İdealist (Ütopik Liberal) yaklaşıma göre uluslararası toplumun huzurunu bozan çatışmalar, devletlerin rasyonel davranmamasından veya uluslararası hukukun yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. İdealistler, Westphalia sisteminin temelini oluşturan ve savaşı kaçınılmaz kılan gizli ittifaklar ile silahlanma rekabetine dayalı "eski diplomasi" yöntemlerini reddederler.
Buna göre, İdealist düşüncenin İki Savaş Arası Dönem'de çatışmaları önlemek ve dünya barışını kurumsallaştırmak için merkezi bir ilke olarak savunduğu, "birine yapılan saldırının tüm sisteme yapılmış sayılması" mantığına dayanan düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?
- Kolektif GüvenlikCevap
- BGüç Dengesi
- CKarşılıklı Bağımlılık
- DDemokratik Barış
- EMutlak Kazanç
Cevap
Kolektif Güvenlik ilkesidir.
İdealist (Ütopik Liberal) düşünce, Dünya Savaşı'nın yıkımından sonra savaşı yasadışı ilan etmek ve devletler arası ilişkileri uluslararası hukuk temelinde düzenlemek istemiştir. Bu doğrultuda, bir devletin saldırganlığına karşı tüm devletlerin birlikte hareket etmesini öngören Kolektif Güvenlik ilkesi, İdealizmin barışı koruma konusundaki en temel kurumsal aracıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kolektif Güvenlik
İpuçları
1
İdealistler, Dünya Savaşı'na yol açan gizli ittifakların karşısına hukuki bir birliktelik koymak istemişlerdir.
2
Milletler Cemiyeti'nin (League of Nations) üzerine inşa edildiği, 'birine yapılan saldırı herkese yapılmıştır' düsturunu düşünün.
3
Bu kavram, Realizm'in 'Güç Dengesi' kavramının tam zıttı olarak, barışı sağlamak için önerilen kolektif bir mekanizmadır.
Daha Fazla Pratik
Kolektif güvenlik ile güç dengesi arasındaki temel farkları Realizm-İdealizm tartışması (Birinci Büyük Tartışma) bağlamında inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s