Bir ülkede uygulanan artan oranlı gelir vergisi tarifesinin basamakları, yüksek enflasyon dönemlerinde fiyatlar genel düzeyindeki artışa paralel olarak güncellenmemiştir. Bu durum; nominal geliri artan ancak reel alım gücü ve ekonomik refahı değişmeyen orta gelir grubundaki mükelleflerin, üst vergi dilimlerine girerek daha yüksek oranlı vergilendirilmesine yol açmıştır. Sonuç olarak, farklı ekonomik güce sahip olan mükellef grupları arasındaki vergi yükü dağılımı bozulmuş ve orta gelirli grupların vergi yükü üst gelir gruplarıyla benzer seviyelere yaklaşmıştır. Bu senaryoda ifade edilen durum, vergilemede adalet ilkesinin aşağıdaki boyutlarından hangisinin doğrudan ihlal edildiğini göstermektedir?
- AYatay adalet ilkesi
- Dikey adalet ilkesiCevap
- CVergide genellik ilkesi
- Dİktisadi etkinlik ilkesi
- EMali yeterlilik ilkesi
Cevap
Dikey adalet ilkesi, ödeme gücü farklı olan mükelleflerin farklı oranlarda vergi ödemesi gerektiğini savunan sosyal bir ilkedir. Enflasyonun tarife üzerindeki etkisi bu adaleti bozar.
Dikey adalet ilkesi, ödeme gücü yüksek olanların düşük olanlara kıyasla daha yüksek bir vergi yükü (oranı) üstlenmesini gerektirir. Yüksek enflasyon dönemlerinde vergi dilimlerinin sabit kalması, 'dilim kayması' (bracket creep) fenomenine yol açar. Bu durumda, gerçekte ödeme gücü artmayan orta gelir grubu, daha yüksek vergi dilimlerine girerek üst gelir gruplarıyla benzer oranlarda vergilendirilmeye başlanır. Bu durum, eşitsizler arasındaki farkın (hiyerarşinin) vergi yükü anlamında kaybolmasına neden olduğu için dikey adalet ilkesini doğrudan ihlal eder.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Vergilemede Dikey Adalet (Vertical Equity)
Alternatif Yöntem
Ödeme gücü ilkesinin bir alt unsuru olarak 'fedakarlık' teorileri üzerinden de dikey adalet analizi yapılabilir; ancak KPSS formatında dikey adalet doğrudan terim olarak sorulmaktadır.
Tahmini Süre:1m 30s