Refah ekonomisinin temelini oluşturan teoremlerden ikincisi, toplumsal refahın artırılması noktasında piyasa mekanizması ile devletin bölüşüm fonksiyonu arasındaki ilişkiyi kuramsal bir çerçevede açıklar.
Buna göre, Refah Ekonomisinin İkinci Temel Teoremi'nin temel iddiası aşağıdakilerden hangisidir?
- Tüketici tercihleri ve üretim teknolojileri dışbükey olduğu sürece, başlangıç donanımlarının götürü transferlerle yeniden dağıtılması yoluyla arzulanan her Pareto etkin dağılımın bir rekabetçi denge olarak elde edilebileceğini savunur.Cevap
- BPiyasa fiyatlarının tam esnek olduğu her durumda, herhangi bir devlet müdahalesine gerek kalmaksızın kaynakların kendiliğinden Pareto etkin dağılacağını ileri sürer.
- CÖlçeğe göre artan getirilerin ve dışsallıkların bulunduğu piyasa koşullarında, Pareto optimumuna ulaşmak için devletin fiyatlar üzerinde doğrudan denetim kurması gerektiğini savunur.
- DGelir dağılımını düzeltmek amacıyla kullanılan spesifik tüketim vergileri ve sübvansiyonların, piyasa fiyat mekanizmasını bozmadan toplumsal adaleti sağlayabileceğini öngörür.
- EPiyasa etkinliği (Pareto optimumu) ile toplumsal adalet hedeflerinin kuramsal olarak birbiriyle çeliştiğini ve ikisinin aynı anda gerçekleştirilemeyeceğini iddia eder.
Cevap
Refah Ekonomisinin İkinci Temel Teoremi, dışbükeylik varsayımı altında, uygun götürü transferlerle her Pareto etkin sonuca bir rekabetçi denge olarak ulaşılabileceğini savunur.
Doğru ifade, teoremin özünü yansıtmaktadır: Eğer tercihler ve teknolojiler dışbükey ise, devlet arzuladığı herhangi bir Pareto etkin dağılıma (toplumsal adalet hedefine), piyasanın fiyat mekanizmasına dokunmadan sadece başlangıç donanımlarını götürü usullerle yeniden dağıtarak ulaşabilir. Bu durum, etkinlik ve adalet hedeflerinin kuramsal olarak birbirinden ayrıştırılabileceğini kanıtlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Ayrıştırılabilirlik İlkesi (Separation Principle)
Tahmini Süre:1m 30s