Soru

Zorluk: ZorTek Parti Yönetimi ve Parti-Devlet Bütünleşmesi

Türkiye'de tek parti yönetiminin kurumsallaşması sürecinde, devlet bürokrasisi ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) teşkilatının idari olarak bütünleşmesi (parti-devlet özdeşleşmesi) çeşitli yasal, anayasal ve kurumsal düzenlemelerle tesis edilmiştir. Bu süreçte kamu yönetiminin merkez ve taşra teşkilatında köklü yapısal değişikliklere gidilmiştir.

Buna göre, bu idari bütünleşme ve dönüşüm süreciyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. 1936 yılında yayımlanan bir genelge ile İçişleri Bakanının CHP Genel Sekreteri, valilerin ise bulundukları illerde CHP İl Başkanı sıfatını üstlenmesiyle mülki idare ve parti hiyerarşisi fiilen birleştirilmiştir.Cevap
  2. B
    Parti ve devletin hukuki düzeydeki tam bütünleşmesi, CHP'nin altı ok eksenindeki temel ilkelerinin 1934 yılında yapılan bir anayasa değişikliği ile devletin nitelikleri arasına girmesiyle sağlanmıştır.
  3. C
    Merkezi idarenin taşradaki denetimini artırmak için kurulan Umumi Müfettişlikler, Takrir-i Sükun Kanunu'nun bir gereği olarak doğrudan İstiklal Mahkemelerine bağlanmış ve İçişleri Bakanlığının hiyerarşisi dışına çıkarılmıştır.
  4. D
    Devlet-parti bütünleşmesinin anayasal ve idari altyapısı, kurucu ve savaş meclisi niteliğindeki I. TBMM döneminde yürürlüğe konulan teşkilatlanma kanunlarıyla oluşturulmuştur.
  5. E
    Çok partili hayata geçiş denemelerinin başarısız olmasının ardından, valilerin tarafsız kamu yöneticisi vasıflarını koruması amacıyla hiçbir dönemde parti organlarında resmi görev almalarına izin verilmemiştir.

Cevap

İçişleri Bakanının parti genel sekreteri, valilerin ise parti il başkanı olmasıyla kamu idaresi ve partinin birleşmesini ifade eden seçenek.
Türkiye'de tek parti döneminde devlet ile partinin iç içe geçmesinin en belirgin idari uygulaması, Haziran 1936'da yayımlanan bir kararname ile gerçekleştirilmiştir. Bu kararnameyle dönemin İçişleri Bakanı (Dahiliye Vekili) Şükrü Kaya aynı zamanda CHP Genel Sekreterliği görevine getirilmiş, illerdeki valiler ise doğrudan CHP İl Başkanı yapılmıştır. Böylece mülki idare ile siyasi partinin taşra teşkilatı aynı kişinin şahsında birleşmiş, bürokrasi tamamen partizanlaşarak 'parti-devlet' özdeşleşmesi kamu yönetiminde zirveye ulaşmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tek parti döneminde devlet ile partinin idari anlamda nasıl bütünleştiğini analiz et.
1930'lu yıllarda partinin devletleşmesi, devletin ise partileşmesi süreci hızlanmıştır.
Sorunun kökü 'kamu yönetimi' perspektifinden kurumsal yapıdaki değişiklikleri sormaktadır.
2
Seçeneklerdeki tarihleri ve kurumların işlevlerini kontrol et.
Altı ilkenin anayasaya girmesi 1937'dir (1934 yanlıştır). Umumi Müfettişlikler mülki idare amirliğidir, mahkeme değildir.
KPSS sorularında yıllar ve kurumların hukuki bağlılıkları sıklıkla çeldirici olarak kullanılır.
3
1936 yılındaki mülki idare düzenlemesini değerlendir.
18 Haziran 1936'da alınan kararla İçişleri Bakanı Şükrü Kaya CHP Genel Sekreteri, Valiler ise CHP İl Başkanı olmuştur.
Bu durum merkez ve taşra teşkilatında bürokratik aygıt ile siyasi partinin tam hiyerarşik bütünleşmesini kanıtlar.

Anahtar Kavram

Parti-Devlet Bütünleşmesi ve 1936 İdari Düzenlemeleri
Bu soruyu puanla