5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası hükümleri uyarınca, merkezi idarenin taşra teşkilatlanmasında en üst amir konumunda bulunan valinin hukuki statüsüne ve "yetki genişliği" (tevsi-i mezuniyet) ilkesini kullanmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- AYetki genişliği ilkesi, valinin merkezi idareye (başkente) danışmadan ilin genel idaresine ilişkin konularda merkez adına karar alıp uygulamasını sağlayan anayasal bir haktır.
- BVali, il sınırları içerisinde bulunan genel ve özel bütün kolluk kuvvet ve teşkilatının amiridir; suç işlenmesini önlemek ve kamu düzenini korumakla görevlidir.
- CVali, il idaresi içerisindeki adli ve askeri teşkilat birimleri üzerinde hiyerarşik amirlik veya genel idari denetim yetkisine sahip değildir.
- DValiler, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca Cumhurbaşkanı kararıyla atanan ve ilde hem Devleti hem de Cumhurbaşkanını temsil eden üst kademe kamu yöneticileridir.
- Valinin yetki genişliği kapsamında yürüttüğü faaliyetlerden doğan tüm gelir ve giderler, tüzel kişiliği bulunan il özel idaresi bütçesi üzerinden takip edilir ve yönetilir.Cevap
Cevap
Valinin yetki genişliği kapsamında yaptığı işlemlerden doğan gelir ve giderlerin il özel idaresi bütçesiyle ilişkilendirilmesi ifadesi hatalıdır; bu işlemler devlet tüzel kişiliği adına yapıldığından genel bütçeye tabidir.
Yetki genişliği ilkesi, merkezi idarenin (devlet tüzel kişiliğinin) bir uygulama biçimidir. Bu yetkiyle yapılan her türlü işlemden doğan mali hak ve yükümlülükler devletin genel bütçesine (hazineye) aittir. İl özel idaresi ise yerinden yönetim ilkesine dayanan, ayrı bir kamu tüzel kişiliği olan ve kendi özel bütçesine sahip bir mahalli idaredir. Valinin yetki genişliği kapsamındaki faaliyetlerini il özel idaresi bütçesiyle ilişkilendirmek, idari teşkilattaki 'merkezden yönetim' ve 'yerinden yönetim' ayrımını görmezden gelmek anlamına gelir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Valinin İkili Rolü ve Yetki Genişliğinin Mali Niteliği
Tahmini Süre:2m 0s