Osmanlı siyasal hayatında yılında ilan edilen II. Meşrutiyet’in ardından yaşanan Mart Vakası, rejime yönelik bir tehdit olarak algılanmış ve bu olayın bastırılmasından sonra yılında Kanun-i Esasi üzerinde köklü değişiklikler yapılmıştır. Bu anayasa değişikliklerinin temel amacı ve sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yürütme erkinin yasama organı karşısında zayıfladığını ve meclis denetiminin arttığını gösteren en somut gelişmedir?
- APadişahın, meclisi feshetme yetkisinin anayasal bir kural olarak ilk kez metne dahil edilmesi
- BSadrazam ve bakanların (Heyet-i Vükela) sadece padişaha karşı sorumlu tutulması esasının korunması
- Hükümetin Meclis-i Mebusan'a karşı sorumlu hale getirilmesi ve meclis denetiminin kurumsallaşmasıCevap
- DPadişahın 'polis marifetiyle sürgün etme' yetkisinin anayasada daha geniş bir şekilde tanımlanması
- EKanun teklif etmek için padişahtan önceden izin alma şartının anayasa metnine eklenmesi
Cevap
Hükümetin Meclis-i Mebusan'a karşı sorumlu hale getirilmesi ve meclis denetiminin kurumsallaşması
Doğru seçenek, anayasa değişikliklerinin özünü temsil eder. Kanun-i Esasi'sinde bakanlar kurulu padişaha karşı sorumluyken, yılında yapılan değişikliklerle 'Heyet-i Vükela, siyaset-i ammesinden dolayı Meclis-i Mebusan'a karşı müctemian (topluca) sorumludur' ilkesi getirilmiştir. Bu durum, hükümetin düşürülmesinde meclisin tek yetkili kılınması anlamına gelir ve meclisin yürütme üzerindeki denetimini en üst seviyeye çıkarır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
1909 Anayasa Değişiklikleri ve Parlamenter Monarşi