Bir toplumun üyelerinin benimsediklerini belirttikleri yüce değerler ile bu değerlerin toplumsal hayattaki fiili uygulanış biçimleri her zaman birbiriyle örtüşmeyebilir. Örneğin; teoride liyakati ve adaleti en üst değerler olarak tanımlayan bir toplumda, pratikte kayırmacılık ve adaletsiz uygulamaların yaygınlık göstermesi bu duruma bir örnektir. Sosyolojik literatürde 'ideal kültür' ve 'gerçek kültür' arasındaki bu farklılık, kültürün aşağıdaki temel niteliklerinden hangisinin altını çizmektedir?
- Kültürün, davranışları mekanik bir şekilde belirleyen statik bir yapı değil, içinde gerilimler ve esneklikler barındıran dinamik bir süreç olduğuCevap
- BMaddi kültür unsurlarındaki hızlı değişime, manevi kültür ögelerinin aynı hızda uyum sağlayamaması sonucu oluşan yapısal boşluk
- CBireyin kendi toplumunun kültürel kodlarını öğrenme süreci olan kültürlemenin, her zaman tam bir başarıyla sonuçlanmadığı
- DEgemen kültüre ve onun temel değerlerine radikal bir şekilde karşı çıkan toplumsal grupların varlığı
- EToplumsal değerlerin soyut birer rehber olması nedeniyle, somut yaptırım gücü olan normlarla her zaman çatışma içinde bulunduğu
Cevap
Kültürün, davranışları mutlak ve mekanik bir şekilde belirleyen statik bir yapı değil, aksine içinde gerilimler, çelişkiler ve uygulama esneklikleri barındıran dinamik bir süreç olması.
Sosyolojide kültür, bireylerin eylemlerini robotik bir şekilde yöneten bir şablon değildir. İdeal kültür (toplumun arzuladığı değerler) ile gerçek kültür (insanların fiili pratikleri) arasındaki fark, kültürün içinde barındırdığı gerilimleri ve toplumsal yaşamın dinamik, değişken doğasını simgeler. Bu durum, kültürün statik olmadığını ve bireylerin kültürel kalıpları uygulama biçimlerinin toplumsal süreçlerde sürekli yeniden şekillendiğini kanıtlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İdeal Kültür ve Gerçek Kültür Ayrımı