Modern siyaset teorisinde 'siyaset' () ile 'siyasal' ( ) kavramları arasında yapılan ayrım, siyasetin tanımı ve kapsamını belirlemede merkezi bir rol oynar. Birçok çağdaş kuramcıya göre 'siyaset', mevcut düzen içindeki kurumlar, kurallar ve yönetimsel pratikleri (poliçe yapımı, seçimler, bürokrasi vb.) ifade ederken; 'siyasal', toplumsal hayatın temelinde yatan antagonizma, çatışma ve kolektif kimlik inşası gibi kurucu unsurları temsil eder. Bu ayrım dikkate alındığında; siyaseti sadece bir 'rasyonel müzakere, teknik yönetim ve çıkar uzlaştırması' sanatı olarak gören bir yaklaşımın, 'siyasal olanı' dışlaması sonucunda ortaya çıkan temel kuramsal yanılgı aşağıdakilerden hangisidir?
- Toplumsal bölünmelerin ve antagonizmanın siyasetin kurucu bir unsuru olduğunu yadsıyarak, siyaseti çatışmasız bir idari sürece indirgemesiCevap
- BDevlet aygıtının toplumu dönüştürme kapasitesini hafife alarak, iktidarı sadece meşru otorite kullanımıyla sınırlı görmesi
- CSiyasal katılımın azalmasıyla ortaya çıkan apati durumunu, sistemin meşruiyet kriziyle karıştırarak toplumsal tepkileri yanlış analiz etmesi
- DMeşruiyetin toplumsal rıza boyutunu ihmal ederek, siyasal alanı sadece hukuk kurallarına uygunluk (yasallık) çerçevesinde tanımlaması
- ESiyasal toplumsallaşma araçlarının sadece devlet kontrolündeki kurumlar olduğunu varsayarak, mikro iktidar odaklarının etkisini göz ardı etmesi
Cevap
Siyasetin kurucu unsuru olan toplumsal antagonizmanın yadsınarak, sürecin yalnızca idari ve teknik bir uzlaşma mekanizmasına indirgenmesi
Siyasetin kapsamını sadece rasyonel müzakere ve teknik yönetimle sınırlayan yaklaşımlar (post-siyaset), toplumun doğasında var olan çıkar çatışmalarının ve antagonizmanın kaçınılmazlığını reddeder. Siyasal olanın bu kurucu rolünün dışlanması, siyaseti toplumsal gerçeklikten kopuk bir idari mekanizmaya dönüştürme yanılgısına (ontolojik eksikliğe) neden olur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Siyaset (Politics) ve Siyasal (The Political) Ayrımı