tarihli Kanun-i Esasi üzerinde yılında yapılan anayasa değişiklikleri, Osmanlı Devleti'nde yürütme organının yetkilerini sınırlandırırken yasama organının otoritesini güçlendirmiştir.
Buna göre, değişiklikleri sonrasındaki Osmanlı anayasal düzeni ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- APadişah'ın kanunlar üzerindeki mutlak veto yetkisi kaldırılarak geciktirici veto sistemine geçilmiştir.
- BHeyet-i Vükela'nın (Bakanlar Kurulu) siyasi sorumluluğu Padişah'tan alınarak Heyet-i Mebusan'a karşı hale getirilmiştir.
- Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesi anayasaya eklenerek padişahlık makamı sembolik hale getirilmiştir.Cevap
- DPadişah'ın anayasanın . maddesinde yer alan kişileri idari bir kararla sürgün etme yetkisi kaldırılmıştır.
- EPadişah'ın Heyet-i Mebusan'ı feshetme yetkisi; hükümetle meclis arasında uzlaşmazlık çıkması ve Heyet-i Ayan'ın onayı gibi şartlara bağlanmıştır.
Cevap
Egemenliğin millete ait olduğu ifadesi yanlıştır; bu ilke ancak 1921 Anayasası ile hukukumuza girmiştir.
Doğru yanıt olan seçenek, egemenliğin kaynağına ilişkin kronolojik bir hata içermektedir. Kanun-i Esasi ve onun değişikliklerinde egemenliğin kaynağı Osmanlı Hanedanı ve Padişah'tır. 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' hükmü ise ancak Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu) ile anayasal bir kural haline gelmiştir. Bu nedenle egemenliğin millete geçtiği ifadesi düzenlemeleri için yanlıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
1909 Anayasa Değişiklikleri ve Milli Egemenlik Ayrımı
Tahmini Süre:1m 15s