Max Weber, siyaset sosyolojisinde toplumsal eylemi analiz ederken güç () ve otorite/egemenlik () kavramları arasında önemli bir ayrım yapar. Weber'e göre güç, bir kişinin başkalarının direnişine rağmen kendi iradesini dayatabilme kapasitesiyken; otorite, emirlere itaat edilmesini sağlayan bir haklılık inancına dayanır. Modern devleti tanımlarken de bu ayrımı temel alan Weber, devleti "belirli bir toprak parçası üzerinde fiziksel şiddetin meşru kullanım tekelini başarıyla elinde bulunduran topluluk" olarak ifade eder.
Buna göre, Weber’in devlet tanımında yer alan fiziksel gücü "meşru otoriteye" dönüştüren temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
- AÜretim araçlarının mülkiyetine sahip olan sınıfın siyasal baskısı
- Yönetilenlerin, bu gücün uygulanmasının 'haklı' ve 'geçerli' bir temele dayandığına dair inancıCevap
- CSivil toplumun devletten tamamen bağımsız ve özerk bir alan olarak kalması
- DToplumsal işbölümünün yarattığı organik dayanışma ve ortak vicdan
- EGeleneksel değerlerin yerini tamamen rasyonel ve teknik bir yönetimin alması
Cevap
Yönetilenlerin, bu gücün uygulanmasının 'haklı' ve 'geçerli' bir temele dayandığına dair inancı
Max Weber'in siyaset sosyolojisindeki temel tezi, her egemenlik sisteminin kendi meşruiyetine olan inancı uyandırmaya ve beslemeye çalıştığıdır. Güç, başkalarına bir şeyi zorla yaptırmakken; otorite, yönetilenlerin bu komutu haklı bularak rızayla uymasıdır. Dolayısıyla, devletin fiziksel şiddet tekelini 'meşru' kılan şey, toplumun bu gücün kullanımını geçerli bir hukuksal, geleneksel veya karizmatik temele dayandırmasıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Meşruiyet (Legitimacy)
İpuçları
1
Weber'e göre bir emre neden itaat edildiği sorusu, otoritenin türünü belirler.
2
Gücün salt bir baskı olmaktan çıkıp kabul edilebilir hale gelmesi için 'haklılık' kazanması gerekir.
Daha Fazla Pratik
Weber'in üç otorite tipini (geleneksel, karizmatik, yasal-rasyonel) meşruiyet kaynakları açısından karşılaştırınız.
Tahmini Süre:50s