Türkiye'de finansal serbestleşme adımlarının hız kazandığı dönemin ardından, kamu kesimi finansman ihtiyacının karşılanmasında piyasa temelli yöntemler asli araç haline gelmiştir. Ancak makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı ve kronik enflasyonun yaşandığı yıllarda yatırımcıların Türk Lirası cinsinden sabit getirili ve uzun vadeli kağıtlara olan talebi durma noktasına gelmiş, Hazine ciddi bir borç çevirme (roll-over) darboğazıyla karşı karşıya kalmıştır.
Yatırımcıların karşı karşıya kaldığı reel getiri belirsizliğini ortadan kaldırmak ve iç borçlanmada vade yapısını uzatabilmek amacıyla, bu zorlu koşullar altında Hazine tarafından uygulanan en karakteristik borç yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?
- Kur veya enflasyon riskinin tamamen kamunun üzerinde kaldığı, getiri oranı TÜFE'ye veya döviz kurlarına endekslenmiş devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) ihracına ağırlık verilmesiCevap
- Bİç borç senetlerinin reel faiz oranlarının Merkez Bankası tarafından tek taraflı olarak pozitif bölgede sabitlenmesi ve ihale yönteminden vazgeçilerek zorunlu satışlara geçilmesi
- CBütçe açıklarının finansmanı için ulusal bankacılık sistemine yönelik yasal munzam karşılık oranlarının artırılması suretiyle dolaylı yoldan vergisiz bir gelir (senyoraj) yaratılması
- DPiyasadaki kısa vadeli dalgalı borçların tamamının, yatırımcıların onayı aranmaksızın yasayla uzun vadeli konsolide borçlara çevrilerek olağanüstü tahkim (konsolidasyon) yapılması
- EHazine'nin doğrudan döviz piyasasına müdahale ederek kurları baskılaması ve bu yolla TL cinsi nominal faizleri düşürerek borçlanma maliyetlerini kalıcı biçimde azaltması
Cevap
Enflasyon ve kur riskinin devlet tarafından üstlenildiği, TÜFE'ye veya dövize endeksli devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) ihraç edildiğini belirten seçenektir.
1990'lı yıllardaki kronik enflasyon dönemlerinde yatırımcılar, Türk Lirası cinsi sabit faizli kağıtları almaktan kaçınmış ve sürekli olarak daha yüksek faiz talep etmiştir. Hazine, artan borç çevirme krizini aşmak, ihalelere olan talebi canlandırmak ve borcun vadesini uzatabilmek için yatırımcının enflasyon ile kur riskini bizzat üstlenmiştir. Bu amaçla getirisi TÜFE'ye veya dövize endeksli senetler ihraç ederek piyasaya güven vermeyi başarmıştır. Bu durum, kamu tarafında kur ve enflasyon riskinin aşırı derecede birikmesine yol açsa da o dönemin asli finansman sağlama stratejisi olmuştur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Endeksli Senetler Aracılığıyla Hazine'nin Risk Transferi ve Vade Uzatımı