Siyaset biliminde Max Weber’in rasyonel-yasal otorite modeli, modern bürokratik devletin temelini oluşturur. Ancak çağdaş teorisyenler, bir iktidarın sadece anayasal kurallar çerçevesinde (yasallık) hareket etmesinin toplumsal rızayı garanti etmediğini vurgularlar. Özellikle Seymour Martin Lipset’in 'etkinlik' (efficiency) olarak tanımladığı sistem performansının düşmesi, zamanla sistemin temel haklılık zeminine yönelik toplumsal desteğin kaybolmasına neden olabilir. Bu bilgiler ışığında, bir siyasal sistemin hukuki geçerliliğini korumasına rağmen, yönetilenlerin zihninde sistemin yönetme hakkına olan inancın sarsılması ve kitlelerin itaat motivasyonunun 'gönüllü rıza'dan 'zorlama'ya kayması durumu aşağıdakilerden hangisidir?
- Meşruiyet kriziCevap
- BYasallık bunalımı
- CSiyasal apati
- Dİktidar boşluğu
- EKarizmatik otorite tasfiyesi
Cevap
Meşruiyet krizi (yönetme hakkına olan inancın sarsılması durumu)
Meşruiyet, yönetilenlerin mevcut siyasal kurumların en uygun kurumlar olduğuna ve yönetenlerin emir verme hakkına sahip olduğuna dair duyduğu inançtır. Bir iktidarın yasalara uygun olması (yasallık) onun her zaman meşru olduğu anlamına gelmez. Sorudaki senaryoda, sistemin hukuki yapısının korunmasına rağmen toplumsal inancın ve rızanın kaybolması, literatürde tam olarak 'meşruiyet krizi' (legitimacy crisis) olarak tanımlanır. Bu krizde rızaya dayalı itaat (authority) yerini çıplak güce ve zorlamaya (power) bırakmaya başlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Meşruiyet ile Yasallık Ayrımı ve Meşruiyet Krizi
Tahmini Süre:2m 0s