Soru

Zorluk: ZorBorçlanma Politikası

Yüksek oranlı talep enflasyonu ve yapısal bütçe açıklarının eş anlı olarak yaşandığı bir ekonomide, Hazine yönetimi bütçe açıklarını finanse etmek için Merkez Bankası avansları veya ticari bankalar yerine, doğrudan banka dışı özel kesime (hanehalkı ve kurumsal yatırımcılara) yönelik uzun vadeli devlet tahvili ihracına ağırlık verme kararı almıştır.

Buna göre, Hazine'nin tercih ettiği bu borçlanma stratejisinin enflasyonla mücadele kapsamındaki temel makroekonomik amacı ile bu politikanın uygulanması neticesinde ortaya çıkması beklenen en belirgin risk (yan etki) aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

  1. Temel Amaç: Piyasada tüketime yönelebilecek aşırı likiditeyi emerek toplam talebi daraltmak — Risk: Faiz oranlarının yükselmesiyle özel kesim yatırımlarının dışlanması (Crowding-out)Cevap
  2. B
    Temel Amaç: Borcun parasallaşmasını (monetizasyon) sağlayarak borçlanma maliyetlerini kalıcı olarak düşürmek — Risk: Ricardocu denklik hipotezi gereği hanehalkı tasarruflarının azalıp bugünkü tüketimlerinin artması
  3. C
    Temel Amaç: Kamu harcamaları çarpanının etkisini büyüterek ekonomideki atıl kapasiteyi harekete geçirmek — Risk: Yeni Klasik yaklaşıma göre tahvil ihracının net servet etkisi yaratarak enflasyonu ivmelendirmesi
  4. D
    Temel Amaç: Otomatik istikrar sağlayıcı mekanizmaların gücünü artırarak yapısal bütçe dengesini sağlamak — Risk: Mali sürüklenmeye yol açarak ekonomiyi planlanandan daha derin bir resesyona itmesi
  5. E
    Temel Amaç: Ticari bankaların kaydi para yaratma kapasitesini artırarak piyasanın acil likidite ihtiyacını karşılamak — Risk: Enflasyon vergisinin yükünü dar gelirlilerden alıp sermaye sahiplerine transfer etmesi

Cevap

Doğru eşleştirme; temel amacın piyasadaki aşırı likiditeyi emerek talebi daraltmak, en belirgin riskin ise artan faizler nedeniyle özel kesim yatırımlarının dışlanması (crowding-out) olduğunu belirten seçenektir.
Enflasyon dönemlerinde en uygun borçlanma politikası, banka dışı kesimden (halktan ve kurumlardan) uzun vadeli borçlanmaktır. Bu sayede piyasada tüketime veya özel harcamalara gidecek olan satın alma gücü geçici olarak devlete transfer edilir, emisyon veya kaydi para yaratılmamış olur (likidite emilir ve toplam talep daralır). Ancak Klasik ve Monetarist iktisatçıların vurguladığı üzere, devletin fon piyasasından büyük miktarda borçlanması faiz oranlarını artırır ve faize duyarlı olan özel kesim yatırımlarının piyasadan dışlanmasına (crowding-out) yol açar. Bu nedenle doğru eşleştirme bu iki mekanizmayı içeren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonomik konjonktürü ve uygulanan politikayı analiz et.
Ekonomide talep enflasyonu vardır. Hazine, Merkez Bankası veya ticari bankalar (parasallaşma veya kaydi para genişlemesi yaratacak kaynaklar) yerine banka dışı özel kesimden uzun vadeli borçlanmaktadır.
Politikanın anti-enflasyonist etkisini tespit etmek.
2
Politikanın temel makroekonomik amacını belirle.
Banka dışı kesimden borçlanmak, kişi ve kurumların harcanabilir gelirini (satın alma gücünü) gönüllü olarak devlete çeker. Bu durum piyasadaki atıl likiditeyi emer ve toplam talebi daraltarak enflasyonu düşürür.
Enflasyon ortamında ideal borçlanma stratejisinin işleyiş mekanizmasını kavramak.
3
Klasik ve Monetarist literatürde bu politikanın yan etkisini (riski) değerlendir.
Devletin ödünç verilebilir fonlar piyasasına girerek yüksek miktarda fon talep etmesi faiz oranlarını yukarı iter. Yükselen faizler, özel sektörün yatırım maliyetlerini artırarak yatırımların azalmasına (Dışlama - Crowding-out etkisine) neden olur.
Kamu borçlanmasının özel sektör üzerindeki makroekonomik kısıtlarını tanımlamak.

Anahtar Kavram

Banka Dışı Kesimden Borçlanmanın Makroekonomik Etkileri ve Dışlama Etkisi (Crowding-out)
Bu soruyu puanla