Anayasal düzlemde yargı erkinin, yasama ve yürütme organlarının müdahalelerine karşı korunması 'mahkemelerin bağımsızlığı', yargı mensuplarının kişisel statülerinin güvence altına alınması ise 'hâkimlik ve savcılık teminatı' ile sağlanmıştır. Bu güvencelerin kapsamı ve istisnaları, demokratik hukuk devletinde kuvvetler ayrılığı ilkesinin katı yansımalarındandır.
Mevcut anayasal normlar ve yargısal işleyiş dikkate alındığında, devlet organlarının veya idarenin aşağıdaki işlemlerinden hangisi söz konusu anayasal güvenceleri (mahkemelerin bağımsızlığı veya hâkimlik teminatı) ihlal eden bir eylem niteliği taşımaz?
- Bir mahkemenin veya kadronun kanunla kaldırılması üzerine, o mahkemede görev yapan bir hâkimin aylık ve ödeneklerinden yoksun bırakılmamak kaydıyla, kendi talebi olmaksızın başka bir adli yargı çevresine atanmasıCevap
- BGörülmekte olan bir davada kamu vicdanını rahatlatmak amacıyla, idari makamların ilgili mahkemeye sadece tavsiye niteliğinde ve hukuken bağlayıcı olmayan telkinlerde bulunması
- CYasama organının, yargı sürecinin yavaş işlediği gerekçesiyle derdest bir davanın esasına yönelik TBMM Genel Kurulunda görüşme açması ve mahkemeyi hızlandırmaya yönelik karar alması
- DYürütme organının, kamu maliyesine ciddi külfet getireceği tespit edilen kesinleşmiş bir yargı kararının infazını, bütçe kanununa koyacağı özel bir hükümle belirli bir süre geciktirmesi
- EHakkında yürütülen disiplin soruşturması henüz kesinleşmemiş bir savcının, salt görev yaptığı bölgedeki 'savcılık kadrosunun kaldırılması' gerekçe gösterilerek meslekten çıkarılması
Cevap
Mahkemenin veya kadronun kaldırılması durumunda hâkimin mali hakları korunduğu sürece rızası dışında başka bir yere atanması anayasal güvenceleri ihlal etmez; çünkü Türk anayasal sisteminde hâkimler için 'coğrafi teminat' bulunmamaktadır.
1982 Anayasası'nın 139. maddesi hâkim ve savcıların azlolunamayacağını, kendileri istemedikçe 65 yaşından önce emekliye ayrılamayacağını ve bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa aylık ve ödeneklerinden yoksun kılınamayacağını emreder. Ancak anayasal düzenimizde yargı mensuplarının her koşulda aynı yerde görev yapmasını garanti eden 'coğrafi teminat' müessesesi yer almaz. Dolayısıyla, kadrosu kaldırılan bir hâkimin özlük haklarına dokunulmadan başka bir bölgeye zorunlu atamasının yapılması, anayasal güvencelerin ihlali değil, adli teşkilatlanmanın doğal bir sonucudur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hâkimlik Teminatı Kapsamı ve Coğrafi Teminatın Bulunmaması