Siyasal Kültür ve Toplumsallaşma

149 soru

Soru 1Soru

Siyaset biliminde egemen siyasal kültür, toplumun büyük çoğunluğu tarafından paylaşılan temel değer, inanç ve sembolleri ifade ederken; siyasal alt kültürler bu genel yapı içerisinde belirli yönleriyle farklılaşan grupları temsil eder. Buna göre, egemen kültür ile siyasal alt kültürler arasındaki etkileşim ve bu etkileşimin sistemin meşruiyeti üzerindeki yansımasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alt kültürlerin sistemin temel değerlerini benimsemesi meşruiyeti pekiştirirken, bu değerlerden radikal kopuşlar sistemin meşruiyet temelini sarsabilir.

Cevap

Siyasal alt kültürlerin egemen kültürün temel değerlerini paylaştığı ölçüde meşruiyeti güçlendirdiğini, ancak temel değerlerdeki derin ayrışmaların meşruiyet krizine yol açabileceğini belirten ifade doğrudur.
Siyasal sistemlerin meşruiyeti, toplumdaki farklı grupların (alt kültürler) sistemin sunduğu temel değer ve sembollerle ne ölçüde bütünleştiğine bağlıdır. Eğer alt kültürler, egemen kültürün meşruiyet temellerini (örneğin demokrasi, laiklik veya üniter yapı gibi temel ilkeleri) paylaşıyorsa, bu durum sistemi güçlendirir. Ancak alt kültürler bu temel ilkeleri tamamen reddediyorsa, sistem 'parçalanmış siyasal kültür' (fragmented political culture) riskiyle ve dolayısıyla meşruiyet kriziyle karşı karşıya kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramları tanımlama
Egemen kültür toplumun genel değerlerini, alt kültürler ise belirli grupların (etnik, dini, ideolojik) özel siyasal tutumlarını temsil eder.
Soru kökündeki kavramsal çerçeveyi anlamak için ilk adımdır.
2
Meşruiyet ilişkisini analiz etme
Meşruiyet, yönetilenlerin yönetenlerin otoritesini haklı ve doğru görmesidir. Bu, kültürel değerlerle doğrudan ilişkilidir.
Alt kültürlerin sisteme yönelik tutumunun (destekleyici veya reddedici) meşruiyeti nasıl etkilediğini belirlemek gerekir.
3
Seçenekleri değerlendirme
Alt kültürlerin sistemle olan 'uyum' veya 'kopuş' düzeyinin meşruiyet üzerindeki belirleyici etkisi tespit edilir.
En doğru genel kuralı ifade eden seçeneğe ulaşmak için analiz sonuçlandırılır.

Anahtar Kavram

Egemen Kültür ve Alt Kültür Etkileşimi

Daha Fazla Pratik

Almond ve Verba'nın 'The Civic Culture' adlı çalışmasında belirttikleri dar, tabiiyetçi ve katılımcı kültür tiplerinin bir arada bulunduğu 'Sivil Kültür' modelini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

Siyaset biliminde, bireyin siyasal sisteme karşı derin bir hayal kırıklığı içinde olması, sistemin kurumlarını ve değerlerini bütünüyle dışlaması ve kendisini karar alma süreçlerinin dışında görmesi durumu "siyasal yabancılaşma" olarak adlandırılmaktadır. Bunun aksine; sisteme yönelik bilinçli bir reddediş veya aktif bir dışlanmışlık hissi taşımayan, ancak siyasal gelişmelere karşı düşük düzeyde ilgi, merak ve katılım motivasyonu sergileyen bireylerin durumunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal Apati

Cevap

Siyasal Apati
Siyasal apati, bireyin siyasal sisteme yönelik köklü bir düşmanlık veya meşruiyet sorgulaması içinde olmaksızın, sadece siyasal olaylara karşı ilgisiz kalması, gelişmeleri takip etmemesi ve katılım motivasyonunun düşük olması durumunu ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki kavramsal ayrımı belirlemek
Siyasal yabancılaşmanın aktif reddediş ve dışlanmışlık içerdiği tespit edildi.
Soru kökünde yabancılaşma kavramı, ilgisizlikten (apati) ayırt edilmek üzere tanımlanmıştır.
2
Tanımlanan davranışın temel özelliğini analiz etmek
İlgisizlik, motivasyon düşüklüğü ve kayıtsızlık özellikleri saptandı.
Soruda istenen kavramın temel ayırıcı noktası aktif bir dışlama değil, sadece düşük ilgi düzeyidir.
3
Kavram eşleştirmesi yapmak
Bu özelliklerin siyaset biliminde 'siyasal apati' kavramına karşılık geldiği belirlendi.
Siyasal apati (political apathy), sistemle çatışmadan ziyade sistemden kopuk bir ilgisizliği tanımlar.

Anahtar Kavram

Siyasal Yabancılaşma ile Siyasal Apati Arasındaki Fark
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 3Soru

Siyasal toplumsallaşma sürecinde araçların etkisi incelenirken kullanılan 'yapılandırma ilkesi' (structuring principle), çocuklukta edinilen temel yönelimlerin sonraki öğrenmeler üzerindeki gücüne işaret eder.

Buna göre 'yapılandırma ilkesi', aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erken yaşlarda edinilen temel değerlerin, bireyin daha sonra karşılaştığı siyasal iletileri seçme, algılama ve yorumlama sürecinde bir filtre görevi görmesini

Cevap

Yapılandırma ilkesi, erken yaşlarda kazanılan siyasal tutum ve değerlerin, bireyin yaşamı boyunca karşılaşacağı yeni siyasal bilgileri anlamlandırmasında bir süzgeç veya çerçeve görevi gördüğünü savunur.
Siyaset biliminde yapılandırma ilkesine göre, bireyin çocuklukta (özellikle aile içinde) edindiği temel siyasal inançlar ve yönelimler, hayatın ilerleyen dönemlerinde okul, medya veya siyasi partiler gibi araçlardan gelen yeni bilgileri nasıl algılayacağını belirler. Yeni bilgiler mevcut şemalarla uyumluysa daha kolay benimsenir, uyumsuzsa reddedilir veya yeniden yorumlanır. Bu durum, erken öğrenilenlerin bir süzgeç görevi görerek sonraki toplumsallaşma süreçlerini yapılandırmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yapılandırma ilkesinin kuramsal odağını belirleme.
Bu ilkenin, öğrenme sürecinde 'öncelik' (primacy) ile birlikte hiyerarşik bir sıralamaya işaret ettiği saptandı.
Kuramsal kavramın neyi vurguladığını anlamak doğru cevaba ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Erken öğrenilen değerlerin sonraki öğrenmeler üzerindeki etkisini analiz etme.
İlk edinilen şemaların, yeni bilgileri filtreleme ve seçme işlevi gördüğü belirlendi.
Yapılandırma ilkesi, isminden de anlaşılacağı üzere sonraki bilgilerin 'nasıl inşa edileceğini' belirleyen bir temeldir.
3
Seçenekler arasından süzgeç/filtre işlevini içeren doğru tanımı saptama.
Çocukluktaki değerlerin sonraki algıları şekillendirdiğini belirten ifade seçildi.
Siyasal toplumsallaşma literatüründe yapılandırma, bilginin rastgele değil, mevcut değerler üzerinden işlenmesidir.

Anahtar Kavram

Yapılandırma İlkesi (Structuring Principle)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

Siyasal kültür araştırmalarında, toplumdaki çeşitli alt kültürlerin rejimin temel kurumları ve oyunun kuralları (egemen siyasal kültür) üzerinde asgari bir mutabakata sahip olmasına rağmen, birbirlerine karşı derin bir güvensizlik beslemesi ve diğer grupların taleplerini sistem için bir tehdit olarak algılaması durumu "parçalanmış siyasal kültür" örneklerinden biridir.

Bu tür bir siyasal kültür yapısına sahip olan bir ülkede, aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi en muhtemeldir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükümetlerin karar alma süreçlerinde tıkanıklık yaşaması ve siyasal sistemde "immobilizm" (karar alma felci) görülmesi

Cevap

Hükümetlerin karar alma süreçlerinde tıkanıklık yaşaması ve siyasal sistemde immobilizm görülmesi ifadesi doğrudur.
Siyasal sistemde immobilizm (karar alma felci) görülmesi seçeneği doğrudur. Çünkü toplumdaki alt kültürler rejimin temel kuralları üzerinde anlaşsalar bile (dikey meşruiyet), birbirlerine karşı duydukları derin güvensizlik (yatay parçalanmışlık) nedeniyle ortak bir politika üretilmesini veya bir grubun önerisinin diğeri tarafından kabul edilmesini zorlaştırırlar. Bu durum, özellikle koalisyon hükümetlerinde veya çok parçalı meclis yapılarında kararların alınamamasına ve sistemin işlemez hale gelmesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen senaryodaki ilişki türünü analiz etme
Dikey düzlemde (alt kültür-egemen kültür) uzlaşma var ancak yatay düzlemde (alt kültür-alt kültür) derin bir çatışma/güvensizlik var.
Siyasal kültürün istikrar üzerindeki etkisini anlamak için çatışmanın yönünü belirlemek gerekir.
2
Yatay parçalanmışlığın sistem işleyişine etkisini değerlendirme
Grupların birbirini veto etme eğilimi ve karşılıklı tanımama durumu karar alma süreçlerini felç eder.
Siyaset biliminde bu durum 'immobilizm' olarak adlandırılır ve sistemin çıktı üretme kapasitesini düşürür.
3
Seçenekler arasından teorik sonucu bulma
İmmobilizm ve karar alma tıkanıklığı sonucuna ulaşılır.
Lijphart ve Sartori gibi düşünürlerin parçalanmış kültür analizleri bu sonucu öngörür.

Anahtar Kavram

Parçalanmış Siyasal Kültür ve İmmobilizm
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5Soru

Siyasal toplumsallaşma sürecinde araçların işleyişi "açık" (manifest) ve "örtük" (latent) olmak üzere iki temel boyutta ele alınmaktadır. Açık toplumsallaşma, siyasal bilginin ve değerlerin doğrudan aktarımını ifade ederken; örtük toplumsallaşma, siyasal olmayan deneyimlerin siyasal tutum ve davranış kalıplarına dönüşmesini kapsamaktadır.

Buna göre siyasal toplumsallaşma araçlarının işleyiş özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Okul, müfredat ve vatandaşlık bilgisi dersleri yoluyla "açık" toplumsallaşma sağlarken; okulun disiplin yapısı ve öğretmen-öğrenci hiyerarşisi üzerinden otoriteye itaat gibi değerleri kazandırması "örtük" bir toplumsallaşma örneğidir.

Cevap

Okulun müfredat yoluyla açık, kurumsal yapısı ve disiplini yoluyla ise örtük toplumsallaşma sağlaması yönündeki değerlendirme doğrudur.
Doğru değerlendirme, okulun çift boyutlu işleyişini ele alan ifadedir. Okullar, 'vatandaşlık eğitimi' gibi derslerle doğrudan siyasal değer ve bilgi aktarımı (açık toplumsallaşma) yaparken, aynı zamanda okulun kurumsal yapısı, disiplin kuralları ve hiyerarşik düzeni ile öğrenciye 'sistem içi kurallara uyma' veya 'otoriteyle ilişki kurma' gibi temel siyasal davranışları dolaylı yoldan (örtük toplumsallaşma) kazandırır.

Adım Adım Çözüm

1
Açık ve örtük toplumsallaşma kavramlarını tanımla.
Açık: Doğrudan siyasal içerik aktarımı. Örtük: Siyasal olmayan bir deneyimin siyasal tutum oluşturması.
Sorunun teorik temelini kurmak için bu ayrımın bilinmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki araçların bu iki boyuttaki işleyişini analiz et.
Aile genellikle örtük, okul ise hem açık hem örtük işler.
Her bir aracın baskın işleyiş biçimini belirleyerek yanlışları elemek gerekir.
3
Hiyerarşi ve araç türü (birincil/ikincil) ayrımını kontrol et.
Aile birincil, okul ve partiler ikincildir.
Toplumsallaşma literatüründeki temel sınıflandırmaları doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Siyasal toplumsallaşma araçlarının işleyişinde açık (doğrudan) ve örtük (dolaylı) süreçlerin birlikteliği.

Daha Fazla Pratik

Almond ve Verba'nın siyasal kültür tiplerinin bu toplumsallaşma araçlarıyla nasıl ilişkili olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 6Soru

Siyasal kültür kuramları çerçevesinde, bir toplumdaki 'egemen kültür' ile 'siyasal alt kültürler' arasındaki ilişki ve bu yapıların siyasal sistemin işleyişi üzerindeki etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal alt kültürler, her zaman egemen kültüre karşı yıkıcı bir tutum sergilemez; sistemin temel değerlerini destekleyici veya tamamlayıcı nitelikte de olabilirler.

Cevap

Siyasal alt kültürlerin egemen kültüre karşı her zaman yıkıcı bir tutum sergilemediğini, aksine destekleyici veya tamamlayıcı olabileceğini belirten ifade doğrudur.
Siyaset biliminde egemen kültür ve alt kültür ilişkisi tek yönlü değildir. Siyasal alt kültürler, egemen kültürün temel varsayımlarını (örneğin rejimin meşruiyetini) kabul edip sadece belirli politika alanlarında veya kültürel pratiklerde farklılaşabilirler. Bu durum, alt kültürlerin sistemin istikrarına katkıda bulunabileceği veya en azından ona zarar vermeyeceği anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Egemen kültür ve alt kültür kavramlarını tanımlayın.
Egemen kültür toplumun çoğunluğunca kabul gören değerlerdir; alt kültürler ise belirli grupların bu genelden ayrışan tutumlarıdır.
Kavramlar arasındaki ilişkinin doğasını anlamak için temel tanımlar gereklidir.
2
Alt kültürlerin sistem üzerindeki etkisini analiz edin.
Alt kültürler çatışmacı olabileceği gibi (örneğin radikal gruplar), uyumlu da olabilir (örneğin yerel özerkliğe önem veren ancak merkeze bağlı gruplar).
Alt kültürlerin her zaman istikrarsızlık kaynağı olduğu şeklindeki genel yanılgıyı test etmek gerekir.
3
Seçeneklerdeki kavramsal hataları ayıklayın.
Meşruiyet-yasallık ayrımı, tabiiyetçi kültürün özellikleri ve çoğulculuk prensipleri üzerinden yanlış seçenekler elenir.
Siyaset biliminin temel terminolojisine uygunluk denetlenir.

Anahtar Kavram

Siyasal alt kültürlerin egemen kültürle olan dinamik ve çok boyutlu etkileşimi.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 7Soru

Gabriel Almond ve Sidney Verba’nın *The Civic Culture* (Medeni Kültür) adlı çalışmalarında kavramsallaştırdıkları siyasal kültür tiplemelerinden birinde; bireyler siyasal sistemin bütününe ve sistemin yasa çıkarma, vergi toplama veya kamu hizmeti sunma gibi "çıktı" (output) süreçlerine yönelik yüksek bir bilişsel farkındalık, duyuşsal tutum ve değerlendirici yönelim sergilerler. Ancak bu bireyler, siyasal sistemin karar alma ve politika belirleme gibi "girdi" (input) süreçlerine katılım konusunda kendilerini yetkin hissetmezler ve siyasal sürece etki edebilecek aktif birer aktör oldukları yönünde bir benlik algısı geliştirmezler. Buna göre, bireylerin siyasal sistemin sadece çıktılarına odaklandığı ve kendilerini karar alma süreçlerinde pasif bir konumda tanımladıkları bu siyasal kültür türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tabiiyetçi (Bağımlı) Siyasal Kültür

Cevap

Bireylerin siyasal sistemin çıktılarına yönelik farkındalık sahibi olduğu ancak girdi süreçlerinde kendilerini yetkin görmediği tür Tabiiyetçi (Bağımlı) Siyasal Kültürdür.
Tabiiyetçi (Bağımlı) Siyasal Kültürde bireyler, ulusal siyasal sistemin ve onun kurumsal çıktılarının (bürokrasi, yargı, kamu hizmetleri) farkındadırlar. Bu çıktılara karşı bir aidiyet veya eleştiri geliştirebilirler. Ancak siyasal sistemin girdi kanallarını (siyasi partiler, sivil toplum, karar alma mekanizmaları) etkileyebileceklerine dair bir 'siyasal yetkinlik' (political efficacy) duygusuna sahip değillerdir. Bu nedenle sistem karşısında aktif bir vatandaş değil, pasif bir tebaa konumundadırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Almond ve Verba'nın siyasal kültür bileşenlerini (bilişsel, duyuşsal, değerlendirici) analiz et.
Soruda bu üç yönelimin de sistemin çıktı boyutunda mevcut olduğu belirtilmiştir.
Bireyin sistemle olan ilişkisinin niteliğini belirlemek için bu yönelimlerin hangi objelere yöneldiğini anlamak gerekir.
2
Siyasal sistemin 'girdi' (input) ve 'çıktı' (output) ayrımını değerlendir.
Bireylerin sadece çıktı süreçlerine (vergi, hizmet, yasa) tepki verdiği, girdi süreçlerinde (oy verme, katılım) pasif kaldığı saptanmıştır.
Bu ayrım, tabiiyetçi kültür ile katılımcı kültür arasındaki temel farkı oluşturur.
3
Tanımlanan özellikleri Almond ve Verba'nın tipolojisiyle eşleştir.
Sistemi bir otorite olarak kabul eden ancak katılım iradesi göstermeyen bu yapı 'Tabiiyetçi' (Subject) modeline uygundur.
Tabiiyetçi kültürde vatandaş 'tebaa' (subject) konumundadır; sisteme itaat eder ve sonuçları değerlendirir ancak sürece dahil olmaz.

Anahtar Kavram

Almond ve Verba'nın Siyasal Kültür Tipleri (Dar, Tabiiyetçi, Katılımcı)
Soru 8Soru

Siyasal kültür araştırmalarında, toplumun genelinde paylaşılan temel değerleri, sembolleri ve inançları ifade eden "egemen siyasal kültür" ile bu genel çerçeveden belirli ölçülerde farklılaşan tutumlara sahip grupları tanımlayan "siyasal alt kültürler" arasındaki etkileşim, sistemin meşruiyeti ve istikrarı açısından kritik bir öneme sahiptir.

Buna göre, siyasal alt kültürlerin varlığı ve sistemin işleyişi üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Egemen siyasal kültür ile çeşitli alt kültürler arasında rejimin temel ilke ve kurumları üzerinde bir 'yapısal uzlaşı' (structural consensus) mevcutsa, alt kültürlerin varlığı demokratik çoğulculuğu destekleyebilir.

Cevap

Egemen siyasal kültür ile alt kültürler arasında rejimin temel ilke ve kurumları üzerinde bir yapısal uzlaşı (structural consensus) varsa, alt kültürlerin varlığı demokratik çoğulculuğu destekleyen bir unsur olarak işlev görür.
Doğru ifade, egemen kültür ile alt kültürler arasında rejimin temel ilke ve kurumları üzerinde bir 'yapısal uzlaşı' (structural consensus) mevcut olduğunda, alt kültürlerin varlığının demokratik çoğulculuğu destekleyebileceğini belirten seçenektir. Siyaset biliminde, alt kültürlerin sistem için bir tehdit oluşturup oluşturmadığı, bu grupların rejimin meşruiyetini ve temel işleyiş kurallarını ne ölçüde benimsediğine bağlıdır. Eğer temel değerlerde bir uzlaşı varsa, alt kültürler siyasal yaşamın çeşitliliğini ve temsiliyetini güçlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Egemen kültür ve alt kültür tanımlarını analiz etme
Egemen kültür toplumun genel uzlaşısını, alt kültürler ise bu genel yapı içindeki farklılaşmış grupları ifade eder.
Kavramlar arasındaki ilişkinin niteliğini belirlemek için temel tanımların yapılması gerekir.
2
Siyasal istikrar ve meşruiyet koşulunu değerlendirme
Alt kültürlerin varlığı, eğer rejimin temel kuralları (yapısal uzlaşı) üzerinde bir mutabakat varsa, sistem için bir tehdit değil, çoğulculuk unsuru haline gelir.
Siyaset biliminde sistemin istikrarı, farklılıkların 'oyunun kuralları' içinde kalıp kalmadığına bağlıdır.

Anahtar Kavram

Yapısal Uzlaşı (Structural Consensus) ve Siyasal Çoğulculuk
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

Bir siyasal davranış araştırmasında, bir vatandaşın devletin yürüttüğü politikalar hakkındaki şu görüşleri kaydedilmiştir:

'Hükümetin son dönemde uyguladığı ekonomik kalkınma planlarının makro veriler ve teknik rasyonalite açısından oldukça tutarlı ve başarılı olduğunu kabul ediyorum; ancak bu planların halkın değerleriyle örtüşmeyen, soğuk ve bürokratik yapısı nedeniyle kendimi bu sürece hiçbir zaman duygusal olarak ait hissedemiyorum.'

Bu vatandaşın ifadesi; Almond ve Verba'nın siyasal kültür kuramındaki yönelim bileşenleri ve yönelim nesneleri açısından değerlendirildiğinde, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal çıktı nesnesine yönelik olumlu bir değerlendirici yönelim ile olumsuz bir duygusal yönelimin eş zamanlı varlığını göstermektedir.

Cevap

Vatandaşın ifadesi, siyasal çıktı nesnesine (ekonomik planlar) yönelik rasyonel standartlara dayanan olumlu bir değerlendirici yönelim ile kişisel bağlılık içermeyen olumsuz bir duygusal yönelimin bir arada bulunduğunu göstermektedir.
Vatandaşın planları 'teknik açıdan rasyonel ve başarılı' bulması, sistemin performansını belirli kriterlerle tarttığını gösteren 'değerlendirici yönelim'e örnektir. 'Kendini ait hissedememesi' ise sisteme karşı beslenen bağlılık veya soğukluk gibi hisleri kapsayan 'duygusal yönelim'i ifade eder. Söz konusu ekonomik planlar ise devletin ürettiği bir politika olduğu için 'çıktı nesnesi' kapsamında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
İfadedeki 'Ekonomik kalkınma planları' unsurunu tanımlayın.
Yönelim Nesnesi: Çıktı (Output) Nesnesi.
Devletin kararları, kanunları ve uygulamaları Almond ve Verba'nın modelinde çıktı nesneleri olarak sınıflandırılır.
2
'Makro veriler ve teknik rasyonalite açısından başarılı' ifadesini analiz edin.
Yönelim Türü: Değerlendirici (Evaluative) Yönelim.
Bireyin sistemi belirli standartlar, değerler ve mantıksal kriterler (başarı, verimlilik vb.) ışığında tartması değerlendirici yönelimdir.
3
'Kendimi hiçbir zaman ait hissedemiyorum' ifadesini analiz edin.
Yönelim Türü: Duygusal (Affective) Yönelim.
Siyasal nesnelere yönelik sadakat, sevgi, nefret veya yabancılaşma gibi hisler duygusal yönelimi oluşturur.
4
Elde edilen verileri birleştirerek uygun seçeneği belirleyin.
Sonuç: Olumlu Değerlendirici + Olumsuz Duygusal + Çıktı Nesnesi.
Vatandaş rasyonel olarak başarılı bulduğu (olumlu değerlendirme) bir uygulamaya karşı kalben soğukluk (olumsuz duygu) hissetmektedir.

Anahtar Kavram

Siyasal Kültürün Bileşenleri (Bilişsel, Duygusal, Değerlendirici Yönelimler)

Daha Fazla Pratik

Almond ve Verba'nın 'Siyasal Kültür Nesneleri' (Sistem, Girdi, Çıktı, Benlik) ile 'Yönelim Türleri' (Bilişsel, Duygusal, Değerlendirici) arasındaki 4x3'lük matrisi incelemek bu tür soruların çözümünü kolaylaştırır.
Tahmini Süre:1m 50s
Soru 10Soru

Siyasal kültürün temel bileşenleri üzerine yapılan çalışmalarda; bireyin siyasal sistem, kurumlar ve aktörler hakkındaki bilgi düzeyi, inançları ve farkındalığını ifade eden yönelim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilişsel Yönelim

Cevap

Bireyin siyasal sistem hakkındaki bilgisine ve farkındalığına dayanan yönelim Bilişsel Yönelimdir.
Bilişsel yönelim (cognitive orientation), bireyin siyasal sistemin işleyişi, kurumların görevleri ve siyasal aktörlerin kim olduğu gibi konularda sahip olduğu nesnel bilgi birikimini ve farkındalığını ifade eder. Soruda vurgulanan 'bilgi düzeyi' ve 'farkındalık' terimleri doğrudan bu kavramı tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Siyasal kültürün yönelim boyutlarını hatırla.
Almond ve Verba'ya göre üç temel yönelim vardır: Bilişsel, Duygusal ve Değerlendirici.
Siyasal kültür, bireylerin siyasal nesnelere karşı geliştirdiği psikolojik tutumlardan oluşur.
2
Tanımdaki anahtar kelimeleri analiz et.
Soruda geçen 'bilgi düzeyi', 'inanç' ve 'farkındalık' ifadeleri zihinsel süreçlere (cognition) işaret eder.
Bu ifadeler duygu veya yargıdan ziyade nesnel veriyi ve sistemi tanımayı kapsar.
3
Seçenekleri karşılaştır.
Bilişsel yönelim seçeneği, zihinsel bilgi ve farkındalık tanımına tam olarak uymaktadır.
Diğer seçenekler ya sürecin kendisini (toplumsallaşma) ya da farklı tutum boyutlarını (duygu, değerlendirme) ifade eder.

Anahtar Kavram

Siyasal Kültürün Öğeleri (Bilişsel, Duygusal, Değerlendirici Yönelimler)

Daha Fazla Pratik

Siyasal kültürün bu üç öğesinin Almond ve Verba'nın dar, tabiiyetçi ve katılımcı kültür sınıflamalarını nasıl oluşturduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 11Soru

Bireylerin siyasal kültürü içselleştirmesi ve siyasal tutumlar geliştirmesi yaşam boyu devam eden dinamik bir süreçtir. Bu süreçte rol oynayan siyasal toplumsallaşma araçlarının birey üzerindeki etki ağırlığı, yaşanılan evreye göre farklılık gösterir. Örneğin; bir bireyin çocukluk döneminde otoriteye yaklaşımı ve temel aidiyet duyguları belirli bir yönde şekillenmişken, yetişkinlik döneminde çalışma hayatına katılması, bir sendikaya aktif olarak üye olması ve farklı yayın politikalarına sahip kitle iletişim araçlarını yakından takip etmesi, onun mevcut siyasal değerlerini sorgulamasına ve oy verme davranışını köklü biçimde değiştirmesine yol açabilmektedir.

Siyaset bilimi literatürü dikkate alındığında, bu durum siyasal toplumsallaşma araçlarıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisini destekler niteliktedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve medya gibi ikincil gruplar, yetişkinlik evresinde siyasal tutumların yeniden inşasında dönüştürücü bir role sahip olabilir.

Cevap

Meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve medya gibi ikincil gruplar, yetişkinlik evresinde siyasal tutumların yeniden inşasında dönüştürücü bir role sahip olabilir.
Doğru yanıt, siyasal toplumsallaşmanın dinamik ve yaşam boyu süren bir olgu olduğunu en iyi yansıtan ifadedir. Metinde verilen senaryoda, bireyin sendikaya katılması ve medyayı takip etmesi gibi yetişkinlik dönemi pratiklerinin, onun çocuklukta edindiği temel siyasal değerleri dönüştürebildiği açıkça ifade edilmiştir. Bu durum, ikincil toplumsallaşma araçlarının (meslek örgütleri, sivil toplum, medya vb.) bireyin siyasal kimliğini yeniden inşa etmedeki gücünü kanıtlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel vurguyu analiz et.
Metin, bireyin çocuklukta edindiği tutumların yetişkinlik döneminde iş hayatı, sendika ve medya gibi unsurların etkisiyle değişebileceğini vurgulamaktadır.
Sorunun neyi ölçtüğünü ve hangi siyasal toplumsallaşma aşamasına odaklandığını belirlemek için.
2
Siyasal toplumsallaşmanın doğası hakkındaki teorik bilgiyi hatırla.
Siyasal toplumsallaşma sadece ailede bitmez, yaşam boyu devam eder (sürekli toplumsallaşma). Yetişkinlikte ikincil gruplar devreye girer.
Seçeneklerdeki iddiaların bilimsel geçerliliğini test etmek için.
3
Seçenekleri bu bilgiler ışığında değerlendir.
Süreci sadece çocuklukla sınırlayan, sadece okula indirgeyen veya tutumların asla değişmeyeceğini iddia eden seçenekler elenir.
Metnin ana fikri ile çelişen ve literatürdeki yaygın yanılgıları yansıtan çeldiricileri ayıklamak için.

Anahtar Kavram

Siyasal Toplumsallaşmanın Sürekliliği ve İkincil Araçların Rolü

Alternatif Yöntem

Soru kökündeki 'değiştirilebilme' ve 'yetişkinlik' vurgularının altını çizerek, seçeneklerdeki 'statik', 'yegâne', 'mutlak', 'hiçbir zaman' gibi kesinlik ve değişmezlik bildiren tuzak kelimeleri eleyerek doğrudan esneklik bildiren doğru seçeneğe ulaşılabilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 12Soru

Siyasal toplumsallaşma sürecinde bireyin, vatandaşlık bilgisi dersleri veya siyasi parti eğitimleri gibi doğrudan siyasal içerikli programlara maruz kalmadan; aile içindeki otorite ilişkileri, arkadaş gruplarındaki etkileşimler veya okulun disiplin yapısı gibi siyasal olmayan yaşantılar aracılığıyla siyasal tutum ve değerler geliştirmesi süreci aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örtük (dolaylı) toplumsallaşma

Cevap

Siyasal olmayan yaşantıların siyasal tutumlara dönüştüğü süreç 'örtük (dolaylı) toplumsallaşma' olarak adlandırılır.
Doğru cevap olan seçenek, bireyin doğrudan siyasi bir mesaj almadan, sosyal yaşamın diğer alanlarındaki (aile, okul, iş) otorite ve karar alma süreçlerinden edindiği tecrübeleri siyasi alana genelleyerek tutum oluşturmasını ifade eden kavramdır.

Adım Adım Çözüm

1
Toplumsallaşma içeriğini analiz etme
Soruda bireyin doğrudan siyasi bir eğitim almadığı, aksine aile ve okul gibi sosyal birimlerdeki 'siyasal olmayan' ilişkileri tecrübe ettiği saptanır.
Toplumsallaşmanın türünü belirlemek için aktarımın doğrudan mı yoksa bir yan ürün olarak mı gerçekleştiği ayırt edilmelidir.
2
Kavramsal eşleştirme yapma
Siyasal olmayan tecrübelerin (aile içi otorite gibi) siyasal tutumlara (iktidara bakış açısı gibi) yansıması 'örtük' veya 'dolaylı' toplumsallaşma tanımına uymaktadır.
Literatürde açık toplumsallaşma niyetli ve doğrudan iken; örtük toplumsallaşma kendiliğinden ve dolaylı bir süreçtir.

Anahtar Kavram

Örtük (Dolaylı) Siyasal Toplumsallaşma

Daha Fazla Pratik

Siyasal toplumsallaşma araçlarının (aile, okul, kitle iletişim araçları) hangi durumlarda açık, hangi durumlarda örtük toplumsallaşma sağladığını karşılaştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 13Soru

Siyasal toplumsallaşma, bireyin siyasal sisteme ilişkin tutum, inanç ve değerleri öğrenme sürecidir. Bu süreç "açık (doğrudan)" ve "örtük (dolaylı)" olmak üzere iki farklı şekilde gerçekleşebilir. Açık toplumsallaşma, siyasal bilginin ve değerlerin bilinçli, kasıtlı bir şekilde aktarılmasını içerirken; örtük toplumsallaşma, siyasal olmayan tutumların ve deneyimlerin zamanla bireyin siyasal davranışlarına zemin hazırlamasıdır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi siyasal toplumsallaşmanın "örtük (dolaylı)" türüne örnek oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aile içindeki katı hiyerarşik ilişkileri içselleştiren bir bireyin, yetişkinlikte otoriter siyasal liderlere daha fazla itaat etme eğilimi göstermesi

Cevap

Aile içindeki katı hiyerarşik ilişkileri içselleştiren bir bireyin, yetişkinlikte otoriter siyasal liderlere daha fazla itaat etme eğilimi göstermesi
Doğru seçenek, örtük (dolaylı) siyasal toplumsallaşmanın tanımını tam olarak karşılamaktadır. Örtük toplumsallaşmada birey, siyasal olmayan bir ortamda (örneğin aile içindeki sıradan otorite ilişkilerinde) kazandığı alışkanlıkları ve değerleri, daha sonra siyasal alana transfer eder. Aile içindeki hiyerarşinin sonradan siyasal itaat eğilimine dönüşmesi, kasıtlı bir siyasi eğitimin değil, dolaylı bir yaşantının sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Açık ve örtük toplumsallaşma tanımlarını analiz etme.
Açık toplumsallaşma doğrudan siyasi mesaj içerir (ders, miting, kampanya); örtük toplumsallaşma ise siyasi olmayan tecrübelerin siyasi tutuma dönüşmesidir (aile dinamiği, arkadaşlık ilişkileri).
Soru kökündeki temel ayrımı doğru kavrayarak seçenekleri elemek için.
2
Seçeneklerdeki durumların 'siyasi kasıt' taşıyıp taşımadığını değerlendirme.
Mitinge götürmek (siyasi kasıt var - açık), yurttaşlık dersi vermek (siyasi kasıt var - açık). Aile içi hiyerarşi ise özünde siyasi bir kasıt taşımaz ancak siyasi bir sonuca yol açar (örtük).
Örtük toplumsallaşmanın temel şartı olan 'siyasi olmayan başlangıç' kriterini tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Örtük (Dolaylı) Siyasal Toplumsallaşma
Soru 14Soru

Bireylerin toplumsal yaşam içerisinde edindikleri sivil deneyimler, onların siyasete bakış açılarını temelden şekillendirebilmektedir. Örneğin bir bireyin, küçük yaşlarda katıldığı izci kamplarında veya spor müsabakalarında takım çalışmasını, hakem kararlarına saygı duymayı ve ortak kurallara itaat etmeyi öğrenmesi; yetişkinlik döneminde ise bu alışkanlıklarını devlet otoritesini kabullenme ve yasal düzenlemelere uyum sağlama şeklinde siyasal alana aktarması sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.

Bu parçada örneklendirilen süreç, siyaset bilimi kapsamında aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dolaylı siyasal toplumsallaşma

Cevap

Doğru yanıt dolaylı siyasal toplumsallaşmadır. Çünkü parçada doğrudan siyasi bir eğitim değil, sivil bir alanda öğrenilen kuralların siyasete uyarlanması söz konusudur.
Parçada verilen örnekte birey; izci kampı veya spor müsabakası gibi siyasal olmayan bir alanda otoriteye, kurallara ve hakemlere itaat etmeyi öğrenmektedir. Bu kazanımların daha sonra devlet otoritesine ve yasalara saygı biçimine dönüşmesi, siyasal değerlerin kasıtlı olmadan, aktarım yoluyla öğrenildiğini gösterir. Siyaset bilimi literatüründe bu aktarım sürecine dolaylı (veya örtük) siyasal toplumsallaşma adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel sürecin analiz edilmesi
Bireyin sivil alanda (spor, izci kampı) edindiği kurallara uyma davranışını sonradan siyasal alana aktardığı tespit edilmiştir.
Sorunun hangi kavramsal çerçeveye oturduğunu anlamak için örneğin niteliği belirlenmelidir.
2
Toplumsallaşma türlerinin gözden geçirilmesi
Siyasal içeriği olmayan tutum ve inançların sonradan siyasal alana taşınması durumunun literatürde hangi kavrama karşılık geldiği değerlendirilir.
Siyasal toplumsallaşmanın doğrudan ve dolaylı olmak üzere ikiye ayrıldığı bilgisini kullanmak gerekir.
3
Doğru kavramın eşleştirilmesi
Belirli bir siyasi amaç taşımayan, ancak siyasal davranışa temel oluşturan bu öğrenme biçiminin dolaylı siyasal toplumsallaşma olduğu sonucuna varılır.
Doğrudan toplumsallaşmada kasıtlı siyasi aktarım varken, burada sivil deneyimlerin transferi vardır.

Anahtar Kavram

Dolaylı (Örtük) Siyasal Toplumsallaşma
Soru 15Soru

Gabriel Almond ve Sidney Verba, klasikleşen çalışmalarında istikrarlı bir demokratik rejimin temeli olarak 'Sivil Kültür' (Civic Culture) modelini önermişlerdir. Almond ve Verba'nın teorisinde bireylerin siyasete yönelimleri; genel sisteme, girdi süreçlerine, çıktı süreçlerine ve siyasal bir aktör olarak kendi rollerine karşı tutumları üzerinden analiz edilir.

Buna göre, Almond ve Verba'nın 'Sivil Kültür' kavramsallaştırmasının yapısal özelliği aşağıdakilerden hangisinde en doğru şekilde ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dar (yerel), uyruk (teba) ve katılımcı kültür özelliklerinin belirli oranlarda bir arada bulunduğu, vatandaşların siyasal aktivitesi ile sisteme bağlılık durumunun dengelendiği karma bir yapıdır.

Cevap

Sivil kültürün dar (yerel), uyruk (teba) ve katılımcı kültür özelliklerini bir arada barındıran, aktivite ile pasifliğin dengelendiği karma bir yapı olduğunu belirten seçenektir.
Doğru seçenek, Almond ve Verba'nın 'Sivil Kültür' kavramının özünü tam olarak yansıtmaktadır. Sivil kültür (civic culture); dar (parochial), uyruk (subject) ve katılımcı (participant) kültür öğelerinin birbirini dışlamadan bir arada var olduğu karma (mixed) bir kültürdür. Bu modelde katılımcı vatandaşlık bilinci bulunmakla birlikte, siyasal sisteme duyulan güven ve sadakat (uyruk kültürü özelliği) ile yerel bağlılıklar da varlığını sürdürür. Bu denge, demokrasilerde hükümetlerin hem vatandaş taleplerine duyarlı olmasını hem de sürekli bir baskı altında kalmadan etkin bir şekilde yönetebilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Almond ve Verba'nın Siyasal Kültür sınıflandırmasındaki üç temel ideal tipi (Dar, Uyruk, Katılımcı) hatırla.
Dar kültürde sisteme yönelim yoktur; Uyruk kültüründe sistem ve çıktılara yönelim vardır ancak katılım yoktur; Katılımcı kültürde ise tüm süreçlere (sistem, girdi, çıktı, aktör olarak benlik) yönelim vardır.
Sivil Kültür modelini anlamak için öncelikle onu oluşturan temel yapı taşlarını bilmek gerekir.
2
Almond ve Verba'nın istikrarlı demokrasiler için öngördüğü 'Sivil Kültür' (Civic Culture) kavramının içeriğini analiz et.
Yazarlar, saf bir katılımcı kültürün (herkesin sürekli siyasete müdahil olması) sistemde aşırı yüklenmeye ve istikrarsızlığa yol açacağını savunur. Bu nedenle ideal olan, rasyonel aktivizm (katılımcı kültür) ile sistemin işleyişine izin veren bir miktar sadakat ve pasifliğin (uyruk ve dar kültür) harmanlanmasıdır.
Sivil Kültür kavramı sıklıkla yanlış bir şekilde 'en yüksek düzeyde katılım' olarak anlaşıldığı için bu ayrımın yapılması kritik önem taşır.
3
Seçenekleri bu karma (heterojen) yapı tanımı ışığında değerlendir.
Sivil kültürün bu üç ideal tipin dengeli bir karışımı olduğunu ifade eden seçenek doğru cevaptır. Diğer seçenekler sırasıyla saf katılımcı, saf uyruk, totaliter ve saf dar kültür özelliklerini tanımlamaktadır.
Sorunun kökü 'en doğru ifadeyi' bulmayı gerektirmektedir.

Anahtar Kavram

Sivil Kültür (Civic Culture) ve Siyasal Kültür Sınıflandırmaları
Soru 16Soru

Siyasal toplumsallaşma literatüründe, bireyin erken çocukluk döneminde edindiği bilgilerin sonraki aşamalardaki öğrenmeleri bir süzgeçten geçirdiğini savunan "Öncelik İlkesi" (Primacy Principle) ile bu ilk öğrenmelerin siyasal kimliğin temel iskeletini oluşturduğunu belirten "Yapılandırma İlkesi" (Structuring Principle) birlikte ele alınmaktadır. Bu iki ilke ve siyasal toplumsallaşma araçlarının işleyişi dikkate alındığında, aşağıdaki analizlerden hangisi akademik olarak en tutarlı açıklamadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erken yaşta aile ortamında kazanılan temel siyasal değer ve aidiyetler, okul ve medya gibi ikincil araçlardan gelen iletilerin anlamlandırılmasında bilişsel bir çerçeve sunarak yeni bilgilerin mevcut yapıya uyarlanmasını veya reddedilmesini sağlar.

Cevap

Erken yaşta aileden edinilen temel siyasal değerlerin, sonraki araçlardan gelen bilgileri filtreleyerek bilişsel bir çerçeve oluşturduğunu ifade eden analiz doğrudur.
Siyaset biliminde siyasal toplumsallaşma araçları hiyerarşik bir sıra izler. Birincil toplumsallaşma aracı olan ailede gerçekleşen ilk öğrenmeler, hem kalıcılık (Öncelik İlkesi) hem de sonraki öğrenmelerin zeminini oluşturma (Yapılandırma İlkesi) gücüne sahiptir. Bu durum, bireyin yetişkinlikte karşılaştığı okul, medya veya siyasi partiler gibi ikincil araçlardan gelen iletileri doğrudan kabul etmek yerine, aileden tevarüs ettiği değerler süzgecinden geçirerek anlamlandırmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Öncelik ve Yapılandırma ilkelerinin tanımlanması.
Öncelik ilkesi 'ilk öğrenilenin en kalıcı olduğu', yapılandırma ilkesi ise 'ilk öğrenilenin sonraki öğrenmeleri şekillendirdiği' sonucuna varılır.
Siyasal toplumsallaşma hiyerarşisinin mantığını anlamak için temel teorik çerçeve gereklidir.
2
Birincil ve ikincil araçların bu ilkeler ışığında etkileşiminin analizi.
Ailenin (birincil) sağladığı ilk müktesebatın, okul ve medya (ikincil) gibi araçların etkisini süzdüğü tespit edilir.
Toplumsallaşma araçları arasındaki hiyerarşik ve ardışık ilişkiyi belirlemek sorunun çözüm anahtarıdır.
3
Seçeneklerdeki süzgeç/filtre vurgusunun tespiti.
Bilişsel çerçeve ve yeni bilgilerin mevcut yapıya uyarlanması ifadesi teorik modele tam uyum sağlar.
Akademik literatürde bu durum 'bilişsel tutarlılık' ve 'siyasi algı filtreleri' ile açıklanır.

Anahtar Kavram

Öncelik ve Yapılandırma İlkeleri Ekseninde Toplumsallaşma Araçlarının Etkileşimi
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 17Soru

Gabriel Almond ve Sidney Verba tarafından geliştirilen siyasal kültür sınıflandırmasında; bireylerin merkezi siyasal sistemin ve hükümetin sunduğu hizmetlerin (çıktıların) farkında olduğu, ancak kendilerini siyasal karar alma süreçlerini etkileyebilecek (girdi) aktif bir aktör olarak görmedikleri ve sisteme karşı pasif bir itaat içinde oldukları kültür tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uyruk (Tebaa) Siyasal Kültürü

Cevap

Uyruk (Tebaa) Siyasal Kültürü
Uyruk (tebaa) siyasal kültürü, bireylerin merkezi siyasal otoriteyi tanıdığı, devletin sunduğu hizmetlerin veya koyduğu kuralların (çıktı süreci) farkında olduğu ancak siyasal sürece katılma, kararları etkileme veya itiraz etme (girdi süreci) konusunda kendilerini yetkin görmedikleri, pasif ve itaatkar bir tutum sergiledikleri modeldir.

Adım Adım Çözüm

1
Almond ve Verba'nın üç temel siyasal kültür tipini hatırla.
Dar, Uyruk ve Katılımcı kültür tipleri.
Sınıflandırmanın temel kategorilerini belirlemek için.
2
Bireyin sistemle olan ilişkisini (girdi-çıktı yönelimi) analiz et.
Birey çıktılardan (hizmetler, yasalar) haberdar fakat girdi (katılım) konusunda pasiftir.
Soruda verilen özellikleri modelle eşleştirmek için.
3
Tanımlanan özellikleri 'Uyruk' kültürü ile eşleştir.
Pasif itaat ve sadece çıktı odaklılık Uyruk kültürünün temel özelliğidir.
Doğru yanıtı kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Uyruk (Tebaa) Siyasal Kültürü

İpuçları

1
Bireyin siyasal sisteme 'itaat eden bir nesne' mi yoksa 'katılan bir özne' mi olduğuna odaklanın.
2
Bu tipte birey devletin varlığını ve yasalarını bilir (çıktı) ama oy verme veya protesto gibi yollarla sisteme yön vermez (pasif girdi).

Daha Fazla Pratik

Dar, Uyruk ve Katılımcı kültürlerin 'Siyasal Sisteme', 'Girdilere', 'Çıktılara' ve 'Kendi Siyasal Rolüne' yönelik tutumlarını bir tablo üzerinden tekrar edin.
Tahmini Süre:45s
Soru 18Soru

Çok kültürlü bir demokratik devlette, belirli bir coğrafi bölgede yaşayan bir topluluk, kendi anadilinde eğitim ve yerel düzeyde daha fazla kültürel özerklik talep etmektedir. Ancak bu topluluk, aynı zamanda ulusal parlamentodaki temsilcileri aracılığıyla yasa yapım süreçlerine aktif olarak katılmakta, vergi yükümlülüklerini yerine getirmekte ve genel anayasal düzene bağlılığını açıkça ifade etmektedir.

Siyaset bilimi literatürüne göre, bu topluluğun egemen siyasal kültür ile kurduğu ilişki aşağıdakilerden hangisiyle en doğru şekilde açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Topluluk, egemen siyasal sistemin genel meşruiyetini kabul eden, farklılıklarını yasal ve katılımcı yollarla ifade eden entegre bir siyasal alt kültür niteliği taşımaktadır.

Cevap

Egemen siyasal sistemin meşruiyetini reddetmeyen, anayasal düzene bağlı kalarak siyasal süreçlere aktif katılım gösteren grupların oluşturduğu yapı, entegre bir siyasal alt kültür örneğidir.
Doğru seçenek, siyasal alt kültürlerin her zaman egemen kültürle uzlaşmaz bir çatışma içinde olmak zorunda olmadığını vurgular. Demokratik bir çerçevede, anayasal düzenin meşruiyetini kabul ederek kendi taleplerini katılımcı mekanizmalarla dile getirebilen alt kültürler, sisteme entegre alt kültürler olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki topluluğun temel özelliklerini analiz et.
Topluluğun yerel ve kültürel talepleri bulunmakla birlikte, yasal sınırlar içinde kalarak siyasal süreçlere aktif (parlamento düzeyinde) katıldığı tespit edilir.
Topluluğun eylem biçimi, onların siyasal kültüre katılım düzeyini belirler.
2
Topluluğun egemen kültüre karşı tutumunu değerlendir.
Sistemin meşruiyetini reddetmeyen, vergi veren ve anayasal düzene bağlı olan bu grup, egemen kültürle uzlaşmaz bir çatışma içinde değildir.
Alt kültürlerin egemen kültürle ilişkisi, sistemin istikrarını ve alt kültürün niteliğini tanımlar.
3
Kavramsal eşleştirmeleri yap ve yanlış seçenekleri ele.
Grup aktif katılım gösterdiği için 'dar' veya 'tabiiyetçi' olamaz; sistemi yıkma amacı gütmediği için 'karşı-kültür' olamaz; sadece kendi tanınmasını istediği için 'çoğunlukçu' olamaz.
Almond ve Verba'nın tipolojileri ile siyaset bilimindeki diğer kavramların (çoğulculuk, meşruiyet) doğru uygulanması gerekir.
4
Doğru sonuca ulaş.
Topluluğun tutumu, farklılıklarını korurken genel sisteme uyum sağlayan katılımcı ve entegre bir siyasal alt kültürü yansıtmaktadır.
Demokratik toplumlarda alt kültürler, meşruiyet çerçevesinde sisteme değer katan yapılar olarak varlık gösterebilir.

Anahtar Kavram

Siyasal Alt Kültürlerin Egemen Kültürle Entegrasyonu
Soru 19Soru

Siyasal toplumsallaşma süreci ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi bu sürecin 'süreklilik' özelliğini en doğru şekilde yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal toplumsallaşma, bireyin çocukluk döneminde aile içinde başlayıp yaşamının sonuna kadar devam eden dinamik bir süreçtir.

Cevap

Siyasal toplumsallaşmanın çocuklukta başlayıp yaşam boyu devam eden dinamik bir süreç olması.
Siyasal toplumsallaşma, bireyin doğumundan itibaren başlayan ve hayatının sonuna kadar farklı araçlar (aile, okul, akran grupları, medya, iş çevresi) yoluyla devam eden kesintisiz bir süreçtir. Doğru olan seçenek, bu sürecin çocuklukta başlayıp yaşam boyu sürdüğünü ve dinamik olduğunu açıkça belirtmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Siyasal toplumsallaşma kavramının zaman boyutu analiz edilir.
Kavramın sadece bir döneme (çocukluk gibi) özgü olmadığı görülür.
Siyaset biliminde toplumsallaşma, bireyin toplumun siyasal kültürünü içselleştirdiği kesintisiz bir süreçtir.
2
'Süreklilik' ve 'Yeniden Toplumsallaşma' kavramları değerlendirilir.
Bireyin yetişkinlikte de iş arkadaşları, medya ve değişen toplumsal koşullarla yeni siyasal tutumlar edindiği tespit edilir.
Yaşamın farklı evrelerinde karşılaşılan yeni etkiler, siyasal kimliğin dinamik kalmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Siyasal Toplumsallaşmanın Yaşam Boyu Devamlılığı
Soru 20Soru

Gabriel Almond ve Sidney Verba'nın karşılaştırmalı siyasetin mihenk taşlarından biri kabul edilen *The Civic Culture* (Sivil Kültür) adlı çalışmalarında; istikrarlı bir demokratik sistemin devamlılığı için önerdikleri ideal siyasal kültür modeli, "saf katılımcı" (pure participant) bir yapıdan ziyade "karışık/hibrit" (mixed) bir karakter sergilemektedir.

Almond ve Verba'ya göre, demokratik bir sistemin hem vatandaşların taleplerine yanıt verebilmesini hem de yönetme kapasitesini (otoriteyi) koruyabilmesini sağlayan bu dengeleyici mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Katılımcı siyasal kültür özelliklerinin; siyasal sistemin meşruiyetini ve otoritesini besleyen "uyruk" (subject) ve yerel bağlılıkları koruyan "dar" (parochial) tutumlarla dengelenerek, vatandaşlık katılımı ile hükümet etkinliği arasında bir gerilim/denge yaratması.

Cevap

Sivil kültürün, katılımcı tutumları uyruk ve dar yönelimlerle dengeleyerek sistemin yönetilebilirlik ve katılım arasındaki gerilimi sürdürmesidir.
Doğru yanıt olan seçenek, Almond ve Verba'nın temel tezini yansıtmaktadır: Sivil kültür, vatandaşların hem sisteme katıldığı hem de sistemin otoritesine (uyruk yönelimi) saygı duyduğu dengeli bir yapıdır. Bu denge, demokrasinin hem 'katılımcı' hem de 'yönetilebilir' olmasını sağlar. 'Dar' ve 'uyruk' yönelimler, siyasal sistem üzerindeki yoğun baskıyı hafifleten ve istikrarı sağlayan unsurlar olarak görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Almond ve Verba'nın sivil kültür (civic culture) tanımını analiz et.
Sivil kültürün 'saf' bir tip değil, 'karışık' (mixed) bir tip olduğu sonucuna ulaşılır.
Yazarlar istikrarlı demokrasilerde vatandaşların her zaman aktif olmadığını, bazen pasif 'uyruk' gibi davrandığını gözlemlemiştir.
2
Katılımcı kültür ile rasyonel-aktivist miti arasındaki farkı ayırt et.
Sivil kültürde vatandaşlar 'potansiyel olarak aktif'tir; bu durum hükümetlere hem hareket alanı sağlar hem de denetim altında tutar.
Herkesin her an aktif olması (saf katılımcı) sistemde talep patlamasına ve istikrarsızlığa yol açabilir.
3
Seçeneklerdeki yönelim türlerini (Sistem, Girdi, Çıktı, Benlik) karşılaştır.
Sivil kültürün; aktivizm (girdi) ile itaat (çıktı) ve yerel sadakatleri (dar) birleştirdiği doğrulanır.
İstikrar, modern ve geleneksel olanın çatışmasından değil, sentezinden doğar.

Anahtar Kavram

Sivil Kültürün Karışık (Mixed) Yapısı ve İstikrar Fonksiyonu

Daha Fazla Pratik

Almond ve Verba'nın 'Siyasal Uyum' (Congruence) teorisini ve siyasal kültür ile siyasal yapı arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Sayfa 1 / 8Sonraki
Siyasal Kültür ve Toplumsallaşma Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi | Examkin