Sosyalizm ve Marksizm
14 soru
Karl Marx ve Friedrich Engels, kendilerinden önceki sosyalist düşünürlerin yaklaşımlarını "ütopik" olarak nitelendirmiş, kendi kuramlarını ise "bilimsel sosyalizm" olarak tanımlamışlardır. Marksist literatürde Bilimsel Sosyalizmi, Ütopik Sosyalizmden ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Marksist kuramda devlet, üretim ilişkileri ve ekonomik temel tarafından belirlenen "üst yapı" kurumlarından biri olarak ele alınır. Buna göre, Marksist devlet anlayışıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Karl Marx, "Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı" adlı eserinin önsözünde; toplumsal yapının hukuki ve siyasal üst yapısını belirleyen temel yapının, üretim ilişkilerinin toplamından oluşan "ekonomik yapı" olduğunu savunur. Bu tarihsel materyalist perspektife göre, mevcut üretim ilişkilerinin artık gelişmekte olan maddi üretim güçlerine birer engel (ayak bağı) haline gelmesi durumunda aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?
Marksist kurama göre, kapitalist üretim tarzının yarattığı uzlaşmaz çelişkiler sistemin çöküşünü kaçınılmaz kılar. Ancak kapitalizmin yıkılmasıyla nihai komünist topluma anında geçilmez. İşçi sınıfının, burjuvazinin siyasi direnişini kırmak, üretim araçlarını toplumsallaştırmak ve devrimi güvence altına almak için siyasal iktidarı zor yoluyla elinde tutması gereken bir geçiş dönemi yaşanır. Anarşistlerin 'devletin devrimle birlikte derhal ortadan kaldırılması' talebine karşı Karl Marx, bu geçiş döneminde devlet aygıtının geçici bir süreliğine işçi sınıfının çıkarları doğrultusunda kullanılması gerektiğini savunmuştur.
Marksist terminolojide, devletin bütünüyle sönümlenmesinden önceki bu zorunlu siyasal geçiş aşaması aşağıdakilerden hangisidir?
Karl Marx ve Friedrich Engels, kendilerinden önceki sosyalist düşünürleri toplumsal değişimi sadece ahlaki bir ideal veya hayali bir tasarım olarak gördükleri için "ütopik" olarak nitelendirmişlerdir. Marksizm ise toplumsal dönüşümün nesnel ve maddi bir temele dayandığını savunarak kendini "bilimsel sosyalizm" olarak tanımlar.
Buna göre Marksist tarih anlayışında (tarihsel materyalizm), tarihin itici gücü ve toplumsal sistemlerin değişimini sağlayan temel dinamik aşağıdakilerden hangisidir?
Karl Marx'ın tarihsel materyalist kuramına göre, toplumun ekonomik temeli olan 'altyapı' ile hukuki ve siyasal kurumlardan oluşan 'üst yapı' arasında diyalektik bir ilişki vardır. Marx'a göre, toplumsal yapının bu iki katmanı arasındaki denge bozulduğunda bir 'toplumsal devrimler çağı' başlar. Bu kuramsal perspektiften hareketle, mevcut toplumsal formasyonun çözülmesini ve yeni bir üretim tarzına geçişi tetikleyen asıl dinamik aşağıdakilerden hangisidir?
Klasik Marksist öğretiye ve bilimsel sosyalizm yaklaşımına göre, kapitalist sistemin kalbinde işçinin ürettiği 'artı-değer'e (karşılığı ödenmemiş emeğe) burjuvazi tarafından el konulması yatar. Bu kuram, devleti de sömürü düzenini muhafaza eden ve egemen sınıfın çıkarlarına hizmet eden bir baskı aygıtı olarak tanımlar; dolayısıyla sistemin ancak sınıf mücadelesinin keskinleşmesi ve proletaryanın devrimci bir eylemiyle yıkılabileceğini öngörür. Ancak 19. yüzyılın son çeyreğinde, kapitalizmin beklenenin aksine yapısal krizleri esnetebilmesi üzerine sol hareket içinde yeni bir kanat güç kazanmıştır. Bu yeni kanat; devletin mutlak bir sınıf baskı aracı olduğu fikrini esneterek, işçi sınıfının sendikal örgütlenmesi, evrensel oy hakkı ve parlamenter mekanizmalar sayesinde mevcut devlet aygıtının ele geçirilip, kapitalizmin barışçıl ve tedrici (aşamalı) bir şekilde eşitlikçi bir düzene evrilebileceğini ileri sürmüştür.
Marksizmin temel prensiplerinden olan 'devletin parçalanması' ve 'devrimci kopuş' tezlerini reddederek, artı-değer sömürüsünün yasal reformlarla sistem bütünlüğü içinde aşılabileceğini savunan ve Eduard Bernstein'ın revizyonizmiyle teorik temelleri atılan bu siyasal ideoloji aşağıdakilerden hangisidir?
Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından geliştirilen bilimsel sosyalizm öğretisine göre, sınıflı toplumlarda "devlet" kurumunun temel varlık sebebi ve işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Bir siyaset bilimi araştırmacısı, devletin varlık nedeni ve işleyişi üzerine yaptığı çalışmada şu değerlendirmede bulunmuştur:
'Tarihsel süreç incelendiğinde devletin, tarafsız bir toplumsal sözleşmenin ürünü olmadığı görülür. O, maddi üretim koşullarının yarattığı çelişkilerin bir sonucudur. Siyasal iktidar olarak adlandırılan yapı, aslında ekonomik gücü elinde tutan zümrenin, mülksüz kitleler üzerindeki tahakkümünü meşrulaştıran ve sürdüren bir aygıttır. Dolayısıyla, nihai özgürleşme mevcut devlet yapısının iyileştirilmesiyle değil; bu yapının bir geçiş aşamasında kullanıldıktan sonra, sınıflı yapının ortadan kalkmasına paralel olarak kendiliğinden yok olmasıyla (sönümlenmesiyle) mümkündür.'
Bu araştırmacının analizinde savunduğu devlet kuramı, aşağıdaki siyasal ideolojilerden hangisinin temel tezleriyle doğrudan örtüşmektedir?
Karl Marx ve Friedrich Engels, Saint-Simon, Fourier ve Owen gibi düşünürlerin geliştirdiği sosyalist öğretileri "ütopik" olarak nitelendirmiş; kendi yaklaşımlarını ise bu öğretilerden yöntemsel bir kopuşla ayırarak "bilimsel" olarak tanımlamışlardır. Bu tanımlama, toplumsal yapının dönüşümünü ve devlet kurumunun işlevini açıklarken kullanılan nedensellik ilişkilerinde köklü bir değişikliğe işaret eder.
Buna göre, Bilimsel Sosyalizm öğretisinde toplumsal değişim ve devletin niteliğiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi bu kuramsal çerçeveye uygundur?
Karl Marx, toplumsal formasyonların değişimini 'altyapı' ve 'üst yapı' arasındaki ilişki üzerinden kuramlaştırırken; maddi üretim güçlerinin gelişiminin, mevcut üretim ilişkileriyle (mülkiyet ilişkileriyle) kaçınılmaz bir çatışmaya girdiği noktayı vurgular. Marx'a göre bu süreç, basit bir hükümet değişikliği değil, bütün bir toplumsal yapının dönüşümünü simgeleyen 'toplumsal devrim' döneminin başlangıcıdır. Marx'ın tarihsel materyalist yaklaşımı çerçevesinde, söz konusu bu 'toplumsal devrim' sürecini başlatan temel dinamik aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset bilimi literatüründe devletin doğası ve geleceği üzerine yapılan tartışmalarda bir düşünür şu tezi öne sürmüştür:
*«Modern toplumlarda siyasal iktidarın asıl belirleyicisi üretim araçlarının mülkiyeti değil, örgütlenme yeteneğine sahip küçük bir azınlığın örgütsüz kitleler üzerindeki tahakkümüdür. Ekonomi kamulaştırılarak sosyalist bir sisteme geçilse dahi, yönetim aygıtını kontrol eden yeni bir elit (bürokrasi) kaçınılmaz olarak ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla devletin sönümleneceği ve sınıfsız bir toplumun kurulacağı öngörüsü, karmaşık örgütlerin doğasına aykırı bir ütopyadır.»*
Ortodoks Marksist kuramın tarihsel materyalizm ve devlet anlayışı dikkate alındığında, bu teze yönelteceği temel eleştiri aşağıdakilerden hangisidir?
Marksist kuramda 'artı-değer' kavramı, kapitalist üretim tarzındaki sömürü mekanizmasının temelini oluşturur. Bu teoriye göre, işçinin üretim sürecinde yarattığı toplam değer ile emeğinin karşılığı olarak aldığı ücret arasındaki farka sermaye sahibi tarafından el konulması, sınıflı toplum yapısının ekonomik temelini belirler.
Buna göre Marksizm, söz konusu sömürü ilişkisini kökten sona erdirmek için aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesini zorunlu bir ön koşul olarak görmektedir?
Bilimsel sosyalizm (Marksizm) anlayışında devlet, ütopik sosyalistlerin aksine toplumu ahlaki bir çağrıyla dönüştürecek tarafsız bir araç olarak değil, tarihsel süreçte belirli bir ekonomik yapının ürünü olarak görülür. Bu yaklaşıma göre, Marksist kuramda devletin temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?