Soru

Zorluk: Çok zorKusursuz Sorumluluk: Sosyal Risk İlkesi

İdare hukukunda 'kusursuz sorumluluk' rejimleri, idarenin herhangi bir kusuru olmasa dahi oluşan zararları tazmin etme yükümlülüğünü ifade eder. Bu rejimler içerisinde yer alan 'sosyal risk ilkesi', klasik sorumluluk hukukundaki 'zarar ile idari eylem arasındaki doğrudan illiyet bağı' şartını esnetmesi bakımından özgün bir nitelik taşır.

Buna göre, sosyal risk ilkesinin uygulanma şartları ve hukuki temeli dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ilkeyi diğer kusursuz sorumluluk hallerinden ayıran temel ölçüttür?

  1. Zararın, idarenin belirli bir faaliyeti ile doğrudan ilişkilendirilemeyen, toplumun bütününe yönelik anonim ve kolektif eylemlerden kaynaklanması nedeniyle illiyet bağının toplumsal dayanışma esasıyla ikame edilmesiCevap
  2. B
    Zararın, idarenin yürüttüğü ve doğası gereği yüksek risk taşıyan faaliyetlerde kullanılan araçların çevreye verdiği zararlardan kaynaklanması ve 'tehlike' esasına dayanması
  3. C
    Zararın, idarenin tamamen hukuka uygun olan bir işleminden kaynaklanarak sadece belirli kişi veya gruplar üzerinde yoğunlaşması ve 'kamu külfetleri karşısında eşitlik' ilkesine dayanması
  4. D
    Zararın, idarenin kolluk görevini yerine getirirken gösterdiği hizmet kusuru nedeniyle oluşması ve idarenin bu zararı 'kusurlu sorumluluk' esaslarına göre tazmin etmesi
  5. E
    Zararın, mücbir sebep veya beklenmeyen haller gibi illiyet bağını kesen dışsal faktörler neticesinde oluşmasına rağmen, idarenin hakkaniyet gereği sembolik bir tazminat ödemesi esasına dayanması

Cevap

Zararın idarenin belirli bir faaliyetiyle doğrudan ilişkilendirilemeyen, anonim ve kolektif eylemlerden kaynaklanarak illiyet bağının toplumsal dayanışma esasıyla kurulması sosyal risk ilkesinin temel ölçütüdür.
Sosyal risk ilkesi, idarenin doğrudan bir eylemi veya işlemi olmaksızın, toplumun bütününe yönelik anonim terör ve toplumsal olaylar neticesinde oluşan zararların, 'toplumsal dayanışma' gereği devlet tarafından karşılanmasıdır. Bu ilkenin en belirgin farkı, idare ile zarar arasında klasik anlamda bir illiyet bağı aranmaması ve zararın idarenin yürüttüğü spesifik bir faaliyetten değil, sosyal yapının getirdiği kolektif risklerden doğmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Zararın kaynağını analiz etme
Zarar, idarenin bir işlemi veya tehlikeli bir aracı yerine, faili meçhul toplumsal olaylar veya terör eylemlerinden kaynaklanmaktadır.
Sosyal risk ilkesinin tetiklenmesi için zararın anonim ve toplumsal nitelikte olması gerekir.
2
İlliyet bağı şartını değerlendirme
Zarar ile idarenin somut bir eylemi arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi (illiyet bağı) kurulamamaktadır.
Sosyal risk ilkesi, klasik illiyet bağının aranmadığı tek istisnai sorumluluk halidir.
3
Hukuki dayanağı belirleme
Zararın tazmini, 'sosyal devlet' ve 'toplumsal dayanışma' ilkeleri gereği tüm topluma paylaştırılır.
Pozitif hukukta bu durum 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun ile somutlaşmıştır.

Anahtar Kavram

Sosyal Risk İlkesi ve İlliyet Bağının Esnemesi
Bu soruyu puanla