Kentleşme literatüründe soylulaştırma (gantrifikasyon) süreçlerinin tarihsel gelişimi incelendiğinde; 1980'li yıllardan itibaren belirginleşen ve özellikle 1990'lar sonrası küresel bir kentsel stratejiye dönüşen "üçüncü dalga" soylulaştırmayı, 1960'lardaki ilk örneklerinden (birinci dalga) ayıran en temel kurumsal ve operasyonel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
- ASürecin merkezinde sanatçılar ve öğrencilerin oluşturduğu 'marjinal soylulaştırıcılar'ın bireysel yerleşim tercihlerinin bulunması
- BFiziksel dönüşümün, kamu otoritelerinin müdahalesi olmaksızın sadece piyasadaki serbest arz-talep dengesiyle kendiliğinden gerçekleşmesi
- Devletin, kentsel projelerde sadece düzenleyici bir aktör olmaktan çıkıp, büyük ölçekli sermaye ile ortak hareket eden girişimci bir role bürünmesiCevap
- DBölgedeki düşük gelirli nüfusun yerinden edilmesinin, herhangi bir sınıfsal dönüşüm yaratmaksızın sadece konut kalitesini artırmayı amaçlaması
- ESoylulaştırmanın, kent merkezindeki çöküntü alanlarından ziyade kent çeperindeki yeni yerleşim alanlarında ve banliyöleşme hareketiyle eş zamanlı ilerlemesi
Cevap
Devletin, kentsel projelerde sadece düzenleyici bir aktör olmaktan çıkıp, büyük ölçekli sermaye ile ortak hareket eden girişimci bir role bürünmesi
Üçüncü dalga soylulaştırma, literatürde (özellikle Neil Smith ve Jason Hackworth gibi kuramcılar tarafından) devletin ve büyük ölçekli kurumsal sermayenin işbirliğiyle yürütülen, planlı ve sistematik bir müdahale olarak tanımlanır. Bu aşamada devlet, artık sadece imar planları yapan pasif bir aktör değil, sermayenin kentsel çöküntü alanlarına geri dönüşünü (reinvestment) kolaylaştıran, riskleri üstlenen ve küresel rekabetçiliği artırmak amacıyla bölgeyi soylulaştıran aktif bir 'girişimci' konumundadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Üçüncü Dalga (Devlet Güdümlü) Soylulaştırma
Daha Fazla Pratik
Neil Smith'in 'Rant Açığı' (Rent Gap) kuramı ile üçüncü dalga soylulaştırma arasındaki teorik ilişkiyi inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s