Artan oranlı gelir vergisi rejiminin uygulandığı bir ekonomide, ilgili mali yılda çift haneli enflasyon yaşanmıştır. Ancak yasa koyucu, gelir vergisi tarifesindeki gelir dilimlerini sadece hedeflenen (fakat gerçekleşenin çok altında kalan) enflasyon oranında güncellemiştir. Aynı dönemde, kamuda ve özel sektörde çalışan maaşlı kesimin (sabit gelirliler) ücretlerine ise gerçekleşen enflasyonun gerisinde bir oranda zam yapılmıştır.
Bu makroekonomik görünüm altında, maaşlı kesimin maruz kaldığı duruma ve bunun maliye politikası üzerindeki etkilerine ilişkin aşağıdaki analizlerden hangisi teorik olarak en doğru ifadedir?
- Maaşlı kesimin nominal gelirlerindeki artışa rağmen reel satın alma güçleri düşmüş; vergi tarifesindeki yetersiz güncelleme sebebiyle üst dilimlere geçmeleriyle oluşan mali sürüklenme ise gelir dağılımındaki adaletsizliği daha da derinleştirmiştir.Cevap
- BVergi dilimlerinin gerçekleşen enflasyonun altında güncellenmesi, otomatik bir istikrar sağlayıcı olan mali sürüklenme mekanizmasını zayıflatarak maaşlı kesimin harcanabilir gelirindeki düşüşü frenlemiştir.
- CGizli bir vergi niteliğinde olan enflasyon vergisi doğası gereği artan oranlı bir yapı sergilediğinden, maaşlı kesimin enflasyon karşısındaki kaybı sermaye sahiplerine kıyasla daha oransal kalmıştır.
- DÜcretli kesimin reel gelirlerindeki bu aşınma süreci, piyasadaki kaynakların kamu kesimine aktarılmasını hızlandırdığı için temel olarak kaynak tahsisinde etkinlik amacına yönelik başarılı bir uygulamadır.
- EMaaşlı kesimin vergi sonrası gelirlerinde yaşanan bu erime, ekonomideki faktör paylarını gösteren fonksiyonel gelir dağılımını iyileştirici yönde etki yaparken, kişisel gelir dağılımını değiştirmemiştir.
Cevap
Maaşlı kesimin nominal gelirlerindeki artışa rağmen reel satın alma güçleri düşmüş ve mali sürüklenme sebebiyle gelir dağılımı aleyhlerine bozulmuştur ifadesini içeren seçenek doğrudur.
Verilen senaryoda, sabit gelirliler çifte bir kayıp yaşamaktadır. İlk olarak, maaş zamlarının enflasyonun gerisinde kalması nominal gelirleri artsa bile reel gelirlerini düşürür. İkinci olarak, gelir vergisi dilimlerinin enflasyon kadar artırılmaması, elde edilen nominal artışın kişileri otomatik olarak daha yüksek vergi dilimlerine sokmasına neden olur. Literatürde 'mali sürüklenme' (bracket creep) olarak bilinen bu durum, kişinin vergi öncesi reel geliri artmamış (hatta düşmüş) olsa bile daha yüksek oranda vergilendirilmesine yol açarak gelir dağılımı eşitsizliğini şiddetlendirir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Mali Sürüklenme (Bracket Creep), Reel/Nominal Gelir Ayrımı ve Enflasyon Vergisi
Tahmini Süre:2m 30s