Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı Devleti’nden devraldığı dış borçların tasfiyesi sürecinde, yılında alacaklı devletlerle imzalanan Paris Sözleşmesi ile borçların anapara ve faiz yükünde önemli indirimler yapılmış ve ödemeler Fransız Frangı cinsinden belirli bir takvime bağlanmıştır.
Buna göre, Paris Sözleşmesi’nin borç yönetimi ve tarihsel gelişimi açısından temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
- ABorçların tamamının tek taraflı olarak geçersiz sayıldığı bir 'borcun reddi' (repudiasyon) süreci olması
- Borçların faiz ve vade koşullarının borçlu lehine iyileştirilmesini içeren bir 'konversiyon' ve 'tahkim' işlemi olmasıCevap
- CVadesi gelen borçların ödenemeyeceğinin tek taraflı olarak ilan edildiği bir 'moratoryum' belgesi olması
- DBorçların sadece para basımı (emisyon) yoluyla itfa edilmesini öngören bir iç borç düzenlemesi olması
- Esayılı Kanun ile getirilen modern borç yönetimi ilkelerinin ilk kez uygulandığı süreç olması
Cevap
1933 Paris Sözleşmesi, borçların faiz ve vade koşullarının iyileştirilmesini içeren bir konversiyon ve tahkim süreci niteliği taşımaktadır.
Doğru yanıt olan seçenek, Paris Sözleşmesi'nin teknik niteliğini yansıtmaktadır. Bu sözleşme ile Osmanlı borçlarının faiz yükü hafifletilmiş (konversiyon) ve ödeme takvimi uzun vadeye yayılarak borçlar konsolide edilmiştir (tahkim). Bu durum borç yönetiminde borçlu lehine yapılan yapısal bir iyileştirmedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Cumhuriyet Dönemi Borç Yapılandırması (1933 Paris Sözleşmesi)