Vergilendirme Süreci

172 soru

Soru 61Soru

Vergi incelemesi sonucunda bir mükellef adına 20242024 yılına ait gelir vergisi farkı için ikmalen tarhiyat yapılmış ve hazırlanan ihbarname mükellefe 1212 Mayıs 20262026 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mükellef bu işleme karşı dava açmamış, uzlaşma veya indirim talebinde bulunmamıştır.

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümleri uyarınca, bu vergi alacağının ödeme süresinin son günü ("vade") ve gecikme faizinin hesaplanacağı sürenin son günü aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vade: 1111 Temmuz 20262026; Gecikme faizi sonu: 1111 Haziran 20262026

Cevap

Vergi borcunun vadesi 1111 Temmuz 20262026, gecikme faizinin hesaplanacağı sürenin sonu ise 1111 Haziran 20262026 tarihidir.
Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca, mükellefe tebliğ edilen ihbarnameden sonra başlayan 3030 günlük dava açma süresi içerisinde dava açılmaması durumunda vergi bu sürenin sonunda (1111 Haziran 20262026) tahakkuk eder. Kanun'un 112112. maddesi gereği, ikmalen veya re'sen tarh edilen ve normal ödeme zamanı geçmiş olan vergiler, tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde (1111 Temmuz 20262026) ödenmelidir. Gecikme faizi ise tarhiyatın ilgili olduğu dönemden verginin tahakkuk ettiği tarihe kadar hesaplandığı için faiz hesaplaması da 1111 Haziran 20262026 tarihinde durur.

Adım Adım Çözüm

1
Tahakkuk tarihinin belirlenmesi
1111 Haziran 20262026
213213 sayılı VUK uyarınca ikmalen tarh edilen vergilerde dava açılmaması halinde tahakkuk, 3030 günlük dava açma süresinin sonunda gerçekleşir (1212 Mayıs + 3030 gün = 1111 Haziran).
2
Ödeme süresinin (vade) hesaplanması
1111 Temmuz 20262026
VUK Madde 112112 uyarınca, normal ödeme zamanı geçmiş vergiler tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. 1111 Haziran'dan itibaren bir aylık süre 1111 Temmuz'da sona erer.
3
Gecikme faizi süresinin tespiti
1111 Haziran 20262026 (dahil)
Gecikme faizi, verginin normal vade tarihinden tahakkuk tarihine kadar hesaplanır. Bu senaryoda tahakkuk 1111 Haziran'da gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

İkmalen/Re'sen Tarhiyatlarda Tahakkuk ve Vade İlişkisi
Soru 62Soru

213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca, beyana dayalı tarhiyat usulünde vergi dairesi tarafından düzenlenen, verginin miktar itibarıyla hesaplandığını gösteren ve tahakkuk işlemini tamamlayarak ayrıca bir tebliğ yapılması zorunluluğunu ortadan kaldıran belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahakkuk fişi

Cevap

Tahakkuk fişi, beyana dayalı tarhiyatta verginin hesaplandığını ve tahakkuk ettiğini gösteren, ayrıca tebliğ gerektirmeyen belgedir.
Tahakkuk fişi, mükellefin beyannamesini vermesi üzerine vergi dairesince anında düzenlenen ve vergi borcunu miktar olarak kesinleştiren belgedir. Bu usulde ayrıca bir tebligat süreci işletilmez; fişin düzenlenmesi tebliğ hükmündedir.

Adım Adım Çözüm

1
Vergilendirme sürecinde mükellefin kendi rızasıyla matrah bildirdiği aşamayı belirle.
Beyana dayalı tarhiyat süreci tanımlandı.
Soruda mükellefin bildirimi üzerine yapılan işlem sorulmaktadır.
2
Beyanname verildiğinde düzenlenen ve tebliğ yerine geçen yasal belgeyi tanımla.
Tahakkuk fişinin hukuki niteliği tespit edildi.
Vergi Usul Kanunu madde 25 ve 28 uyarınca tahakkuk fişi, beyana dayalı tarhiyatın temel belgesidir.

Anahtar Kavram

Beyana dayalı tarhiyatta tahakkuk fişinin düzenlenmesi, verginin hem tarh hem de tahakkuk etmesi sonucunu doğurur.

İpuçları

1
Beyanname verdiğinizde size verilen ve borcunuzu gösteren belgeyi düşünün.
2
Bu belge düzenlendiği anda vergi 'tahakkuk' etmiş sayılır.

Daha Fazla Pratik

İkmalen ve re'sen tarhiyat usullerinde tebligatın nasıl yapıldığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 63Soru

Vergi dairesi tarafından mükellef adına düzenlenen re’sen tarhiyat ihbarnamesi, 1010 Mayıs 20262026 tarihinde mükellefin elektronik tebligat adresine ulaşmıştır. Mükellef söz konusu tarhiyata karşı herhangi bir dava açmamış, uzlaşma veya cezada indirim talebinde bulunmamıştır.

Buna göre, söz konusu vergi alacağının tahakkuk ettiği tarih aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 15 Haziran 2026

Cevap

Söz konusu vergi alacağı 15 Haziran 2026 tarihinde tahakkuk eder.
Vergi hukukunda ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda tahakkuk, vergi ihbarnamesinin tebliğinden itibaren dava açma süresinin geçmesiyle gerçekleşir. Olayda elektronik tebligat 1010 Mayıs'ta ulaşmış, 55 gün sonra yani 1515 Mayıs'ta tebliğ edilmiş sayılmıştır. 3030 günlük dava açma süresi 1616 Mayıs'ta başlamış ve normalde 1414 Haziran'da dolmaktadır. Ancak 1414 Haziran Pazar gününe denk geldiği için süre 1515 Haziran Pazartesi günü mesai bitimine uzamıştır. Bu sürenin dolmasıyla birlikte vergi tahakkuk eder.

Adım Adım Çözüm

1
Elektronik tebligat tarihinin belirlenmesi
1010 Mayıs + 55 gün = 1515 Mayıs 20262026
VUK Madde 107/A107/A uyarınca elektronik tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
2
Dava açma süresinin hesaplanması
1616 Mayıs'ta başlar, normal şartlarda 1414 Haziran'da biter.
VUK Madde 377377 uyarınca re'sen tarhiyatlarda dava açma süresi tebliğ tarihinden itibaren 3030 gündür. Süre, tebliğin ertesi günü başlar.
3
Tatil günü kontrolü
1414 Haziran 20262026 Pazar gününe denk gelmektedir.
VUK Madde 1818 uyarınca sürenin son günü resmi tatile rastlarsa, süre tatili takip eden ilk iş gününe uzar.
4
Tahakkuk anının tespiti
1515 Haziran 20262026 Pazartesi
Dava açma süresi Pazartesi günü mesai saati bitiminde sona erdiğinden, vergi bu tarihte tahakkuk etmiş sayılır.

Anahtar Kavram

Re'sen tarhiyatta tahakkuk, tebliğ edilen ihbarnameye karşı yasal dava açma süresinin (30 gün) dava açılmaksızın sona ermesiyle gerçekleşir.

İpuçları

1
Elektronik tebligatlarda tebliğ tarihini hesaplarken +5+5 gün kuralını hatırlayın.
2
Re'sen tarhiyatlarda verginin tahakkuk etmesi için dava açma süresinin (30 gün) dolması gerektiğini unutmayın.
3
1414 Haziran 20262026 tarihinin Pazar gününe denk geldiğini ve sürenin Pazartesiye uzayacağını göz önünde bulundurun.

Daha Fazla Pratik

Eğer mükellef dava açsaydı tahakkukun ne zaman ve hangi belgeyle gerçekleşeceğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 64Soru

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre tebliğ; vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların, yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.

Buna göre, vergi hukukunda tebliğ yapılacak kimseler ve tebliğ süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüzel kişilere yapılacak tebliğlerin; bu kişilerin başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine yapılması esastır; tebliğ yapılacak kimsenin birden fazla olması durumunda bunlardan birine yapılması yeterlidir.

Cevap

Tüzel kişilere yapılacak tebliğlerin başkan, müdür veya kanuni temsilcilere yapılması, temsilci sayısı birden fazla ise bunlardan birine yapılmasının yeterli olması doğru ifadedir.
Vergi Usul Kanunu'na göre tüzel kişilerin tebliğ muhatabı, o tüzel kişiliği yöneten veya temsil eden başkan, müdür gibi kanuni temsilcilerdir. Birden fazla temsilci bulunması halinde, içlerinden herhangi birine yapılan tebliğ, tüzel kişiliğin tamamı için hukuki sonuç doğurur.

Adım Adım Çözüm

1
Tebliğ muhatabının niteliğini belirleme
Tebliğ aslen mükellefe veya ceza sorumlusuna yapılır; ancak tüzel kişilerde temsil mekanizması devreye girer.
Gerçek kişiler ve tüzel kişiler için tebliğ usulleri farklılık gösterir.
2
Tüzel kişilere yönelik özel kuralı uygulama
Başkan, müdür veya kanuni temsilciler yetkili muhataplardır.
Tüzel kişiliğin iradesi bu temsilciler aracılığıyla sakat kalmadan tebliğ alabilir.
3
Temsilci sayısının birden fazla olması durumunu değerlendirme
Sadece bir temsilciye tebliğ yapılması hukuken yeterlidir.
İdari işlemlerde pratiklik ve belirlilik ilkesi gereği tüm temsilcilere ayrı ayrı tebliğ zorunluluğu yoktur.

Anahtar Kavram

Vergi hukukunda tebliğ muhatapları ve kanuni temsil ilkeleri

İpuçları

1
Tebliğde asıl olan muhataba ulaşmaktır; ancak muhatap yoksa kimlerin 'ikame' edilebileceğine odaklanın.
2
Tüzel kişilerde (şirketler vb.) tebliğ alacak kişilerin yönetici veya temsilci sıfatı taşıması gerektiğini hatırlayın.
3
İkametgahta 18 yaş, iş yerinde ise çalışan olma şartı olduğunu ve birden fazla temsilciden birine tebliğin yettiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

İmza atmaktan imtina edilmesi durumunda uygulanan 'tebliğ şerhi' ve 'kapıya yapıştırma' usullerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 65Soru

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na (VUK) göre vergi alacağı; vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğmaktadır.

Buna göre "vergiyi doğuran olay" ve vergilendirme süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş olması veya işlemin özel hukuk hükümlerine göre geçersiz sayılması, vergi borcunun doğmasını engellemez.

Cevap

Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş olması veya işlemin özel hukuk hükümlerine göre geçersiz sayılmasının vergi borcunun doğmasını engellemeyeceği ifadesi doğrudur.
Vergi Usul Kanunu'nun 99. maddesinin ikinci fıkrasına göre; vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş olması vergi mükellefiyetini ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz. Aynı zamanda, bir işlemin özel hukuk (Medeni Hukuk, Borçlar Hukuku vb.) hükümlerine göre geçersiz sayılması da (örneğin şekil şartına uyulmaması), o işlemden doğan vergi alacağını ortadan kaldırmaz. Bu, vergi hukukunun 'ekonomik yaklaşım' ve 'bağımsızlık' ilkelerinin bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
VUK Madde 1919 analizi yapılması
Vergi alacağının vergiyi doğuran olayla (olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü) doğduğu tespit edilir.
Vergi borcunun kaynağını belirlemek sürecin ilk adımıdır.
2
VUK Madde 99 (Vergi Sorumluluğu ve Yasak Fiiller) değerlendirmesi
Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasaklanmış olmasının vergilendirmeyi etkilemediği kuralı hatırlanır.
Vergi hukukunun bağımsızlığı ve ekonomik yaklaşım ilkesi gereği fiilin yasallığı değil, iktisadi sonuç doğurması önemlidir.
3
Vergilendirme basamaklarının (Tarh, Tebliğ, Tahakkuk) ayrıştırılması
Bu basamakların borcu doğuran değil, doğmuş borcu somutlaştıran idari işlemler olduğu netleştirilir.
Borcun doğumu ile borcun hesaplanması ve tahsili arasındaki kavramsal karışıklığı gidermek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Vergi hukukunda vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesinde fiilin yasallığı veya özel hukuk geçerliliği aranmaz (Ekonomik Yaklaşım).

İpuçları

1
Vergi borcu ile bu borcun idare tarafından hesaplanması (tarh) farklı zamanlarda gerçekleşir.
2
VUK 99. maddeyi hatırlayın: Kanuna aykırı yollarla elde edilen bir gelirin vergilendirilip vergilendirilmeyeceğini düşünün.
3
Vergi hukuku, olayların hukuki dış görünüşünden ziyade ekonomik özüne (gerçek mahiyetine) önem verir.

Daha Fazla Pratik

Vergilendirme sürecindeki dört temel aşamayı (Tarh, Tebliğ, Tahakkuk, Tahsil) ve bu aşamalar arasındaki süreleri gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 66Soru

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri dikkate alındığında, vergilendirme sürecinin temel aşamalarından biri olan "tahakkuk" işlemi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.

Cevap

Tahakkuk; tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesini ifade eder.
Vergi Usul Kanunu'nun 2222. maddesine göre tahakkuk, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir. Bu aşama, vergi borcunun miktar olarak kesinleştiğini ve ödeme süresinin işlemeye başladığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
213213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 2222. maddesindeki yasal tanımı incelemek.
Kanun, tahakkuku "tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir" şeklinde tanımlar.
Tahakkuk işleminin hukuki sınırlarını ve sürecin hangi aşamasında yer aldığını belirlemek için yasal tanıma bakılır.
2
Vergilendirme sürecindeki sıralamayı analiz etmek.
Sıralama: Vergiyi Doğuran Olay \rightarrow Tarh \rightarrow Tebliğ \rightarrow Tahakkuk \rightarrow Tahsil şeklindedir.
Tahakkukun, tarh ve tebliğden sonra, tahsilden ise önce geldiğini teyit ederek kavramsal karışıklığı önlemek.

Anahtar Kavram

Verginin Tahakkuku (VUK Madde 22)

İpuçları

1
Vergi Usul Kanunu'ndaki vergilendirme aşamalarının (tarh, tebliğ, tahakkuk, tahsil) sırasını hatırlayın.
2
Tahakkuk, verginin ödenmesi değil, ödenmesi gereken safhaya gelmesidir.

Daha Fazla Pratik

Beyana dayalı tarhiyatta tarh ve tahakkukun nasıl eş zamanlı gerçekleştiğini ve tahakkuk fişinin işlevini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 67Soru

213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca, elektronik ortamda yapılan tebligatlar, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen kaçıncı günün sonunda yapılmış sayılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beşinci

Cevap

Elektronik ortamda yapılan tebligatlar, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 107/A maddesine göre, elektronik ortamda yapılan tebligatlar, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu süre kesin bir süre olup, mükellefin iletiyi okuyup okumamasından bağımsızdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal dayanağı belirle.
VUK Mükerrer Madde 107/A incelenir.
Elektronik tebliğ usulleri bu madde ile düzenlenmiştir.
2
Tebliğ tarihine ilişkin kuralı uygula.
Ulaştığı tarihi izleyen 5. günün sonu belirlenir.
Kanun koyucu, mükellefin sisteme giriş yapıp yapmadığına bakılmaksızın bu süreyi kesin olarak belirlemiştir.

Anahtar Kavram

Elektronik Tebliğde Beş Gün Kuralı
Tahmini Süre:30s
Soru 68Soru

Mükellef Bay (X)(X) vefat etmiş, mirasçıları olan (A)(A), (B)(B) ve (C)(C) ise mirasçı olduklarını vergi dairesine bildirmiş ancak vergilendirme işlemleri için kendi aralarından veya dışarıdan ortak bir temsilci tayin etmemişlerdir. Vergi dairesi, Bay (X)(X)'in vefatından önce gerçekleşen bir vergi incelemesi sonucunda ikmalen tarh edilen vergiye ilişkin ihbarnameyi tebliğ etmek istemektedir.

Bu durumda 213213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca yapılacak tebliğ işlemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasçılar tarafından vergi dairesine ortak bir temsilci bildirilmediği sürece, tebliğin her bir mirasçıya ayrı ayrı yapılması zorunludur.

Cevap

Mirasçılar vergi dairesine ortak bir temsilci bildirmedikleri sürece tebliğin her birine ayrı ayrı yapılması gerekir.
Vergi Usul Kanunu'nun 99. maddesine göre, mirasçılar vergi dairesine bir temsilci bildirmedikleri takdirde, tebliğin her bir mirasçıya ayrı ayrı yapılması gerekir. Bu kural, her mirasçının vergi borcu ve cezalarına karşı dava açma veya uzlaşma gibi yasal haklarını bireysel olarak kullanabilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Muhatap durumunun analizi
Mükellefin vefatı durumunda muhatap mirasçılardır.
Tebliğ işlemi, vergilendirmeyi ilgilendiren hususların muhatabına bildirilmesidir.
2
Temsilcilik durumunun kontrolü
Mirasçıların ortak bir temsilci atamadıkları tespit edilmiştir.
VUK m. 94 ve 99 uyarınca temsilci atanması tebliğin muhatabını değiştirir.
3
Yasal hükmün (VUK m. 99) uygulanması
Her bir mirasçıya ayrı ihbarname gönderilerek tebliğ yapılmalıdır.
Kanun, temsilci yoksa her mirasçıya ayrı ayrı tebliğ yapılmasını emredici hüküm olarak düzenlemiştir.

Anahtar Kavram

Mirasçılara Tebliğ Usulü

Daha Fazla Pratik

Tebliğin hangi durumlarda 'ilanen' yapılacağı konusundaki şartları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 69Soru

Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 19. maddesi ile 9. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, "vergiyi doğuran olay" ve vergi alacağının doğuşuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar ve vergiye tabi olayın kanunlarla yasaklanmış olması vergi mükellefiyetini ve vergi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Cevap

Vergi alacağı, kanunların belirlediği olayın gerçekleşmesi veya hukuki durumun tamamlanmasıyla doğar; bu olayın yasaklanmış olması mükellefiyeti etkilemez.
Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesi vergi alacağının doğumunu maddi bir olayın gerçekleşmesine veya bir hukuki durumun tamamlanmasına bağlamıştır. Aynı kanunun 9. maddesinin 2. fıkrası ise vergi hukukunun bağımsızlığı ilkesi gereği, vergilendirilecek olayın kanunlarca yasaklanmış olmasının (örneğin kaçakçılık veya yasa dışı ticaret) vergi borcunun doğmasına engel olmayacağını açıkça belirtmektedir. Bu iki hükmün birleşimi tam olarak doğru olan bu ifadeyi oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
VUK 19. madde analizi yapılır.
Vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı tespit edilir.
Vergi borcunun hangi anda doğduğunun hukuki tanımını yapmak.
2
VUK 9/2. madde hükmü incelenir.
Vergiye tabi olayın kanunlarla yasaklanmış (illegal) olmasının vergi mükellefiyetini ve sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı görülür.
Hukuka aykırılığın vergi borcunun doğumuna engel olup olmadığını netleştirmek.
3
Vergilendirme sürecindeki diğer kavramlar (tarh, tebliğ, tahakkuk) ile karşılaştırma yapılır.
Vergiyi doğuran olayın bir 'maddi olay' olduğu, diğerlerinin ise bu olaydan sonra gelen 'idari işlemler' olduğu saptanır.
Kavramsal karışıklığı önlemek ve doğru tanımı bulmak.

Anahtar Kavram

Vergiyi Doğuran Olayın Maddiliği ve Yasaklanmış Fiillerin Vergilendirilmesi

Daha Fazla Pratik

VUK 3. maddedeki 'Ekonomik Yaklaşım' ilkesi ile Vergiyi Doğuran Olay arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 70Soru

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde; vergi dairesince yapılan bir re'sen tarhiyata karşı mükellef tarafından süresi içinde Vergi Mahkemesinde dava açılması ve mahkemenin davanın reddine karar vermesi durumunda, söz konusu vergi alacağının tahakkuk zamanı ve hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahkeme kararının vergi dairesine tebliğ edildiği tarihte vergi tahakkuk eder ve bu tarihten itibaren bir aylık ödeme süresi başlar.

Cevap

Vergi mahkemesinde dava konusu edilen vergilerde tahakkuk, mahkeme kararının vergi dairesine tebliğ edildiği tarihte gerçekleşir ve bu tarihten itibaren bir aylık ödeme süresi başlar.
Vergi Usul Kanunu'nun 112112. maddesine göre, vergi mahkemesinde dava açılması nedeniyle tahsili durdurulan vergilerden haksız çıkılan kısmın ödeme süresi, mahkeme kararının vergi dairesine tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. Bu durum, verginin 'ödenebilir aşamaya gelmesi' olan tahakkuk işleminin, mahkeme kararının idareye tebliği ile gerçekleştiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Dava açılmasının etkisini belirleme
Dava açılması süreci durdurur.
Vergi mahkemesinde açılan davalar, yürütmenin durdurulması kararına gerek kalmaksızın tahsilatı durdurur (25772577 sayılı İYUK Madde 2727).
2
Mahkeme kararı sonrası tahakkuk anını tespit etme
Kararın idareye tebliği asıldır.
213213 sayılı VUK Madde 112/3112/3 uyarınca, davanın reddi halinde vergi, mahkeme kararının vergi dairesine tebliğ edildiği tarihte tahakkuk eder.
3
Ödeme süresini hesaplama
Bir aylık süre başlar.
Tahakkuk tarihinden itibaren mükellefin vergiyi ödemesi gereken yasal süre bir aydır.

Anahtar Kavram

Vergi Yargılamasında Tahakkuk Zamanı

İpuçları

1
Vergi mahkemesinde dava açılmasının süreci durdurup durdurmadığını hatırlayın.
2
Tahakkukun tanımı olan 'ödenebilir aşamaya gelme' durumu mahkeme kararıyla nasıl değişir?
3
VUK 112112. maddeye göre ödeme süresinin başlangıcı, kararın vergi dairesine ulaştığı andır.

Daha Fazla Pratik

Tahakkuk ve tahsil zamanaşımı arasındaki farkları bu senaryo üzerinden inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 71Soru

Vergilendirme sürecinde; hesaplanan ve mükellefe bildirilen bir vergi borcunun, kanunda öngörülen sürelerin geçmesi veya idari/yargısal yolların tamamlanması sonucunda ödenebilir bir safhaya gelmesi aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahakkuk

Cevap

Tahakkuk, tarh ve tebliğ edilen bir verginin kanuni sürelerin geçmesiyle ödenebilir aşamaya gelmesini ifade eder.
Vergi Usul Kanunu'na göre tahakkuk; tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken safhaya gelmesidir. Bu aşama, vergi borcunun kesinleştiği ve ödeme sürecinin başladığı noktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Vergilendirme sürecinin temel aşamalarını hatırla.
Süreç: Vergiyi Doğuran Olay → Tarh → Tebliğ → Tahakkuk → Tahsil.
Soruda istenen kavramın süreçteki yerini belirlemek için gereklidir.
2
Tanımdaki anahtar ifadeyi analiz et.
"Ödenebilir safhaya gelme" ifadesi Tahakkuk kavramının yasal tanımıdır.
Vergi Usul Kanunu madde 2222'de yer alan tanım ile eşleşme sağlanır.

Anahtar Kavram

Tahakkuk İşlemi

İpuçları

1
Vergilendirme sürecinin dördüncü aşamasını düşünün.
2
Bu kavram, verginin 'ödenebilir' hale gelmesiyle ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Beyana dayalı tarhiyatta tahakkukun nasıl gerçekleştiğini (tahakkuk fişi) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 72Soru

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre, beyana dayalı tarhiyat usulünde vergi dairesi tarafından düzenlenen "tahakkuk fişi" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahakkuk fişinin mükellefe verilmesi, verginin hem tarh hem de tebliğ edildiği hükmündedir.

Cevap

Tahakkuk fişinin mükellefe verilmesi, verginin hem tarh hem de tebliğ edildiği hükmündedir.
Vergi Usul Kanunu'na göre beyana dayalı tarhiyatta vergi dairesi beyannameyi alır almaz tahakkuk fişini düzenler. Bu fiş, verginin miktarının hesaplandığını (tarh) gösterir ve mükellefe verilmesiyle birlikte bildirim (tebliğ) yapılmış sayılır. Böylece vergi aynı anda tahakkuk etmiş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Beyana dayalı tarhiyatın niteliğini analiz etme
Mükellefin kendi matrahını beyan ettiği bu usulde, vergi dairesi beyan edilen tutar üzerinden hesaplama yapar.
Mükellef kendi beyanına itiraz edemeyeceği ilkesi gereği (hata hali hariç), süreci hızlandırmak amaçlanır.
2
Tahakkuk fişinin hukuki fonksiyonunu belirleme
Tahakkuk fişi düzenlendiğinde vergi miktarı hesaplanmış (tarh) ve bu durum mükellefe bildirilmiş (tebliğ) sayılır.
Vergi Usul Kanunu madde 2525 ve 2828 uyarınca, beyana dayalı tarhiyatta ihbarname yerine tahakkuk fişi kullanılır.

Anahtar Kavram

Tahakkuk Fişinin Çifte Fonksiyonu

İpuçları

1
Beyana dayalı tarhiyatta mükellefin beyanı esas olduğu için sürecin daha hızlı ilerlemesi amaçlanır.
2
Tahakkuk fişinin düzenlendiği an ile verginin tebliğ edildiği anın birleştiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

İkmalen ve re'sen tarhiyatta 'ihbarname' kullanımının beyana dayalı tarhiyattaki karşılığını tekrar edin.
Tahmini Süre:50s
Soru 73Soru

Mükellef (A), 2024 yılına ait Kurumlar Vergisi beyannamesini kanuni süresi içerisinde vergi dairesine sunmuş ve tarhiyat işlemi tamamlanmıştır. Daha sonra yapılan bir vergi incelemesinde, mükellefin yasal defterlerinde kayıtlı olan ancak beyannameye aktarılmayan bir gayrimenkul satış kazancı olduğu, bu kazancın tutarının mükellefin sunduğu tapu kayıtları ve muhasebe fişlerinden hareketle kesin olarak belirlenebildiği tespit edilmiştir.

Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca, bu matrah farkı üzerinden gerçekleştirilecek olan tarhiyat türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkmalen vergi tarhı

Cevap

Daha önce bir vergi tarh edilmiş olması ve yeni ortaya çıkan matrah farkının somut belgelere dayanılarak hesaplanabilmesi nedeniyle yapılan işlem ikmalen vergi tarhıdır.
Doğru cevap olan seçenek ikmalen vergi tarhıdır çünkü Vergi Usul Kanunu uyarınca, daha önce bir vergi tarh edildikten sonra ortaya çıkan matrah farkının defter, kayıt ve belgelerle somut bir şekilde tespit edilebilmesi durumunda başvurulan usul budur. Soruda belgeler yardımıyla tutarın kesin hesaplanabildiği vurgulanarak re'sen tarhiyat ihtimali elenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncelikli tarhiyat kontrolü
Mükellefin beyannamesini süresinde verdiği ve tarhiyatın yapıldığı tespit edildi.
İkmalen tarhiyat için önceden yapılmış bir tarhiyatın (beyan veya başka suretle) bulunması şarttır.
2
Matrah farkının tespit kaynağını analiz etme
Matrah farkının tapu kayıtları ve muhasebe fişleri (belge ve kayıt) üzerinden net olarak hesaplanabildiği belirlendi.
Eğer matrah belgelerden hesaplanabiliyorsa ikmalen, hesaplanamayıp takdir gerektiriyorsa re'sen tarhiyata gidilir.
3
VUK Madde 29 ve 30 karşılaştırması
Olayın VUK 29'daki 'defter, kayıt ve belgelere dayanılarak miktarı tespit olunan' ifadesine tam uyduğu görüldü.
Yasal tanım gereği somut kanıta dayalı ek tarhiyat ikmalen tarhiyattır.

Anahtar Kavram

İkmalen ve Re'sen Tarhiyat Arasındaki Belgeye Dayalılık Farkı

Daha Fazla Pratik

VUK 30. maddede yer alan re'sen takdir nedenlerini, özellikle defterlerin ibraz edilmemesi durumunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 74Soru

213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümleri ve elektronik tebligat uygulamasına ilişkin yasal düzenlemeler çerçevesinde; kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılması zorunlu olan bir kurumlar vergisi mükellefi adına düzenlenen vergi ihbarnamesi, **1010 Mart 20262026 Salı** tarihinde mükellefin elektronik tebligat adresine ulaşmıştır.

Buna göre, söz konusu vergi ihbarnamesi hukuken hangi tarihte tebliğ edilmiş sayılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1616 Mart 20262026

Cevap

Vergi ihbarnamesi, beşinci günün tatile (Pazar) rastlaması sebebiyle tatili takip eden ilk iş günü olan 16 Mart 2026 tarihinde tebliğ edilmiş sayılır.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A107/A maddesine göre, elektronik ortamda yapılan tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. 1010 Mart'ı izleyen beşinci gün 1515 Mart'tır. Ancak VUK'un 1818. maddesi uyarınca, sürenin son günü resmi tatile rastlarsa, süre tatili takip eden ilk iş gününün tatil saatine kadar uzar. 1515 Mart 20262026 tarihi Pazar günü olduğu için tebligat, takip eden ilk iş günü olan 1616 Mart 20262026 Pazartesi günü mesai saati sonunda yapılmış sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarih belirlenir.
1010 Mart 20262026 Salı.
VUK 107/A107/A uyarınca süre, belgenin adrese ulaştığı günü izleyen günden başlar.
2
Kanuni beş günlük süre hesaplanır.
1515 Mart 20262026 Pazar.
VUK 107/A107/A uyarınca tebliğ, ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
3
Beşinci günün tatil olup olmadığı kontrol edilir.
1515 Mart 20262026 günü Pazar günüdür.
Bugünün tarihinin 77 Mart 20262026 Cumartesi olduğu bilgisiyle 1515 Mart'ın Pazar olduğu teyit edilir.
4
Sürenin son günü tatile rastladığı için VUK Genel Hükümleri uygulanır.
1616 Mart 20262026 Pazartesi.
VUK Madde 1818 uyarınca sürenin son günü resmi tatile rastlarsa, süre tatili takip eden ilk iş gününe uzar.

Anahtar Kavram

Elektronik Tebligatta Beş Günlük Karine ve Sürelerin Tatil Gününe Rastlaması

Daha Fazla Pratik

İlanen tebliğde ilanın yapıldığı tarihten itibaren kaç gün sonra tebliğin gerçekleşmiş sayıldığını ve hangi durumlarda gazete ilanı zorunluluğu doğduğunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 75Soru

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca, bir mükellefin vergi işlerini takip etmek ve adına yapılacak tebligatları kabul etmek üzere tayin ettiği umumi vekiline yapılan vergi tebligatının hukuki geçerliliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tebligat hukuken geçerlidir ve bizzat mükellefe yapılmış gibi sonuç doğurur.

Cevap

Tebligat hukuken geçerlidir ve bizzat mükellefe yapılmış gibi sonuç doğurur.
Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca tebliğ; mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Bu düzenleme gereği, mükellefin umumi vekiline yapılan bir tebligat, bizzat mükellefin kendisine yapılmış gibi hukuki sonuç doğurur ve geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tebligat yapılan kişinin sıfatını ve kanuni yetkisini belirleyin.
Tebligat yapılan kişi mükellefin 'umumi vekili'dir.
Umumi vekil, müvekkili adına her türlü hukuki işlemi yapmaya yetkili olan kişidir.
2
213213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesini inceleyin.
İlgili maddede tebliğin; mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı açıkça belirtilmiştir.
Kanun koyucu, tebligatın ulaşması gereken muhatapları geniş tutarak sürecin işleyişini kolaylaştırmayı amaçlamıştır.
3
Tebligatın hukuki sonucunu saptayın.
Umumi vekile yapılan tebligat, asilin (mükellefin) kendisine yapılmış gibi tüm hukuki sonuçlarını doğurur.
Vekil, asilin temsilcisi olduğu için vekile yapılan bildirim hukuken asile yapılmış sayılır.

Anahtar Kavram

Tebliğ Yapılacak Kimseler ve Umumi Vekil
Tahmini Süre:45s
Soru 76Soru

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 9. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca; vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasaklanmış bir fiil olması veya hukuken geçersiz sayılması, vergi ödevinin ve borcunun doğuşunu nasıl etkiler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi ödevinin ve vergi borcunun doğmasını engellemez.

Cevap

Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasaklanmış olması, vergi ödevinin ve vergi borcunun doğmasını engellemez.
Vergi Usul Kanunu’nun 9. maddesinin 2. fıkrasına göre; vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasaklanmış olması, vergi mükellefiyetini ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz. Bu ilke, vergi adaletini sağlamak ve yasak yollarla kazanç elde edenlerin vergi ödemeyerek avantajlı duruma geçmesini engellemek amacıyla getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
VUK Madde 19 ve Madde 9/2 incelenir.
Vergi alacağının doğuşu için ekonomik veya hukuki tekemmülün gerçekleşmesi yeterlidir.
Vergi hukukunda 'ekonomik yaklaşım' ilkesi gereği, olayın dış dünyada yarattığı ekonomik sonuç vergilendirme için esastır.
2
Yasaklanmış fiillerin vergilendirilme durumu değerlendirilir.
Kanuna aykırılık sadece ceza hukukunun konusudur, vergilendirmeyi engellemez.
Vergi borcu, kamu giderlerini karşılamak amacıyla mali güce göre alınır; kazancın kaynağının yasal olup olmaması bu mali gücü ortadan kaldırmaz.

Anahtar Kavram

Vergilendirmede Yasallık ve Ekonomik Yaklaşım İlkeleri
Tahmini Süre:45s
Soru 77Soru

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 19.19. maddesi uyarınca vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğmaktadır. Bu süreçte vergilendirmeye esas alınan olayın hukuki geçerliliği veya mükellefin kişisel durumu ile vergi borcu arasındaki ilişki önem arz eder.

Vergi hukukunun temel ilkeleri ve ilgili kanun hükümleri dikkate alındığında, vergiyi doğuran olay ve mükellefiyetin doğumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasaklanmış bir fiil olması, vergi mükellefiyetini ve vergi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Cevap

Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasaklanmış bir fiil olması, vergi mükellefiyetini ve vergi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Vergi Usul Kanunu’nun 9.9. maddesinin 2.2. fıkrasına göre, vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasaklanmış bir fiil olması, vergi mükellefiyetini ve vergi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu düzenleme, vergi hukukunun 'ekonomik yaklaşım' ilkesiyle doğrudan bağlantılıdır. Vergi borcu, özel hukuktaki işlemlerin geçerliliğinden veya ahlaka/hukuka uygunluğundan bağımsız olarak, iktisadi bir değerin doğması veya bir olayın gerçekleşmesi (vukuu) ile ortaya çıkar. Dolayısıyla, ruhsatsız bir işletme işletmek veya yasaklı bir malın ticaretini yapmak vergi ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Vergiyi doğuran olayın tanımını ve kapsamını belirle.
Vergi alacağı, kanunda belirtilen olayın gerçekleşmesi (vukuu) veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
VUK Madde 19 uyarınca borcun doğumu için olayın gerçekleşmesi yeterlidir.
2
VUK Madde 9'daki ehliyet ve yasaklılık ilkelerini incele.
Mükellefiyet için ehliyet şart değildir ve fiilin yasaklanmış olması mükellefiyeti engellemez.
Bu ilkeler vergilendirmede 'ekonomik yaklaşım' gereği iktisadi özün esas alındığını gösterir.
3
Seçenekleri bu iki temel kural ışığında değerlendir.
Yasaklanmış fiillerin vergilendirilmeyeceği veya ehliyetin şart olduğu yönündeki ifadeler yanlıştır; doğru olan yasaklılığın mükellefiyeti etkilemeyeceğidir.
Kanun koyucu, hukuka aykırı faaliyetlerin vergi dışı kalarak haksız kazanç yaratmasını engellemek istemiştir.

Anahtar Kavram

Ekonomik Yaklaşım ve Vergiyi Doğuran Olayın Bağımsızlığı

Daha Fazla Pratik

VUK Madde 3 uyarınca 'iktisadi yaklaşım' ve 'ispat' kurallarını inceleyerek vergiyi doğuran olayın nasıl kanıtlandığını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 78Soru

Vergi hukukunda vergilendirme sürecinin son aşaması olan tahsil, vergi borcunun kanuna uygun şekilde ödenerek hazineye intikalini ifade eder. Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca, vergi kanunlarında ödeme zamanı ayrıca gösterilmeyen vergilerin ödeme süresi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahakkuk tarihinden itibaren 11 ay içinde ödenir.

Cevap

Vergi kanunlarında ödeme zamanı belirtilmeyen vergiler, tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.
Vergi Usul Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca, vergiler ilgili kanunlarında gösterilen sürelerde ödenir; ancak ödeme zamanı malum olmayan vergiler için genel kural, bu vergilerin tahakkuklarından itibaren bir ay içinde ödenmesidir. Bu durum vergi borcunun vadesini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Vergi Usul Kanunu'ndaki (VUK) genel ödeme kurallarını incelemek.
VUK 111. maddesinin, özel kanunlarda hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak genel kuralı belirlediği saptanır.
Ödeme zamanı belli olmayan vergiler için yasal bir dayanak bulmak gerekir.
2
Ödemenin başlangıç noktasını (tahakkuk) ve süresini belirlemek.
Kanun metninde geçen 'tahakkuklarından itibaren bir ay' ifadesi tespit edilir.
Verginin tarh edilmesi ödeme için yeterli olmayıp, tahakkuk ederek kesinleşmesi veya ödenebilir aşamaya gelmesi esastır.

Anahtar Kavram

Vergi Ödeme Süresi (Vade)
Soru 79Soru

Vergi Usul Kanunu (VUKVUK) uyarınca, mükellef (M)(M)’nin 20242024 hesap dönemine ait tutulması zorunlu olan yasal defterlerinin kanuni süresinde tasdik ettirilmediği bir vergi incelemesi sırasında tespit edilmiştir. Mükellef ilgili dönem beyannamesini süresinde vermiş ve vergisi tahakkuk etmiştir. İnceleme elemanı, defterlerin tasdiksiz olması nedeniyle matrahın defter ve belgeler üzerinden tam olarak saptanmasının mümkün olmadığına karar vererek dosyayı takdir komisyonuna sevk etmiş ve komisyonca belirlenen matrah üzerinden vergi dairesince yeni bir tarhiyat yapılmıştır.

Bu durumda yapılan tarhiyat işlemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Re'sen vergi tarhı

Cevap

Yapılan tarhiyat işlemi re'sen vergi tarhıdır.
Vergi Usul Kanunu’nun 3030. maddesine göre, tutulması zorunlu olan defterlerin tasdik ettirilmemiş olması re'sen takdir nedenidir. Olayda mükellefin defterlerini tasdik ettirmediği inceleme ile saptanmış ve matrahın defterler üzerinden belirlenememesi nedeniyle takdir komisyonuna başvurulmuştur. Takdir komisyonu kararına dayanılarak yapılan bu işlem hukuken re'sen vergi tarhı niteliğindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Defter tasdik durumunu kontrol et
Defterlerin kanuni süresinde tasdik ettirilmediği belirlendi.
VUK madde 30/3 uyarınca defterlerin tasdik ettirilmemesi doğrudan bir re'sen takdir nedenidir.
2
Matrah tespit yöntemini analiz et
Matrah, takdir komisyonu tarafından belirlenmiştir.
Matrahın defter ve belgelerden hareketle saptanamadığı durumlarda yetkili makam takdir komisyonudur.
3
Tarhiyat türünü kararlaştır
İşlem re'sen vergi tarhı olarak sınıflandırılır.
Beyanname verilmiş olsa dahi, kanuni bir re'sen takdir nedeni (tasdiksiz defter) mevcutsa ve matrah takdir komisyonunca belirlenmişse işlem re'sen tarhiyat olur.

Anahtar Kavram

Re'sen Vergi Tarhı ve Tasdiksiz Defter İlişkisi
Soru 80Soru

61836183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre; vadesinde ödenmeyen bir vergi borcunun cebren tahsiline başlanabilmesi için vergi dairesi tarafından düzenlenen ve borçluya 1515 gün içinde borcunu ödemesi veya mal bildiriminde bulunması gerektiğini ihtar eden belge ile bu belgeye karşı açılabilecek davanın süresi aşağıdakilerin hangisinde birlikte ve doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödeme emri - 1515 gün

Cevap

Ödeme emri - 1515 gün
Vergi borcu vadesinde ödenmediğinde, vergi dairesi tahsilat işlemlerine başlamak için 'ödeme emri' düzenler. Bu belge ile borçluya borcunu ödemesi veya mal bildiriminde bulunması için 1515 gün süre verilir; aynı süre içinde borcun olmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle vergi mahkemesinde dava açılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Vadesinde ödenmeyen amme alacağının takibini başlatma
Alacak vadesinde ödenmediğinde vergi dairesi cebren tahsilat sürecine girer.
61836183 Sayılı Kanun, kamu alacaklarının korunması için özel bir takip usulü öngörmüştür.
2
Gerekli takip belgesinin düzenlenmesi
Borçluya ödeme emri tebliğ edilir.
Haciz gibi cebri icra işlemlerine başlanabilmesi için borçluya son bir ihtar niteliğinde olan ödeme emrinin tebliği hukuki bir zorunluluktur.
3
Dava ve ödeme sürelerini hesaplama
Tebliğden itibaren 1515 günlük yasal süre başlar.
Kanun, tahsilatın hızlandırılması amacıyla bu özel işleme karşı itiraz süresini 1515 gün ile sınırlandırmıştır.

Anahtar Kavram

Tahsilat Süreci ve Ödeme Emri
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 4 / 9Sonraki
Vergilendirme Süreci Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 4 | Examkin