Soru

Zorluk: OrtaPost-Keynesyen Yaklaşımda Maliye Politikası

Küresel finansal piyasalardaki dalgalanmaları değerlendiren bir politika metninde, "Piyasa ekonomileri doğası gereği istikrarsızdır ve yatırım kararları riskten ziyade sayısal olarak hesaplanamayan mutlak belirsizlik (fundamental uncertainty) altında alınmaktadır. Bu ortamda nakit akışlarının bozulması, sistemik krizlere yol açabilir. Dolayısıyla, maliye politikasının salt kaynak tahsisi aracı olmaktan öte, makroekonomik istikrarı sağlayıcı kurumsal bir çıpa olması zorunludur." ifadelerine yer verilmiştir.

Post-Keynesyen iktisat okulunun temel argümanları dikkate alındığında, bu metinde vurgulanan çerçeveye göre bütçe açıklarının kriz dönemlerindeki temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Dışlama etkisi (crowding-out) kaygısı gütmeksizin, makroekonomik kârlılık düzeyini destekleyerek özel kesimin nakit akışlarını ve borç ödeme kapasitelerini güvence altına almakCevap
  2. B
    İktisadi ajanların rasyonel beklentilere sahip olduğu varsayımıyla, bütçe açıklarının gelecekteki vergi yükü algısını değiştirerek efektif talebi canlandırmak
  3. C
    Para arzının dışsal olarak belirlendiği IS-LM modeli çerçevesinde, genişletici maliye politikasının faiz oranları üzerindeki yukarı yönlü baskısını kırmak
  4. D
    Gelir dağılımına müdahale etmek yerine, bütçe açıklarını yalnızca kaynak tahsisinde etkinliği sağlayacak üretken altyapı yatırımlarıyla sınırlandırmak
  5. E
    Emisyonla finanse edilen kamu harcamalarının yaratacağı enflasyon vergisi aracılığıyla, ekonomideki atıl fonları zorunlu tasarruflar şeklinde yatırımlara yönlendirmek

Cevap

Post-Keynesyen yaklaşımda bütçe açıkları, dışlama etkisi yaratmadan makroekonomik kârlılığı destekler ve özel sektörün borç ödeme kapasitesini güvence altına alarak finansal çöküşü engeller.
Post-Keynesyen iktisatçılardan Hyman Minsky'nin 'Finansal İstikrarsızlık Hipotezi'ne ve Michal Kalecki'nin makroekonomik kâr denklemine göre; kapitalist sistemde firmaların borçluluk oranları ekonomik canlılık dönemlerinde artar ve sistem kırılganlaşır. Mutlak belirsizlik altında yatırımlar aniden durduğunda, özel sektörün kârlılığı hızla düşer. Bu kritik aşamada devletin bütçe açığı vermesi ('Büyük Hükümet' mekanizması), makroekonomik boyutta kârları destekler. Yaratılan bu kârlar, firmaların nakit akışlarını düzelterek borçlarını ödemelerini sağlar ve zincirleme iflasların (borç deflasyonu) önüne geçer. Ayrıca Post-Keynesyenler paranın içsel olduğunu (endojen para) savundukları için, devletin borçlanmasının özel sektörü dışlamayacağını (crowding-out yaratmayacağını) ifade ederler.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki kavramları (mutlak belirsizlik, finansal istikrarsızlık, nakit akışlarının bozulması) tanımlamak.
Bu kavramlar, Hyman Minsky'nin Finansal İstikrarsızlık Hipotezi'nin ve Post-Keynesyen iktisadın temel taşlarıdır.
Sorunun hangi teorik çerçevede çözüleceğini belirlemek.
2
Post-Keynesyen teorinin (Minsky ve Kalecki) bütçe açıklarına bakışını analiz etmek.
Michal Kalecki'nin makroekonomik kâr denklemine göre devletin bütçe açığı, özel sektör kârlarına doğrudan eklenir. Minsky'ye göre ise kriz anında 'Büyük Hükümet' bütçe açığı vererek firmaların bozulan nakit akışlarını onarır ve borç deflasyonunu durdurur.
Bütçe açıklarının sadece talep yaratıcı değil, aynı zamanda finansal kırılganlığı önleyici işlevini ortaya koymak.
3
Diğer iktisadi yaklaşımları temsil eden çeldiricileri elemek.
Rasyonel beklentiler (Yeni Klasik), IS-LM modeli / dışsal para (Ortodoks Keynesyen) ve salt kaynak tahsisi (Neoklasik) içeren seçenekler Post-Keynesyen görüşle uyuşmaz.
Post-Keynesyenler paranın içsel olduğunu (dışlama etkisinin olmadığını) savunur ve mutlak belirsizlik nedeniyle rasyonel beklentiler varsayımını geçersiz kabul eder.

Anahtar Kavram

Post-Keynesyen Maliye Politikası: Minsky'nin Finansal İstikrarsızlık Hipotezi ve Kalecki'nin Kâr Denklemi
Bu soruyu puanla