Karl Deutsch'un Sosyolojik Liberalizm çerçevesinde geliştirdiği "İletişim Kuramı"na göre, toplumlar arasındaki işlem (transaction) yoğunluğu ancak belirli bir sosyal öğrenme süreciyle birleştiğinde kalıcı bütünleşmeye hizmet eder. Deutsch, bu süreçte siyasal birleşme (amalgamation) olmasa dahi devletlerin birbirlerine karşı askeri güç kullanma ihtimalinin ortadan kalktığı "Çoğulcu Güvenlik Toplulukları"nın oluşabileceğini savunur.
Buna göre, Deutsch'un "Çoğulcu Güvenlik Topluluğu" kavramsallaştırmasında bütünleşmenin en kritik eşiği olarak görülen "karşılıklı duyarlılık" (mutual responsiveness) kavramı aşağıdakilerden hangisini niteler?
- Siyasal karar alıcıların, diğer toplumdan gelen ihtiyaç ve mesajlara barışçıl ve etkili tepkiler verme yönünde geliştirdikleri kurumsallaşmış sosyal kapasiteyiCevap
- BDevletlerin, uluslararası sistemin anarşik yapısı içinde hayatta kalabilmek için oluşturdukları askeri ittifakların caydırıcılık düzeyini
- CKarmaşık karşılıklı bağımlılık ortamında, ekonomik hassasiyet ve kırılganlıkların devletleri iş birliğine zorlayan rasyonel maliyet-fayda dengesini
- DUluslararası rejimler vasıtasıyla oluşturulan denetim mekanizmalarının, devletlerin hile yapma riskini minimize etme ve şeffaflığı artırma işlevini
- EUluslararası toplum içindeki Grotiusçu kuralların, Hobbesçu güç mücadelesini dengeleyerek düzeni ve ortak değerleri koruma yeteneğini
Cevap
Siyasal karar alıcıların, diğer toplumdan gelen ihtiyaç ve mesajlara barışçıl ve etkili tepkiler verme yönünde geliştirdikleri kurumsallaşmış sosyal kapasiteyi ifade eden seçenek doğrudur.
Doğru seçenek, Deutsch'un 'karşılıklı duyarlılık' kavramını sosyolojik bir kapasite olarak tanımlar. Deutsch'a göre bütünleşme, devletlerin birbirlerinden gelen mesajları doğru okuma ve bu ihtiyaçlara şiddete başvurmadan cevap verme konusundaki kurumsallaşmış alışkanlıkları sayesinde gerçekleşir. Bu, Çoğulcu Güvenlik Toplulukları'nın temel dayanağıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Güvenlik Topluluklarında Karşılıklı Duyarlılık (Mutual Responsiveness)