Bir ülkede yaşanan derin bir mali kriz sonucunda yasama organı, daha önce ihraç edilmiş olan iç borçlanma senetlerinin faiz oranlarını yasal bir düzenlemeyle tek taraflı olarak düşürmüş ve vadelerini üç yıl uzatmıştır. Alacaklı konumundaki yatırımcılar, bu durumu "sözleşme serbestisinin ve mülkiyet hakkının ihlali" olarak değerlendirerek iptal talebiyle yargı yoluna gitmiş; ancak yetkili yüksek mahkeme, devletin bu işlemini hukuka uygun bulmuştur.
Kamu borçlanmasının hukuki niteliğine ilişkin teoriler dikkate alındığında, mahkemenin verdiği bu kararın dayandığı temel yaklaşım ve gerekçesi aşağıdakilerden hangisinde en doğru şekilde ifade edilmiştir?
- Borçlanmanın, devletin egemenlik gücüne dayanan ve alacaklının yalnızca önceden belirlenmiş kurallara iştirak ettiği tek taraflı bir idari işlem (şart-işlem) olduğu, bu nedenle kamu yararı amacıyla şartların sonradan değiştirilebileceğiCevap
- BBorçlanmanın devlet ile alacaklılar arasında tam bir eşitliğe dayanan özel hukuk sözleşmesi niteliği taşıdığı, ancak idarenin yalnızca mali iflas durumunda sözleşme hükümlerini askıya alma ayrıcalığına sahip olduğu
- Cİç borç senetlerinin vade ve faiz yapısının piyasa şartlarında belirlenmesine karşın, devletin senyoraj ve para basma yetkisine dayanarak zımni itfa mekanizmasını her koşulda devreye sokabileceği
- Dİç borçların vadesinin uzatılması işleminin, tıpkı dış borçlarda uygulanan moratoryum gibi uluslararası teamül hukukuna dayandığı ve idarenin borcun reddi (repudiasyon) yetkisi kapsamında değerlendirildiği
- EBorçlanma gelirlerinin verimli alanlarda kullanılmaması halinde, devletin borç servisi yükünü hafifletmek amacıyla alacaklıların mülkiyet hakkını sınırlandırarak tahkim yoluna gitme hakkının doğduğu
Cevap
Borçlanmanın devletin egemenlik gücüne dayanan tek taraflı bir idari işlem (şart-işlem) olduğu ve kamu yararı amacıyla şartların sonradan değiştirilebileceği yaklaşımı.
Kamu borçlanmasının hukuki niteliğini açıklayan modern yaklaşım 'Egemenlik Teorisi'dir. Buna göre, devlet borçlanırken özel bir şahıs gibi hareket etmez; kanunla önceden belirlenmiş şartlara sahip bir idari işlem (şart-işlem/katılma işlemi) tesis eder. Alacaklılar bu şartlara sadece iştirak eder. Devlet, kamu gücüne ve egemenlik hakkına dayanarak, üstün bir kamu yararı (örneğin derin bir krizin atlatılması) söz konusu olduğunda, bu şartları (vade, faiz vb.) yasal düzenlemelerle tek taraflı olarak değiştirebilir. Mahkemenin idareyi haklı bulmasının temel teorik dayanağı budur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kamu Borçlanmasının Hukuki Niteliği (Egemenlik Teorisi ve Şart-İşlem)
Tahmini Süre:2m 0s