Soru

Zorluk: ZorSorumluluğun İleri Sürülmesi ve Diplomatik Koruma

Uluslararası hukukta bir devletin başka bir devletin sorumluluğunu ileri sürmesi (invocation of responsibility) süreciyle ilgili olarak; bir devletin kendi vatandaşı adına 'diplomatik koruma' (diplomatic protection) yoluna başvurması ile devletler topluluğunun kolektif çıkarını ilgilendiren 'erga omnes' bir yükümlülüğün ihlali nedeniyle sorumluluk ileri sürmesi arasındaki temel farka ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Diplomatik korumada talepte bulunan devlet ile mağdur arasında bir 'tabiiyet bağı' bulunması zorunluyken; erga omnes yükümlülüklerin ihlalinde zarar görmeyen bir devletin sorumluluğu ileri sürebilmesi için böyle bir bağ şartı aranmaz.Cevap
  2. B
    Erga omnes yükümlülüklerin takibi sadece uluslararası örgütlerin yetkisindedir; diplomatik koruma ise sadece devletler arası ikili antlaşmalarda açıkça öngörülmüşse kullanılabilir.
  3. C
    Diplomatik koruma kapsamında devlet sadece tazminat isteyebilirken; erga omnes ihlallerde zarar görmeyen devletin tek yetkisi ihlalde bulunan devleti kınamaktır.
  4. D
    Diplomatik koruma sürecinde birey doğrudan uluslararası yargıya başvurabilirken; erga omnes ihlallerde sadece devletler dava açma ehliyetine sahiptir.
  5. E
    Diplomatik koruma başvurusunda bulunmak için iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekirken; erga omnes ihlallerde bu kuralın uygulanması uluslararası kamu düzeni gereği kesinlikle yasaklanmıştır.

Cevap

Diplomatik korumada 'tabiiyet bağı' şartı aranırken, erga omnes yükümlülüklerin ihlalinde bu şartın aranmaması temel farktır.
Uluslararası hukukta diplomatik koruma, bir devletin kendi vatandaşının uğradığı zarar nedeniyle sorumluluk ileri sürmesidir ve bu durum 'tabiiyet bağı' (nationality of claims) şartına sıkı sıkıya bağlıdır. Buna karşılık, UHK'nın 2001 tarihli maddelerinin 48. maddesi uyarınca, ihlal edilen yükümlülük devletler topluluğunun kolektif çıkarı için öngörülmüşse (erga omnes), zarar görmeyen devletler de bu ihlali ileri sürebilir. Bu durumda, talep eden devlet ile mağdur arasında bir vatandaşlık bağı bulunması gerekmemektedir; çünkü buradaki hukuki menfaat 'tabiiyet' değil, uluslararası toplumun ortak çıkarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorumluluğun ileri sürülmesinin iki farklı hukuki temelini analiz et.
Diplomatik koruma 'dolaylı zarar' ve vatandaşlık temellidir; erga omnes ise 'kolektif çıkar' temellidir.
İki mekanizmanın kuruluş amaçları ve başvuru şartları birbirinden farklıdır.
2
Diplomatik korumanın kurucu şartlarını (Tabiiyet ve İç Hukuk Yolları) gözden geçir.
Devletin bu yola başvurabilmesi için mağdurun kendi vatandaşı olması ve iç hukuk yollarının tüketilmiş olması gerekir.
Diplomatik koruma, devletin kendi vatandaşının hukukunu koruma hakkı olarak kabul edilir.
3
UHK 2001 Taslak Maddeler Madde 48'i (Zarar Gören Devlet Dışındaki Devletlerin Sorumluluğu) incele.
Bu maddede zarar görmeyen devletlerin hakları sayılırken tabiiyet bağına (nationality of claims) atıf yapan Madde 44(a) uygulanmaz.
Erga omnes yükümlülükler (soykırım yasağı, kölelik yasağı vb.) tüm toplumu ilgilendirdiği için 'tabiiyet' bir kısıtlama olmaktan çıkarılır.

Anahtar Kavram

Tabiiyet Bağı ve Sorumluluğun İleri Sürülmesinde Ehliyet Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Barcelona Traction (1970) davasında UAD'nin erga omnes yükümlülükler ile diplomatik koruma arasındaki ayrımı nasıl yaptığına göz atılması konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 30s
Bu soruyu puanla