Post-Keynesyen iktisat okulu, maliye politikasının makroekonomik istikrarı sağlama işlevini, ana akım (Ortodoks) Keynesyen ve Neoklasik sentez yaklaşımlarından temelde farklı bir metodolojik çerçeveye oturtur. Bu okul; paranın doğasını, ekonomik birimlerin geleceğe yönelik beklentilerini ve bölüşüm ilişkilerini analiz ederken kendine özgü varsayımlar kullanır.
Buna göre, Post-Keynesyen yaklaşımın maliye politikası tasarımı ve teorik temelleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- AMaliye politikasının temel amacı piyasa başarısızlıklarını gidererek kaynak tahsisinde etkinliği sağlamak olmalı; gelir dağılımı konusu makroekonomik istikrar analizinden bağımsız bir sosyal adalet boyutu olarak değerlendirilmelidir.
- Para arzının bankacılık sistemi tarafından içsel (endojen) olarak yaratıldığı gerçeğinden hareketle; maliye politikası, istatistiksel olarak öngörülemeyen temel belirsizlik ortamında dalgalanan özel yatırımları dengelemek ve efektif talebi desteklemek için fonksiyonel gelir dağılımını iyileştirici bir rol üstlenmelidir.Cevap
- CEkonomik karar birimlerinin gelecekteki şokları istatistiksel olasılıklarla tam olarak hesaplayabildiği varsayımıyla, iradi maliye politikalarından kaçınılmalı ve sisteme entegre edilmiş otomatik istikrar sağlayıcılara güvenilmelidir.
- DKamu harcamalarındaki artış, dışsal para arzı varsayımı altında faiz oranlarını yükselterek özel yatırımları dışlayacağından (crowding-out), maliye politikası yalnızca ekonominin likidite tuzağında olduğu durumlarda kullanılmalıdır.
- EMakroekonomik dengenin sağlanmasında asıl kısıt tasarruf yetersizliği olduğundan, devlet harcamaları yerine sermaye birikimini ve üretimi teşvik edecek arz yönlü vergi politikaları merkeze alınmalıdır.
Cevap
Post-Keynesyen maliye politikası yaklaşımını doğru yansıtan ifade, para arzının içsel olduğu bir yapıda temel belirsizliğe karşı efektif talebi desteklemek üzere fonksiyonel gelir dağılımının iyileştirilmesi gerektiğini belirten seçenektir.
Post-Keynesyen yaklaşım, Ortodoks Neoklasik Sentez'den paranın içselliği (endojenliği) ve temel belirsizlik (fundamental uncertainty) varsayımlarıyla ayrılır. Bu ekole göre para arzı bankacılık sisteminin kredi hacmine bağlıdır ve maliye politikasının bütçe açığı yaratması faiz oranlarını zorunlu olarak artırıp yatırımları dışlamaz (no full crowding-out). İkinci olarak, gelecek istatistiksel bir riskle değil temel belirsizlikle dolu olduğu için, özel sektör yatırımları 'hayvani güdülerle' dalgalanır. Devlete düşen rol; piyasa mekanizmasına bırakıldığında yetersiz kalan efektif talebi desteklemek ve bunu kalıcı hale getirmek için marjinal tüketim eğilimi yüksek olan ücretliler lehine (Kaleckigil) fonksiyonel gelir dağılımını iyileştirecek politikalar uygulamaktır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Post-Keynesyen Maliye Politikası, İçsel Para ve Temel Belirsizlik