Kamu harcamalarının artışı ve bu artışın makroekonomik sınırları üzerine yapılan teorik tartışmalarda, kamu kesimi büyüklüğünün enflasyonist etkileri üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda öne sürülen özgün bir yaklaşıma göre; devletin denk bütçe politikası izlemesi (kamu gelirlerinin kamu giderlerine eşit olması), enflasyonu önlemek için kendi başına yeterli bir güvence sağlamaz. Eğer kamu harcamalarını finanse etmek için toplanan vergilerin milli gelire oranı olarak kabul edilen eşiği aşarsa; sendikaların ve çalışanların düşen harcanabilir gelirlerini telafi etmek için daha yüksek ücret talep etmeleri, müteşebbislerin ise artan vergi yükünü fiyatlara yansıtma çabaları ve azalan yatırım şevkleri sonucunda ekonomi talep yönlü değil, arz yönlü (maliyet) bir enflasyon sarmalına sürüklenir.
Buna göre, bütçe denkliği sağlansa dahi kamu harcamalarının (ve vergi yükünün) belli bir eşiği aşmasının yaratacağı enflasyonist mekanizmayı açıklayan yaklaşım ve bu yaklaşıma dair ifade aşağıdakilerden hangisidir?
- Colin Clark'ın Kritik Sınır Yaklaşımı'dır; vergi yükünün milli gelirin 'ini aşmasının çalışma ve yatırım teşviklerini bozarak maliyet enflasyonuna yol açacağını savunur.Cevap
- BPeacock ve Wiseman'ın Sıçrama Tezi'dir; olağanüstü dönemlerde kamu harcamalarının eşiğini aşmasının kalıcı bir talep enflasyonuna neden olacağını ileri sürer.
- CWilliam Baumol'ün Dengesiz Büyüme Modeli'dir; kamu sektöründeki düşük verimliliğin, devletin ekonomideki payı dörtte bire ulaşınca kaçınılmaz olarak yapısal enflasyonu tetikleyeceğini savunur.
- DAdolph Wagner'in Sürekli Artış Kanunu'dur; sanayileşme süreciyle birlikte devlet faaliyetlerinin barajına ulaşmasının uzun dönemli ve sürekli bir fiyat artışına yol açacağını iddia eder.
- ERichard Musgrave'in Gelişme Aşamaları Yaklaşımı'dır; ekonomik kalkınmanın ileri aşamalarında artan sosyal transferlerin milli gelirin 'ini geçmesiyle refah devleti enflasyonunun ortaya çıkacağını savunur.