Kamu borç yönetiminde borçlanmanın güvenilirliğini ve piyasa kabulünü artırmak amacıyla başvurulan 'teminat (garanti) durumuna göre sınıflandırma' yaklaşımı, borcun geri ödenme taahhüdünün hukuki dayanağını ve alacaklıya sunulan ek güvenceleri esas almaktadır. Bu teorik çerçeve ve modern hazine uygulamaları göz önüne alındığında, devletin sadece genel ödeme gücü ve itibarına dayanarak gerçekleştirdiği borçlanmalar ile spesifik güvenceler sunulan borçlanmalar arasındaki farklara ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- Merkezi yönetimin kendi bütçe açıklarını kapatmak için ihraç ettiği Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) genellikle 'adi (teminatsız) borç' niteliğindeyken; bir yerel yönetimin veya KİT'in dış kredi kullanımına Hazinenin verdiği ödeme garantisi, alacaklı açısından 'şahsi teminatlı borç' mahiyetindedir.Cevap
- BKamu borçlanmasında, borcun ödenememesi riskine karşı devletin mülkiyetindeki altın rezervlerinin veya belirli gümrük gelirlerinin alacaklıya rehin edilmesi, borcun 'şahsi teminatlı' statüsünde olduğunu gösteren en güçlü kanıttır.
- CUluslararası piyasalardan sağlanan ve geri ödemesi yabancı para cinsinden taahhüt edilen dış borçlar, ülkenin döviz rezervleri birer maddi güvence teşkil ettiği için her zaman 'ayni teminatlı borç' kategorisinde değerlendirilmelidir.
- DBorçlanma süreci sonunda ortaya çıkan borcun vadesinin yıldan uzun olması (konsolide borç), borcun otomatik olarak 'teminatlı borç' statüsüne geçmesini ve rüçhan hakkı kazanmasını sağlar.
- EDevletin genel mali gücüne dayanan 'adi (teminatsız) borçlar', olası bir temerrüt durumunda diğer borçlara göre rüçhan hakkına sahip olan ve belirli bir kamu geliriyle doğrudan ilişkilendirilmiş borç türüdür.
Cevap
Hazine tarafından ihraç edilen DİBS'lerin devletin genel itibarına dayanması nedeniyle 'adi borç', Hazinenin başka bir kurumun borcuna kefil olmasının ise 'şahsi teminatlı borç' olarak sınıflandırılması doğrudur.
Kamu borçlarının sınıflandırılmasında, devletin geri ödemeyi yaparken belirli bir malı rehnetmediği veya üçüncü bir tarafın kefaletini sunmadığı, sadece genel mali gücünü kullandığı borçlar 'adi (teminatsız/çıplak) borç' olarak adlandırılır. Günümüzde devlet tahvilleri bu niteliktedir. Ancak devlet (Hazine), kendi dışında bir kuruluşun (örneğin bir belediyenin) borcuna kefil olursa, bu alacaklı için 'şahsi teminat' (kişisel garanti) anlamına gelir. Bu nedenle doğru değerlendirme, DİBS'lerin adi borç, hazine garantili dış kredilerin ise şahsi teminatlı olduğudur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Teminat Durumuna Göre Sınıflandırma: Adi, Ayni ve Şahsi Borç Ayrımı
Daha Fazla Pratik
Hazinenin borç üstlenim taahhütlerinin bütçe üzerindeki etkilerini ve 4749 sayılı Kanun kapsamındaki limitleri inceleyebilirsiniz.
Alternatif Yöntem
Borcun niteliğini belirlemek için şu soruyu sorabilirsiniz: 'Eğer borç ödenmezse, alacaklı belirli bir varlığa mı el koyacak (Ayni), başka bir kurumdan mı tahsil edecek (Şahsi), yoksa sadece genel hukuki yollara mı başvuracak (Adi)?'
Tahmini Süre:3m 0s