Soru

Zorluk: Çok zorSosyolojik Liberalizm ve Ulusötesicilik

Karl Deutsch’un 'İşlemcilik' (Transactionalism) yaklaşımı çerçevesinde geliştirdiği Sosyolojik Liberalizm teorisi, uluslararası sistemin anarşik yapısına rağmen belirli bölgelerde çatışmanın kalıcı olarak ortadan kalktığı 'güvenlik toplulukları'nın (security communities) oluşabileceğini savunur. Deutsch’a göre, bu toplulukların en yaygın türü olan 'çoğulcu güvenlik toplulukları'nın (pluralistic security communities) ortaya çıkması ve sürdürülebilmesi için gereken en temel sosyolojik eşik aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Toplumlar arası yoğun iletişim ve işlem akışları sonucunda gelişen 'karşılıklı duyarlılık' (mutual responsiveness) ve ortak bir 'bizlik' duygusunun, siyasal birleşme olmaksızın barışçıl değişim beklentisini yerleşik hale getirmesi.Cevap
  2. B
    Uluslararası rejimler ve örgütler aracılığıyla işlem maliyetlerinin düşürülmesi ve şeffaflığın artırılarak devletlerin mutlak kazançlarını maksimize etme rasyonalitesine ulaşması.
  3. C
    Uluslararası toplumun temel kurumları olan diplomasi ve uluslararası hukuk sayesinde, devletlerin egemenliklerini koruyarak ortak kurallar etrafında Grotiusçu bir düzeni benimsemesi.
  4. D
    Ekonomik ve teknolojik alanlardaki karşılıklı bağımlılığın yarattığı hassasiyet ve kırılganlık nedeniyle, devlet dışı aktörlerin devletleri askeri güç kullanımından vazgeçmeye zorlaması.
  5. E
    Devletlerin, sistemin anarşik yapısından kaynaklanan güvenlik ikilemini aşmak amacıyla egemenlik yetkilerini üstün bir otoriteye devrederek merkezi bir hükümet altında birleşmeleri.

Cevap

Toplumlar arası yoğun iletişim ve işlem akışları sonucunda gelişen 'karşılıklı duyarlılık' ve ortak bir 'bizlik' duygusunun, siyasal birleşme olmaksızın barışçıl değişim beklentisini yerleşik hale getirmesi.
Sosyolojik Liberalizm'in en özgün katkısı, uluslararası barışın sadece devletlerin rasyonel kararlarıyla değil, toplumlar arasındaki yoğun iletişim ve 'işlemler' (ticaret, seyahat, kültürel alışveriş) sayesinde oluşan ortak kimlik ve karşılıklı güven duygusuyla sağlanabileceğini savunmasıdır. Karl Deutsch, 'çoğulcu güvenlik topluluğu' kavramıyla, devletlerin ayrı egemenliklerini korumalarına rağmen birbirlerine karşı askeri güç kullanma ihtimalini dışladıkları bir 'barışçıl değişim' (peaceful change) ortamını tarif eder. Bu ortamın oluşması için gereken eşik, toplumların birbirlerinin ihtiyaçlarına duyarlı hale gelmesi (karşılıklı duyarlılık) ve ortak bir kader birliği ('bizlik' duygusu) hissetmeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Teorik odağın belirlenmesi
Sosyolojik Liberalizm (Karl Deutsch) ve İşlemcilik.
Teorinin ana vurgusunun devletler arası resmi ilişkilerden ziyade toplumlar arası iletişim (posta, ticaret, turizm vb.) olduğunu saptamak gerekir.
2
Güvenlik Topluluğu türlerinin ayırt edilmesi
Çoğulcu (Pluralistic) vs. Birleşmiş (Amalgamated).
Çoğulcu toplulukta devletler egemenliklerini korur; bu nedenle çözümün 'merkezi otorite' veya 'egemenlik devri' içermemesi gerekir.
3
Kritik kavramın tespiti
Mutual Responsiveness (Karşılıklı Duyarlılık) ve We-feeling (Bizlik Duygusu).
Deutsch'a göre işlemlerdeki artış, toplumsal düzeyde bir öğrenme süreci başlatır ve bu da çatışmasızlık beklentisini (peaceful change) kalıcı kılar.

Anahtar Kavram

İşlemcilik (Transactionalism) ve Çoğulcu Güvenlik Toplulukları
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla