi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- ile nüfus aralığındaki yerleşim yerleri sayılı Kanun'a göre "kasaba" sınıfına girse de, sayılı Kanun uyarınca belediye kurulması için gerekli asgari nüfus eşiğinin altında kalmaktadır.Cevap
- BBir yerleşim yerinin nüfusunun eşiğini aşarak "şehir" statüsü kazanması, o yerleşimde kentsel davranış kalıplarının ve toplumsal yapının da eş zamanlı olarak dönüştüğünü kesin olarak kanıtlar.
- Csayılı Köy Kanunu uyarınca nüfusu ile arasında olan yerleşim birimleri yasal olarak "şehir" (kent) kategorisinde tanımlanmaktadır.
- Dsayılı Kanun ile belediye statüsü kazanan her yerleşim birimi, demografik açıdan sayılı Kanun'un "şehir" tanımı için aradığı nüfus kriterini de karşılamış sayılır.
- ENüfusu ile arasında olan yerleşimlerin "kasaba" olarak nitelendirilmesi, bu yerleşimlerde idari bir zorunluluk olarak belediye teşkilatının kurulmasını gerektirir.
Cevap
Türkiye'deki yasal düzenlemeler arasında bir eşik farkı bulunmaktadır; ile nüfus arasındaki yerleşimler Köy Kanunu'na göre 'kasaba' olsa da Belediye Kanunu'na göre belediyeleşme sınırının altında kalmaktadır.
Türkiye'de sayılı Köy Kanunu, ile nüfus arasındaki yerleşimleri 'kasaba' olarak tanımlarken; sayılı Belediye Kanunu, belediye kurulabilmesi için nüfusun en az olmasını şart koşar. Bu durum, - nüfus bandındaki yerleşimlerin 'kasaba' adını almasına rağmen belediyeleşememesi sonucunu doğurur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Nüfus kriteri, Türkiye'de yerleşim birimlerini tanımlayan en somut ancak kanunlar arasında farklılık gösteren bir ölçüttür.